11. Ceza Dairesi 2020/3488 E. , 2024/6356 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/715 E., 2015/693 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık ... hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan açılan kamu davası hakkında mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) kanun yollarına başvurma başlıklı, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasındaki “hakim ve mahkeme kara…
**11. Ceza Dairesi 2020/3488 E. , 2024/6356 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/715 E., 2015/693 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık ... hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan açılan kamu davası hakkında mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) kanun yollarına başvurma başlıklı, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasındaki “hakim ve mahkeme kararlarına karşı cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında; katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan şikayetçi kurum vekilinin katılma isteğinin karara bağlanmadığının anlaşılması karşısında, şikayetçi kurumun 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca katılan, vekilinin de katılan vekili olarak davaya kabulüne karar verilmiştir. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2014/175 Esas, 2015/693 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı olduğuna, yeterli araştırma yapılmadığına, ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık ... hakkında hükmün gerekçesine göre 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından beraat kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, hüküm fıkrasında uygulama maddesinin "359/a-2" olarak gösterilmesi maddi hata olarak kabul edilmiştir. A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında 2009 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Verilen Hükümler Yönünden Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre; 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında 2010 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme Suçundan, Sanıklar ... ve ... Hakkında 2010 ve 2011 Takvim Yıllarında Sahte fatura Düzenleme Suçlarından Verilen Hükümler Yönünden 1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 13.05.2015 tarihli sanık ...'un sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümü (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2014/175 Esas, 2015/693 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2024 tarihinde karar verildi.