7. Ceza Dairesi 2017/5479 E. , 2019/27869 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4733 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, tasfiye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I) Sanık ...'ın temyiz istemine ilişkin incelemede; Sanık hakkında 4733 sayılı Yasanın 8/4. madde ve fıkrası uyarınca temel ceza olarak takdiren ve teşd…
**7. Ceza Dairesi 2017/5479 E. , 2019/27869 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4733 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, tasfiye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I) Sanık ...'ın temyiz istemine ilişkin incelemede; Sanık hakkında 4733 sayılı Yasanın 8/4. madde ve fıkrası uyarınca temel ceza olarak takdiren ve teşdiden 3 yıl hapis ve 600 gün adli para cezası tayin edildiği, sanık hakkında suçun işleniş biçimi, sanığın suç işlemekten pişmanlık duyduğuna dair olumlu kanaat oluşmadığından TCK'nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği ancak gün adli para cezası paraya çevrilirken 500 gün üzerinden hesaplama yapılarak ve bu suretle sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 1. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2.Kaçak sigaraların 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden imha suretiyle tasfiyesine karar verilmesi, 3. İyiniyetli 3. kişiye ait olduğu anlaşılan 38 AS 157 plakalı nakil vasıtasının sahibine iadesi yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi gereğince, 1. Hükümden TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması, yerine “24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine,” ifadesinin eklenmesi, 2. Hükmün kaçak sigaraların müsaderesine ilişkin 9. fıkrasında yer alan " karar kesinleştiğinde İMHA EDİLMEK SURETİYLE TASFİYESİNE," ifadesinin çıkarılarak yerine "5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine" ifadesinin eklenmesi, 3. Hükmün nakil vasıtasının müsaderesine ilişkin 12. fıkrasında yer alan "Suçun işlenmesinde kullanılan 38 AS 157 plaka sayılı aracın 5607 sayılı Yasanın 13. maddesi yollamasıyla TCK'nun 54. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE," cümlesinin çıkarılarak yerine "İyiniyetli 3. kişiye ait olduğu anlaşılan 38 AS 157 plakalı nakil vasıtasının sahibine iadesine" cümlesinin eklenmesi ve diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II) Sanık ... müdafii ile sanıklar ..., ..., ... ve ...in temyiz istemlerine ilişkin incelemede; Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca aralarında incelemeye konu bu dosyanın sanıklarının da bulunduğu 42 sanık hakkında 5607 ve 4733 sayılı Yasalara Muhalefet suçlarından yapılan soruşturma kapsamında teknik takip ve dinleme tedbirlerine başvurulduğu, soruşturma kapsamında ara yakalamalar yapıldığı, 28.05.2012 tarihinde ... isimli şahsın 2054 karton sigarayla yakalandığı, Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in bu olayla ilgile telefon görüşmelerinin bulunması nedeniyle suça iştiraklarının olduğu gerekçesiyle haklarındaki evrak bu olay yönüyle tefrik edilerek yetkisizlikle Muş Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği, bu sanıklar hakkındaki soruşturma evrakı ile sanık ... hakkındaki soruşturma evrakı birleştirilerek haklarında 4733 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan iddianame düzenlendiği ve sanıkların mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmış ise de; İletişimin tespiti, kayda alınması, dinlenmesi ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesiyle ilgili 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesindeki iletişim tespiti karar tarihinde yürürlükte olan düzenleme; "Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Cumhuriyet Savcısı kararını derhâl hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl kaldırılır." Şeklinde olup, yine aynı maddenin 6. fıkrası da, "Bu madde kapsamında dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümlerin ancak aşağıda sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir, a)Türk Ceza Kanununda yer alan; 1.Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (Madde 79, 80), 2.Kasten öldürme (Madde 81, 82, 83), 3.İşkence (Madde 94, 95), 4.Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, Madde 102), 5.Çocukların cinsel istismarı (Madde 103), 6.Uyuşturucu veya uyarıcı Madde imal ve ticareti (Madde 188), 7.Parada sahtecilik (Madde 197), 8.Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, Madde 220) 9.Fuhuş (Madde 227, fıkra 3), 10.İhaleye fesat karıştırma (Madde 235), 11.Rüşvet (Madde 252), 12.Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (Madde 282), 13.Silahlı örgüt (Madde 314) veya bu örgütlere silah sağlama (Madde 315), 14.Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (Madde 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337) suçları, b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (Madde 12 ) suçları, c) Bankalar kanunun 22 nci Maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu, d) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasın gerektiren suçlar e) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 68 ve 74 üncü Maddelerinde tanımlanan suçlar. Bu maddede belirlenen esas ve usuller dışında hiç kimse, bir başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemez ve kayda alamaz." biçimindedir. Anılan yasal düzenlemeler ışığında bir suç soruşturması nedeni ile dinleme kararı alınabilmesi için suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmamasının gerekli olduğu gibi, aynı zamanda soruşturması yapılan suçların da 6. fıkrada düzenlenen suçlardan olması gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/10-283 esas 2013/599 karar ve 10.12.2013 tarihli kararında da, "İfade alma ve sorgunun 5271 sayılı CMK'nun 148. maddesinde sayılan şekillerde yapılması, tanıklıktan çekinme hakkı olan kişiye bu hakkının hatırlatılmaması delil elde etme yasaklarına; duruşmada tanıklıktan çekinen tanığın önceki ifadesinin okunamaması, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında elde edilen delillerin aynı kanunun 135. maddesinin altıncı fıkrasında sayılanlar dışında bir suçun soruşturma ve kovuşturulmasında kullanılmaması ise delil değerlendirilmesi yasaklarına örnek olarak gösterilebilir." şeklinde belirtilen yasak delil niteliğinde olan kanıtların hükme esas alınamayacağı ifade edilmiştir. Bu itibarla, Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'e atılı eylemin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesine aykırılık suçunu oluşturduğu iddianameyle de bu maddeden dava açıldığı ve CMK'nun 135/6. maddesinde 4733 sayılı Yasa kapsamında kalan suçlar ile ilgili olarak dinleme yapılabileceğine ilişkin düzenleme bulunmaması ve sanıkların suç tarihinde yürürlükte bulunan 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmesi karşısında, adı geçen sanıklar yönüyle iletişimin tespiti tutanaklarının delil olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından sanıkların aşamalardaki üzerilerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri yönündeki savunmalarının aksine suça iştirak ettiklerine ilişkin cezalandırılmalarına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık ... müdafii ile sanıklar ..., ..., ... ve...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.