T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/633 Esas KARAR NO: 2026/404 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2015/704 Esas- 2025/96 Karar TARİH: 03/02/2025 DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna baş…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/633 Esas KARAR NO: 2026/404 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2015/704 Esas- 2025/96 Karar TARİH: 03/02/2025 DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça TPE nezdinde alüminyum levha üzerine ahşap kaplama sistemi için patent başvurusu yapıldığını, davalının ürünleri ile müvekkiline ait ürünler arasında hiçbir benzerlik olmamasına rağmen müvekkilinin müşterilerine gerçeğe aykırı beyanlar içeren ihtarnameler keşide ederek müşterilerini kendisi ile çalışma konusunda zorladığını, bu şekilde müvekkilinin ticari itibarından faydalanmaya çalıştığını, müvekkili ile haksız rekabet ettiğini, davalının tehditkar ihtarnameleri nedeniyle müvekkilinin bir kısım müşterilerinin siparişlerini iptal ettiklerini, bu şekilde müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, davalı tarafından müvekkili aleyhine açılan patent hakkına tecavüz davasına karşı dava olarak patentin hükümsüzlüğü için dava açtıklarını, davalının ortada henüz kazai bir karar yokken sadece patent başvurusu yapmışken söz konusu ihtarnameleri gönderdiğini, ihtarname gönderilen müşterilere üretilecek ürünlerin davalının patent başvurusundan da farklı olduğunu beyanla davalının hukuka, ticari ahlaka, rekabete aykırı davranışı nedeniyle içerisinde bulundukları eylemlerinin haksız rekabet olduğunun tespitine, önlenmesine, tecavüzün menine, refine, 10.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hüküm özetinin gazetede ilanına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin haksız rekabet yaratacak kusurlu hiç bir fiilde bulunmadığını, müvekkili tarafından alüminyum ve bunlar gibi türevli levhaların üzerine doğal ahşap malzeme kaplanması ile ilgili olarak TPE nezninde ....numara ile patent başvurusunda bulunulduğunu, davacının müvekkilinin patent başvurusuna konu buluşuna konu ürünlere haksız olarak tecavüz edip yani üretip satışa sunması nedeni ile müvekkili tarafından davacının tecavüzlerin tespiti amacıyla Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/... D İş sayılı dosyası ile delillerin tespitinin talep edildiğini, Mahkemece delillerin tespiti amacıyla davacı şirketin adresinde uzman bilirkişi marifetiyle yapılan keşif sonucu düzenlenen 27.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda; giriş katta bulunan üretim bölümünde müvekkiline ait patent başvuru belgesinin koruma kapsamında olan yeni işlem görüldüğü, yani üretilmiş ve kurumaya bırakılmış profillerin var olduğunun tespit edildiğini ve fotoğraflandığını, anılan bilirkişi raporundaki tespitlerle davacı şirketin, müvekkilinin koruma altındaki buluşunu izin almadan kullandığını, müvekkilinin Bakırköy 2. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/159 E sayılı dosyası ile davacı aleyhine dava ikame ettiğini, ikame ettiği bu davada anılan tecavüzün önlenmesi ve durdurulması ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğunu, müvekkiline .....başvurusuna konu ürünlerini satın almak için başvuran müşterilerin davacının devreye girmesi ile birer birer davacıya yönelerek davacının tecavüz suretiyle ürettiği ürünleri satın almaya başladıklarını, bu durumun ise müvekkilinin her geçen gün zararının artmasına neden olduğunu, bunun üzerine müvekkilinin patent başvurusuna konu ürünleri almak için kendisine başvuran daha sonra davacının kötüniyetli olarak devreye girmesi neticesinde davacının tecavüz suretiyle üretip satışa arz ettiği ürünleri almak isteyen bazı müşterilerine Noterden gönderdiği ihtarnamelerde; davacıdan alınmak istenen ürünlerin davacı tarafından tecavüz suretiyle üretildiğini, anılan ürünlerin patent başvurusu sahibinin kendisi olması nedeniyle anılan ürünlerin tek satıcısının kendisi olduğu, bu nedenle mezkur ürünlerin davacıdan satın alınması halinde yasal yükümlülük altına girecekleri hususlarının ihtaren bildirildiğini, söz konusu bildirimlerin amacının müşterileri uyarmak ve haksız eylemlerine devam etmeleri halinde haklarında dava açmak olduğunu, bu nedenle ihtarnamelerin haksız olduğundan bahsedilemeyeceğini, kötü niyetli olanın davacı olduğunu, davacının haksız fiilin koşullarının oluştuğunu ve zararının miktarını ispat etmesi gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davacı tarafın alüminyum sistemleri üreten bir firma olduğu, davalı tarafın alüminyum levha üzerine ahşap kaplama sistemi ile ilgili patent başvurusu yaptığı ve bu başvuruya dayanarak kendi müşterilerine davacının ürettiği ürünlerin patentinin kendisinde olduğu, söz konusu ürünlerin sadece kendisinden satın alınabileceği, aksi halde yasal sorumluluk doğacağı şeklinde ihtarname gönderdiği, davacının söz konusu eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep ettiği, taraflar arasındaki Bakırköy ..... Fikri Sinaî ve Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/194 Esas sayılı davasında davalıya ait tescil olan patentin hükümsüzlüğüne karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davalının hükümsüzlüğüne karar verilen patent hakkına dayanarak davacı müşterilerine gönderdiği ihtarnamelerin patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi nedeniyle haksız olduğu ve rakibinin başvuru kapsamındaki ürünlerdeki ticaretini durdurmayı hedefleyen ticari dürüstlüğe aykırı haksız rekabet oluşturduğu, davacının müşteri kaybetmesine sebep olacak içerikte ihtarnameler keşide edilmesi üzerine davalının defter ve belgelerini sunmaması nedeniyle davacının müşterilerinden hangilerinin ihtarnameden sonra davalı ile hangi oranda ticari alışveriş yaptığı, hangi kısmının ihtarnameler sebebiyle olduğu tam olarak tespit edilememiş ise de; söz konusu ihtarnamelerin maddi açıdan zarara yol açacak nitelikte olması nedeniyle davacının uğradığı zararın re'sen takdir edildiği ve davacı talebinin uğranılan zarar ile uyumlu olduğu, manevi tazminat yönünden ise ihtarname içeriklerinden sonradan hükümsüz olduğu anlaşılan patente dayanılarak davacının patent hakkına tecavüz ettiği, davacı ürünlerinin patent hakkının davalıda olduğu belirtilerek davacı ürünlerinin kötülenmesi nedeniyle manevi tazminat koşullarının da oluştuğu gerekçesi ile davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; davaya konu ihtarnamelerin keşide edildiği tarihte ilgili patentin TPE'de yayınlandığı ve 2018 yılında tescil belgesi alındığı, ihtarnamelerin içeriğinin yanlışlığının keşide tarihlerinde ve dava sürecinde alınan raporda sabit olmadığı, yine söz konusu tarihlerde kesinleşmiş bir hükümsüzlük kararı bulunmadığı, bu nedenle de haksız rekabetten bahsedilemeyeceği, TPE tarafından davalıya 25/10/2011 tarihinden itibaren 20 yıl süre ile korunmak üzere 21/06/2018 tarihinde tescil belgesi verildiği, tescil belgesinden kaynaklanan hakların kullanılması bu belge ile sağlanan koruma kapsamında olup, tescilli bir patentin haksız kullanımından söz edilemeyeceği, 2014 yılında koruma süresi içerisinde yalnızca dört tane müşteriye gönderilen ihtarnamelerin haksız rekabet oluşturmayacağı, ihtarnamelerin davacıyı kötüleme boyutunda olmadığı, uyarı niteliğinde olduğu ve o tarihte hükümsüzlük kararı da olmadığından şikayet kapsamında kaldığı, davacının zararını usulüne uygun olarak ispat edemediği, ayrıca hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğu, hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, TTK'nın 54 vd maddeleri uyarınca haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.TTK'nın 54/2. maddesi uyarınca; rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Kanun'un başlıca haksız rekabet hallerinin düzenlendiği 55. maddesinin birinci fıkrasının a/1 bendi uyarınca; başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek haksız rekabet teşkil etmektedir. Haksız rekabetin varlığı halinde uğranılan zararın tazmininin ve TBK'nın 58. maddesindeki koşulların varlığı halinde manevi tazminat talep edilmesi mümkündür. Maddi tazminat olarak mahkemece, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verilebilir. TBK'nın 50. maddesi uyarınca haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa mahkemece, olayların olağan akışı ve zarar görenin aldığı önlemler göz önünde tutularak, zararın miktarı hakkaniyete uygun olarak belirlenir.Somut olayda; davalı tarafından 25/10/2011 tarihinde TPE nezdinde alüminyum vb türevli levhalar üzerine ahşap kaplama sistemi hakkında patent başvurusunda bulunulduğu, başvurunun 23/07/2012 tarihinde yayınlandığı, patentin 21/06/2018 tarihinde tescil edildiği, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/194 Esas sayılı dosyasında açılan karşı davada 10/12/2020 tarihli karar ile davacı adına tescil edilen patentin hükümsüzlüğüne karar verildiği ve kararın 09/10/2024 tarihinde kesinleştiği, davalı tarafından davacının müşterilerine 2014 yılında Noter ihtarnamesi gönderilerek; ilgili patentin yayınlandığı ve yasal olarak koruma altına alındığı, davacının patent konusu ürünleri, patent haklarına tecavüz etmek suretiyle üretip sattığının tespit edildiği, patentten doğan tüm hakların kendisine ait olduğu, bu ürünlerin ancak kendisinden satın alınabileceği, aksi halde yasal olarak yükümlülük altına gireceklerinin bildirildiği, davalının, davacının müşterilerine ihtarname gönderdiği tarihte patentin tescil edilmemiş olduğu, her ne kadar Patent Haklarının Korunması Hakkında KHK'nin 82. maddesinin birinci fıkrası; "Patent başvurusunun ilgili bültende yayınlandığı tarihten itibaren ve başvuru yürürlükte kaldığı sürece, bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre verilen patentlerin sahiplerine tanınan koruma patent başvurusu sahibi için de tanınır." hükmünü havi ise de, patentin hükümsüzlüğü kararının en başından itibaren sonuç doğurması nedeniyle davalının ihtarnameler ile davacının müşterilerine, kendisine ait patent haklarına davacının tecavüz ettiğinin bildirmesinin açıklanan yasal düzenlemeler gereği haksız rekabet teşkil ettiği, davacı tarafından sunulan delillerden bir kısım müşterilerinin siparişlerini iptal ettiklerinin ve davalı ile çalışacaklarını bildirdiklerinin anlaşıldığı, bu şekilde davacının maddi olarak zarara uğradığının sabit olduğu, zarar miktarının somut ve kesin olarak ispat edilememesi nedeniyle Mahkemece re'sen takdir edilen maddi tazminat miktarı ile manevi tazminat miktarının; davacının faaliyet konusu, yaptığı projeler, işin niteliği, aldığı önlemler, meydana gelen neticenin ağırlığı nazara alındığında hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmış ve davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri haksız bulunmuştur.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.098,60 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 1.024,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.073,95 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 02/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.