11. Ceza Dairesi 2009/14604 E. , 2012/13892 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, Dolandırıcılık, Görevi Kötüye Kullanmak HÜKÜM : ...: Ek İddianame ile açılan davanın REDDİ Dolandırıcılık suçundan Düşme 1- Birleşen dosya sanıkları ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik... müdafii ile katılan SGK (SSK) vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık ...'nin yokluğunda verilen hükmün 07.06.2007 tarihinde Tebligat Kanun…
**11. Ceza Dairesi 2009/14604 E. , 2012/13892 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, Dolandırıcılık, Görevi Kötüye Kullanmak HÜKÜM : ...: Ek İddianame ile açılan davanın REDDİ Dolandırıcılık suçundan Düşme 1- Birleşen dosya sanıkları ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik... müdafii ile katılan SGK (SSK) vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık ...'nin yokluğunda verilen hükmün 07.06.2007 tarihinde Tebligat Kanununun 21. maddesine göre müdafiine, katılan vekili ile Cumhuriyet Savcısının temyiz dilekçelerinin ise 03.08.2007 tarihinde sanık müdafii tarafından yetkili kılınan Av......'ye aynı adreste tebliğ edilmesi karşısında, karar tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 310. maddesinde belirlenen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 08.10.2007 tarihinde temyiz ettiğinden, Mahkemece “ hüküm kurulmasına yer olmadığına ” dair verilen karar, CMUK.nun 253. maddesinde öngörülen nihai karar niteliğinde olmadığı ve temyiz yeteneği bulunmadığından, Sanık müdafii ile katılan SGK (SSK) vekilinin vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2- Sanıklar ..., ..... ve birleşen dosyalar sanıkları, ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan SGK (SSK) vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği tarihden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 3- Birleşen dosyalar sanıkları Dr...., Dr.... ve Dr.... hakkında değişen suç vasfına göre görevi kötüye kullanmak, ... hakkında ise memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan SGK (SSK) vekili ile O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Akpınar Merkez Sağlık Ocağında doktor olarak görev yapan sanıklardan ...'ın bir ilaç firmasında mümessil olarak çalışan....'in aracılığı ile sahte olarak düzenlenen 11 kişiye ait muafiyet raporlarına istinaden hastaları muayene etmeden reçete düzenlediği, yine sanıkların düzenledikleri reçetelere sonradan ilaç ilavesi yaptıkları ve başkalarının sağlık karnelerini kullanarak sosyal güvencesi olmayan kişileri muayene edip reçete düzenlediklerinin iddia ve kabul olunması karşısında, eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 339/1 ve sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 204/2 maddesinde öngörülen '' memurun resmi evrakta sahteciliği ve bu suça iştirak '' suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşerek görevi kötüye kullanmak suçundan doktor sanıklar hakkında kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, sanık ... hakkında ise üzerine atılı suçun sübut bulduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde beraatine karar verilmesi yasaya aykırı ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “memurun resmi belgede sahteciliği ve bu suça iştirak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/3. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 08.06.1999,16.11.1999 ve 18.04.2001 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/3 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 4- Sanıklar ..., .......ve birleşen dosyalar sanıkları ..., ... ve ... hakkında memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar ....müdafiileri ile sanık ..., katılan SGK (SSK) vekili ile O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: a) Bir ilaç firmasında takım şefi olarak çalışan sanıklardan...'nin Akpınar Merkez Sağlık Ocağında doktor olarak görev yapan birleşen dosya sanığı ... ve.... eczanesi sahibi ... ile önceden yaptıkları anlaşma doğrultusunda aynı eczanede kalfa olarak çalışan....ın topladığı sağlık karneleri sahiplerine SSK Ankara İhtisas Hastanesinde hizmetli olarak çalışan Tuğrul'un yardımı ile aynı hastanede sahte muafiyet raporları düzenlettiği ve daha sonra ...'ın bu muafiyet raporlarına istinaden hastaları muayene etmeden reçete düzenlediğinin, yine doktorlar ..., ... ve ...'in eczane sahipleri .... ile anlaşarak düzenledikleri reçetelere sonradan ilaç ilavesi yaptıkları ve başkalarının sağlık karnelerini kullanarak sosyal güvencesi olmayan kişileri muayene edip reçete düzenlediklerinin iddia ve kabul olunması karşısında, sanıkların eylemlerinin doktor olan ..., ...ve...'un suçlarına iştirak olması nedeniyle suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 339/1, 64/1, 80 (5237 sayılı TCK.nun 204/2, 37/1, 43 ) maddesi uyarınca cezalandırılmaları yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; b) Sanık ...hakkında hükmolunan 11 ay 20 gün hapis cezasının 647 sayılı Yasanın 4. maddesine göre günlüğü takdiren 5 Ykr üzerinden paraya çevrilmesi sırasında 17.50 TL yerine 1.00 TL adli para cezasına hükmolunması suretiyle adli para cezasının eksik belirlenmesi yasaya aykırı, c) Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 231 ve TCK.nun 7/2. maddeleri gereğince, sanık ...hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..... müdafiileri ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.