8. Hukuk Dairesi 2016/10137 E. , 2016/12672 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin Hazine ile ... aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 15.09.2015 gün ve 257/449 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, tapuda davalı adına kayıtlı bulunan .... Mah/Köyü'nde kain 342
**8. Hukuk Dairesi 2016/10137 E. , 2016/12672 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin Hazine ile ... aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 15.09.2015 gün ve 257/449 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, tapuda davalı adına kayıtlı bulunan .... Mah/Köyü'nde kain 342 parsel sayılı ve 2.943,00 m2'lik taşınmazın, 142,80 m2'lik kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını açıklayarak, bu kısmın tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılmasını istemiştir. Davalı taraf, usulüne uygun dava dilekçesi tebliğe rağmen herhangi bir beyanda bulunmamıştır. Mahkemece; davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı olan .... Mah/Köyü'nde kain 342 parselde kayıtlı taşınmazın, kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan 142,80 m2'lik kısmının tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılmasına, dosyada mevcut kroki ve raporların kararın eki sayılmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 297/2 maddesine göre; hükmün açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak nitelikte olması zorunludur. Somut olayda, Mahkemece kararın eki sayılan 08.07.2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda dava konusu parselin kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan kısmı 142,80 m2 olarak belirtilmesine rağmen, aynı şekilde kararın eki sayılan 14.12.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda parselin kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan kısmının 100,42 m2 olduğu bildirilmiştir.Bu haliyle kararın eki sayılan bilirkişi raporlarının birbiriyle örtüşmediği, hükmün infazında tereddüt oluşturduğu anlaşılmaktadır. Anılan yasal düzenleme gözetilmeksizin hüküm fıkrasında birbiriyle örtüşmeyen bilirkişi raporları ve rapor ekindeki krokilere atıf yapılmak suretiyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 28.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.