11. Hukuk Dairesi 2018/4347 E. , 2020/1603 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08/12/2015 gün ve 2012/436 - 2015/383 sayılı kararı onayan Daire'nin 08/05/2018 gün ve 2016/15051 - 2018/3343 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor din…
**11. Hukuk Dairesi 2018/4347 E. , 2020/1603 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08/12/2015 gün ve 2012/436 - 2015/383 sayılı kararı onayan Daire'nin 08/05/2018 gün ve 2016/15051 - 2018/3343 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı 5 anonim şirketin 4'ünde genel müdür ve yönetim kurulu üyesi, birinde ortak ve danışman sıfatının bulunduğunu, davalıların ise bu 5 şirkette idare meclisi üyesi olduklarını, davalıların ödemesi gereken bir kısım masrafları şirkete ödetmek istediklerini, bu yanlışlıklara karşı çıkan müvekkilinin genel müdürlükten ve danışmanlıktan azledildiğini, ancak TTK'nın 375/d fıkrasına göre genel müdürün görevine ancak idare meclisi kararı ile son verilebileceğini, davalıların bu hükme aykırı eylemlerinin müvekkilinin kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığını, davalıların ayrıca şirket çalışanları nezdinde genel müdürü küçük düşürmek için e-mail ile genel müdür yardımcısına müvekkilinin işyerine girmemesi için talimat verdiğini, bu talimatın kapı görevlisine kadar ulaştırıldığını, bu binanın içinde yine müvekkilinin ortak ve yönetim kurulu üyesi olduğu bir başka şirketin de kiralık ofisi bulunduğundan şahsına ait bir mekana girmesinin engellendiğini, davalıların talimatı ile müşterek işveren şirketlerdeki e-mail sisteminde müvekkilinin e-maillerine blokaj koyulduğunu, davacının günlük yazışma hayatı engellenerek kişilik haklarına tecavüz edildiğini ileri sürerek müvekkilinin genel müdürlükten azlinin TTK'nın 375. maddesine aykırılığının ve TMK'nın 24. maddesi uyarınca kişilik haklarına tecavüz mahiyeti taşıdığının tespitini, kararın neşrini, müvekkilinin ortaklık ve yönetim kurulu üyelikleri devam ettiğine göre işyerine giriş yasağı bildiriminin hukuka aykırılığının tespitini, iptalini, e-mail blokajının da haksız ve kişiliğe tecavüz mahiyetinde olmasından kaldırılmasını, kişilik haklarının bu suretle TMK'nın 24 ve 25. maddeleri uyarınca korunmasını, manevi tazminat hakkı bulunduğunun ve bunun saklı tutulduğunun belirtilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır. Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.