Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5301 E. , 2024/2122 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5301 Karar No : 2024/2122 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI): ... Anonim Şirketi İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Vergiye uyumlu mükellefler için ihdas
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5301 E. , 2024/2122 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5301 Karar No : 2024/2122 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI): ... Anonim Şirketi İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Vergiye uyumlu mükellefler için ihdas edilen vergi indiriminden yararlanması gerektiği ihtirazı kaydıyla verilen 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin %5'i oranında vergi indirimi tutarı hesaplanmaması işleminin iptali ile fazladan ödenen 257.191,71.TL'nin tecil faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, Mahkemelerinin 17/10/2019 tarihli ara kararına davalı tarafından verilen cevapta, davacının muhtasar beyannamelerini süresinde verdiği, vergi indiriminden yararlanmasını engelleyecek herhangi bir re'sen tarhiyatın bulunmadığının belirtildiği, indirime engel teşkil eden asıl beyannamenin, 2017/Temmuz-Eylül dönem geçici vergi beyannamesinin kanuni süresinden sonra pişmanlıkla verilmesi olduğu, süresinden sonra pişmanlıkla beyanname verilmesi nedeniyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunundaki vergiye uyumlu mükelleflere ilişkin vergi indiriminden faydalanmasının mümkün olmadığı ileri sürülmüş ise de, yukarıda yer verilen "pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz" hükmü gereği ve vergi sistematiği içerisinde pişmanlıkla verilen beyannamelerin kanuni süresinden sonra verildiği, yine davacı şirketin, verginin ödenmesi süresi içerisinde pişmanlıkla verdiği geçici vergi beyannamesine istinaden tahakkuk eden vergiyi süresinde ödediği, 2018/Eylül dönemine ilişkin özel tüketim vergisi beyannamesinin ise boş verildiği hususu da dikkate alındığında, indirimden yararlanma şartını ihlal etmediği açık olup, davalı idarenin indirimden faydalanmasına engel olabilecek başka bir durumun olduğuna ilişkin itirazının da bulunmadığı görüldüğünden, dava konusu 2018 yılına ilişkin ihtirazi kayıtla beyan edilen kurumlar vergisi tahakkukunun 257.191,71 TL'lik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, her ne kadar vergi indiriminde mahsuben iade aslolup, nakden iade müessesi söz konusu değilse de, belirtilen durumun indirilecek verginin ödenmesi gereken vergiden fazla olması ve herhangi bir hukuki uyuşmazlığın doğmadığı hallerde söz konusu olacağı, ancak bakılan uyuşmazlıkta davacı şirketin vergi indiriminden yararlandırılmaması üzerine, 257.191,71 TL fazla kurumlar vergisi ödenmesine sebep olunduğu anlaşıldığından, anılan fazla ödemenin davacıya iade edilmesi hukuken gerekli olup, davacının nakden iade talebi yerinde görüldüğü, tahsili hukuka aykırı bulunan ve idarece tahsili tarihinden itibaren kullanımından mahrum kalınan tutarın, talebe bağlı olarak bu hususta öngörülen tecil faizi oranında faiz uygulanmak suretiyle davacıya iadesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, kurumlar vergisi tahakkukunun dava konusu edilen 257.191,71 TL'lik kısmının kaldırılmasına, fazladan tahsil edilen 257.191,71 TL kurumlar vergisinin idarece tahsili tarihinden itibaren işletilecek tecil faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Süresinden sonra pişmanlıkla beyanname verilmesi nedeniyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunundaki vergiye uyumlu mükelleflere ilişkin vergi indiriminden faydalanmasının mümkün olmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının, 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin %5'i oranında vergi indirimi tutarı hesaplanmaması işleminin iptaline ilişkin hüküm fıkrası, usul ve hukuka uygun olup davalının temyiz itirazının bu kısma yönünden reddi gerektiği; Bölge İdare Mahkemesi kararının, ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrası yönelik davalının temyiz itirazının ise uyuşmazlıkta, davacının kurumlar vergisi beyannamesine göre hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilen vergiler nedeniyle ödenen kurumlar vergisi bulunmadığından, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde hesaplanan kurumlar vergisinin %5’ine isabet eden vergi indirim tutarı, kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihi izleyen bir tam yıl içinde davacının beyanı üzerine tahakkuk edecek diğer vergilere mahsup edilebileceğinden, bu süre içinde mahsup edilemeyen tutarlar red ve iade edilmeyeceğinden ve olayda vergi indiriminden yararlandırılmama nedeniyle ödenen bir verginin iadesinin dava konusu işlemin bünyesinde bulunmadığı görüldüğünden, vergi indirim tutarının tecil faizi ile birlikte davacıya iadesine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, bu kısım yönünden davalının temyiz itirazının kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Vergiye uyumlu mükellefler için ihdas edilen vergi indiriminden yararlanması gerektiği ihtirazı kaydıyla verilen 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin vergi indirim tutarına isabet eden 257.191,71.TL’lik kısmının kaldırılması ve fazladan ödenen 257.191,71.TL'nin tecil faiziyle birlikte iadesi istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT:Olay tarihinde yürürlükte bulunan haliyle "Vergiye Uyumlu Mükelleflere Vergi İndirimi" başlıklı 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde, "Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile kurumlar vergisi mükelleflerinden (finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere), bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartları taşıyanların yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’i, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirilir. Şu kadar ki hesaplanan indirim tutarı, her hâl ve takdirde 1 milyon Türk lirasından fazla olamaz. İndirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda kalan tutar, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebilir. Bu süre içinde mahsup edilemeyen tutarlar red ve iade edilmez. Söz konusu indirimden faydalanabilmek için; 1. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.) ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmiş olması (Her bir beyanname itibarıyla 10 Türk Lirasına kadar yapılan eksik ödemeler bu şartın ihlali sayılmaz.), 2. (1) numaralı bentte belirtilen süre içerisinde haklarında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması (Yapılan tarhiyatların kesinleşmiş yargı kararlarıyla veya 213 sayılı Vergi Usul Kanununun uzlaşma ya da düzeltme hükümlerine göre tamamen ortadan kaldırılmış olması durumunda bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.), 3. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla, vergi aslı (vergi cezaları dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması, şarttır. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki dört takvim yılında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinde sayılan fiilleri işlediği tespit edilenler, bu madde hükümlerinden yararlanamazlar. Bu maddede geçen vergi beyannamesi ve vergi ibareleri, Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken vergi beyannameleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri ifade eder. Birinci fıkrada yer alan tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan tutarın %5’ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan oranı ve tutarı iki katına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, kanuni oran ve tutarına getirmeye; Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının, tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin %5'lik vergi indirimine isabet eden kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrası, usul ve hukuka uygun olup davalı tarafından ileri sürülen temyiz iddiaları, kararın belirtilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalının, Bölge İdare Mahkemesi kararının, ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrası yönelik temyiz istemine gelince; Yukarıda aktarılan 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinin birinci fıkrasında, maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartları taşıyanların yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’ine isabet eden vergi indirim tutarını, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirileceği, indirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda kalan tutarın, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebileceği düzenlenmiştir. Olayda, davacının 2018 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin incelenmesinden, mahsup edilecek vergiler toplamının fazla olması nedeniyle ödenmesi gereken kurumlar vergisinin çıkmadığı, dolayısıyla kurumlar vergisi beyannamesinden kaynaklanan bir kurumlar vergisi ödemesinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacının izleyen yıl içinde beyanı ile tahakkuk edecek vergilerinin ödenmesi sırasında vergi indirimi konusu yapılamayan tutarın mahsubu imkanından yoksun kaldığı hususunun davacının vergi indiriminden faydalanılamaması suretiyle yapılan tahakkukun vergi indirim tutarına isabet eden kısmının iptali ile ortaya konulması sonucunda; vergi indirim tutarının, kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihi izleyen bir tam yıl içinde davacının beyanı üzerine tahakkuk edecek diğer vergilere mahsup edilebileceği ve bu süre içinde mahsup edilemeyen tutarların red ve iade edilmeyeceği de açıktır. Davacının vergi indiriminden faydalanılamaması nedeniyle 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihi izleyen bir tam yıl içinde beyanı üzerine tahakkuk eden bir vergiyi ödeyip ödemediği ve ödediği tutarın miktarı ile ödenen tutarın iadesine ilişkin bir başvurusunun bulunup bulunmadığı hususları araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar araştırılmaksızın ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile birlikte iadesine dair verilen Vergi mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında yasal isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin %5'i oranında vergi indirimi tutarı hesaplanmaması işleminin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 25/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.