12. Ceza Dairesi 2012/32897 E. , 2013/20249 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle Yaralama Hüküm : TCK'nın 89/4, 62, 50/1, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Olaydan 1 saat sonra yapılan ölçümde 72 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın, yerleşim yerinde iki yönlü yolda seyri sırasında, direksiyon hakimiyetini kaybed…
**12. Ceza Dairesi 2012/32897 E. , 2013/20249 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle Yaralama Hüküm : TCK'nın 89/4, 62, 50/1, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Olaydan 1 saat sonra yapılan ölçümde 72 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın, yerleşim yerinde iki yönlü yolda seyri sırasında, direksiyon hakimiyetini kaybedip şerit ihlali yaparak karşı yönden seyreden otomobille çarpışması neticesi 4'ü nitelikli 6 kişinin yaralanmasına sebebiyet vermesi şeklinde olayda, sanığın tam kusurlu oluşu, yaralı sayısı ve zararın niteliğine göre; 5237 sayılı TCK'nın 22. ve 61. maddesine göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi şartları gözetilmeden asgari hadden ceza tayini ile olayda bilinçli taksir koşullarının oluştuğu gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusura ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5320 sayılı Kanunun 5560 sayılı Kanunla değişik 13. maddesinin "Ceza muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücret, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödenir. Bu ücret, yargılama giderlerinden sayılır" yönündeki açık hükmü karşısında yaşı küçük katılanlar vekilinin CMK'nın 239. maddesi uyarınca Baro tarafından atanmış olması nedeniyle katılanlar yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği, bu miktarın sanıktan yargılama gideri olarak tahsili gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasından vekalet ücreti tayinine ilişkin 8. paragrafın çıkartılması, yargılama giderlerine ilişkin 9. paragrafındaki “446-TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “446-TL yargılama gideri, 274-TL zorunlu vekil ücreti olmak üzere toplam 720-TL” ifadesinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.