(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2013/6549 E. , 2013/10709 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... Köyü, 143 ada 68 parsel sayılı 9659,90 m² yüzölçümündeki taşınmaz, senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetl…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2013/6549 E. , 2013/10709 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... Köyü, 143 ada 68 parsel sayılı 9659,90 m² yüzölçümündeki taşınmaz, senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle beyanlar hanesinde 1. derecede doğal sit alanında kaldığı şerh verilerek davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, tapunun beyanlar hanesine 1. derecede doğal sit alanında kaldığından korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olduğunun şerhine karar verilmiş; davalı vekili tarafından hüküm temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.05.2012 tarihli ve 15032-8160 sayılı kararıyla bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle "Mahkemece, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık niteliğinde bulunması nedeniyle zilyetlikle kazanma şartlarının davalı yararına gerçekleşmediği kabul edilmiş ise de, orman bilirkişi heyeti raporundan, çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritaları ve hava fotoğraflarında açık alanda kaldığı, düşük eğimli olup orman sayılmayan yerlerden olduğu, ziraat bilirkişi raporundan, (A) işaretli bölümde hakim unsurun taşlık ve kayalık olduğu, bu bölümün tarımsal arazi niteliğinde olmadığı, (B) bölümünün uzun yıllar tarımsal amaçlı kullanıldığı, 8-10 yıldır ekilmediği, ancak, tarımsal arazi niteliğini kaybetmediğinin belirlendiği, çekişmeli taşınmaz ile birlikte 143 adanın bir bütün halinde yüzölçümü de dikkate alındığında 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklık niteliğinde olmadığı ve ziraat bilirkişisi raporunda (B) ile belirtilen bölüme ilişkin olarak davalı gerçek kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, fen bilirkişisinden alınacak ek rapor ile (B) bölümünün yüzölçümü belirlenmek suretiyle bu bölüme ilişkin davanın reddi gerektiği"ne değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, 15.11.2012 tarihli krokide (A) ile gösterilen 2636 m² yüzölçümündeki bölümünün taşlık-kayalık niteliğiyle Hazine adına tesciline; (B) ile gösterilen 7023 m² yüzölçümündeki bölümünün tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından taşınmazın (B) bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.