İSTİNAF KARAR TARİHİ : 09/02/2026 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 09/02/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 13/02/2018 tarihli yüklenici sözleşmes…
T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/11/2024 NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av... DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat ve Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ : 09/02/2026 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 09/02/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 13/02/2018 tarihli yüklenici sözleşmesi bulunduğunu, davalı şirketin bu sözleşme gereğince yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğini, davalının işi eksik bırakması nedeniyle davacının kalan işi daha pahalıya yaptırmak zorunda kaldığını, davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden davalının işi yarım bırakması nedeniyle davacının uğradığı zararlar nedeniyle şimdilik 1.000 TL. tazminat ile davacının dava dışı ...... Şti.'nin, davalı şirketten olan alacağının 1.679.304,47 TL'lik kısmının Konya ... Noterliğinin 06/07/2020 gün ve ...... yevmiye nolu temliknamesi ile kendilerine temlik edilmiş olması nedeniyle temlikten doğan alacak olarak 1.679.304,47 TL olmak üzere toplam 1.680.304,47 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tefrik kararı verilmesini talep ettiklerini, davacının özellikle temlik aldığı ......Şti'den ...... Sitesinden nasıl ve ne şekilde bir alacağı olduğunun tam olarak dilekçeden anlaşılamadığını, temlikin muvazaalı olduğunu, davacı tarafın kötüniyetli olduğunu, dava konusu olan ...... sitesi ile taraflar arasında bir sözleşme olduğunu, bu sözleşmeye göre davalının üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini, bu hususun davacı tarafında kabulü dahilinde olduğunu, sonuçta kendisine 1.700.000,00 TL ödeme yapılması gerekmekte olup davacı tarafın bu ödemeleri dosyaya sunduğu bir kısım çek ve evraklarla yapıldığını ileri sürdüğünü, dosyaya sunulan daire devirlerinin adi yazılı olarak yapılması ve mülkiyetin hiç geçmemesi nedeniyle geçersiz bulunduğunu, ...... Konutlarından kaynaklı olarak davacının bir zararı bulunmadığını, asıl kendilerinin alacaklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; '' ...Dava, "Alacak" davasıdır. Somut olayda ; davacının, davalı ile aralarındaki sözleşmenin davalı tarafından feshedilmesi nedeniyle uğradığı zarar ile dava dışı 3. kişiden temlik aldığı alacağa istinaden bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Davalı şirket tarafından düzenlenen Konya 3. Noterliğinin 24/10/2019 gün ve 19100 yevmiye nolu ihtarnamesi ile taraflar arasındaki 13/02/2018 tarihli yüklenici sözleşmesi feshedilmiştir. Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan bilirkişi heyetinin 14/11/2023 tarihli raporuna göre ; taraflar arasındaki 13/02/2018 tarihli sözleşmeye istinaden, davalının davacıya yapması gereken işin %26,63'ünü tamamladığı, davacının yapılmayan işler yönünden zararının KDV ve müteahhit kârı dahil 1.763.031,49 TL. olduğu belirlenmiştir. Davacı taraf, dava dilekçesinde sözleşmenin feshinden doğan zarar olarak 1.000 TL. talep etmiş, 20/03/2024 tarihli duruşmada talep arttırım için verilen süreye rağmen talep arttırım dilekçesi sunmamıştır. Talepten fazlaya da karar verilemeyeceğinden davacının sözleşmenin feshinden doğan zararı olarak talep gibi 1.000 TL.'nin davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. Davacının temlikten doğan alacağı yönünden yapılan incelemede de, dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan mali müşavir bilirkişinin 26/12/2023 tarihli raporuna göre de; davacı ve davalı şirket ile temlik eden dava dışı ...... Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinde inceleme yapıldığı, ...... Ltd. Şti'nin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, ...... Ltd. Şti.'nin ticari defterlerine göre bu şirketin davalı ...... Ltd. Şti.'den 06/07/2020 temlik tarihi itibariyle 2.491.374,34 TL. alacaklı olduğu, davalı ...... Ltd. Şti.'nin 2019 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığı, 2020, 2021, 2022, 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davalı ...... Ltd. Şti.'nin ticari defterlerine göre dava dışı temlik eden ...... Ltd. Şti. ile ticari ilişkisinin 01/01/2019 tarihinden önce başladığı ve 31/07/2019 tarihinde sona erdiği, kendi defterlerine göre 30/09/2023 tarihi itibariyle ...... Ltd. Şti.'ye herhangi bir borçlarının bulunmadığı ancak, davalı ...... Ltd. Şti.'nin 2018 yılı defter kayıtlarına düzeltme kayıtları yapıldığı gibi, 2019 yılı yevmiye ve defteri kebir kayıtlarının da birbirini teyit etmediği, davacının 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacının ticari defterleri ile dava dışı ...... Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinin tam olarak örtüşmediği ancak, 06/07/2020 tarihli temlikin ...... Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinde kayıtlı olmamasına rağmen davacı ...... Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinde temlik kaydının bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı ...... Ltd. Şti. ile dava dışı temlik eden ...... Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinin karşılaştırılması sonucu, davalı ...... Ltd. Şti.'nin 2019 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulması, ...... Ltd. Şti.'nin ise ticari defterlerinin usulüne uygun olması nedeniyle, 06/07/2020 temlik tarihi itibariyle davacı ...... Ltd. Şti.'ye temlik yapan dava dışı ...... Ltd. Şti.'nin davalı ...... Ltd. Şti.'den temlik tarihi itibariyle ve temlik ettiğinden (1.679.304,47 TL.) daha fazla (2.491.374,34 TL.) alacağının bulunduğu belirlenmiştir. Temlik alan davacı ...... Ltd. Şti. ile temlik eden dava dışı ...... Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinin karşılaştırılması sonucu, her iki şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmasına rağmen birbirlerini teyit etmediği görülmüş ise de, davacı ile ...... Ltd. Şti. arasındaki temlik sözleşmesinin noterlikten düzenlenmesi karşısında davacının temlik alacağının bulunduğunu ispat ettiği sonucuna varılmıştır. Davalı tarafından sunulan 01/11/2024 tarihli uzman görüşünde davacı şirket ile dava dışı temlik eden şirketin ticari defterlerinin uyumlu olmaması nedeniyle kendi lehlerine delil teşkil etmediği, temlik tarihi itibariyle temlik eden şirketin davalı şirketten alacaklı olmayıp, borçlu olduğu bildirilmiş ise de; yukarıda açıklandığı gibi davacı şirket ile temlik eden dava dışı şirketin ticari defterlerinin uyumlu olmamasına rağmen, temliknamenin noterden düzenlenmesi karşısında öncelikle temlik eden şirket ile davacı şirket arasında geçerli olduğu, temlik eden şirket ile davacı şirketin aksi yönde talep ve beyanlarının bulunmadığı anlaşılmıştır. Diğer yandan uzman görüşünde Mahkememizin bu dosyasına rapor sunan mali müşavir bilirkişi ......'in 26/12/2023 tarihli raporu değerlendirilmiş, söz konusu rapor değerlendirilerek temlik eden şirketin davalı şirketten temlik tarihi itibariyle alacağının bulunmadığı açıklanmıştır. Oysa söz konusu raporun 48. ve 49. sayfalarında, davalının dava dışı ...... Ltd. Şti.'den fazla aldığı ödemelerin mahsubundan sonra, davalı ...... Ltd. Şti.'nin dava dışı temlik eden ...... Ltd. Şti.'ye olan borcunun 30/09/2023 tarihi itibariyle 1.679.304,47 TL. olduğu belirlenmiş, yine aynı raporda ...... Ltd. Şti.'nin ticari defterlerine göre 06/07/2020 temlik tarihi itibariyle de davalı ...... Ltd. Şti.'nin, dava dışı ...... Ltd. Şti.'ye 2.491.374,34 TL.'lik borcunun bulunduğu açıklanmıştır. Bu nedenlerle uzman görüşündeki yorumlara katılma imkanı bulunamamış, temlik eden dava dışı ...... Ltd. Şti.'nin, davalı ...... Ltd. Şti.'den temlik tarihi itibariyle temlik edilen miktardan daha fazla alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Davalı tarafın açıkça yemin deliline dayanması nedeniyle, davalı vekiline temlikten doğan alacağın bulunup bulunmadığı konusunda, davacı şirkete (temsilcisine) yemin teklif edip etmeyecekleri sorulmuş, davalının yemin teklifini davacı şirket temsilcisi kabul etmiş ve duruşmada temlikten doğan alacaklarının gerçek bir alacak olduğuna ve halen ödenmediğine dair yemin etmiş olduğundan davacının temlik sözleşmesinden doğan 1.679.304,47 TL. alacağının da davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile 06/07/2020 tarihli temliknameden doğan alacak nedeniyle 1.679.304,47 TL ve taraflar arasındaki 13/02/2018 tarihli sözleşmenin davalı tarafından feshinden doğan zarar nedeniyle 1.000 TL. olmak üzere toplam 1.680.304,47 TL. alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece eksik araştırma yapıldığını ve kanıtların tam olarak toplanmadığını, davacının davasını yöntemine uygun olarak ispatlayamadığını. davacı tarafın kendi ailesi ile inşaat sektöründe birden çok kardeş şirket (...... Ltd Şti, ...... Ltd Şti, ...... Ltd Şti vs gibi) ile faaliyet göstermekte olup davalı ...... Ltd Şti ile de bu sebepten sektörsel bir tanışıklık içinde bulunduğunu, mahkemece tek bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulmasının ve itirazlarının karşılanmaması usuli eksiklik olduğunu, bekletici mesele taleplerinin gerekçesiz dikkate alınmadığını, taraflar arasında Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının bulunduğunu, mahkemece hükme esas alınan mali müşavir bilirkişi raporu içeriğine göre taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinden kaynaklı haksız fesih nedeniyle geri kalan yapılmayan işlerden kaynaklı bir menfi zarar talep edilmesi gibi hesaplama yapıldığını, davada sözleşmenin haklı/haksız fesih olup olmadığı vs gibi hususların tartışılmasının mümkün olmadığını, söz konusu geri kalan işlerin davacı tarafın, şantiye alanından zorla çıkarılmadığını, hiç ödeme yapılmaması işin devamının kendilerince fiilen ve hukuken imkansız kılınması nedeniyle olmadığını, ...... Ltd. Şti ve ...... Ltd. Şti arasında yapılan sözleşmeye istinaden trampa suretiyle mal alım satımı yapıldığını, ...... Ltd. Şti. tarafından yapılan mal teslimine karşılık, ...... Ltd. Şti. tarafından toplam 1.700.000,00 TL bedelle 4 adet daire verileceğinin sözleşmede belirtildiğini, ...... Ltd. Şti. tarafından yapılan teslime istinaden 1.658.000,00 TL fatura düzenlendiğini, ancak ...... Ltd. Şti. tarafından sözleşme kapsamında 4 daire için fatura ...... Ltd. Şti.’ne düzenlenmediğini, Dairelerin, tapu tescilinin ...... Ltd. Şti. yetkilisinden muvafakatname alınmak suretiyle başka şahıslara düzenlendiğini, bu kapsamda ...... Ltd. Şti.’nin borçlu olarak gösterildiği daire teslim faturaları nedeni ile ...... Ltd. Şti’nin borcu bulunmadığını, 14.07.2023 tarihi itibariyle davacının dava dışı şirketten ticari defter kayıtlarına göre temlik edebileceği herhangi bir alacağı bulunmadığını, (Bilirkişi raporunun özellikle 20.sayfasına göre), dava dışı ...... Ltd. Şti.’nin 2019-2023 yılları ticari defter kayıtlarına göre,dava dışı şirket tarafından davacı şirkete temlikin yapıldığı tarih olan 06.07.2020 tarihinde 2.491.374,34 TL borcu olduğu, temlik yapılan tutar ise davacı firmaya devredilmeyip halen davalı ...... Ltd. Şti.’ni borcun da kayıtlı olduğunu, 07.07.2020 tarihinden 30.09.2022 tarihine kadar geçen sürede temlik yapıldığına ilişkin dava dışı şirketin ticari defterinde muhasebe kayıt olmadığının belirtildiğini, dava dışı şirketin ticari defterlerinden 06.07.2020 tarihinde yapılan temlike ilişkin herhangi bir kayıt olmadığı ancak davacı şirketin ticari defterinde ise bu temlike ilişkin 06.07.2020 tarih ve 382 nolu 1.679.304,00 TL kayıt olduğunun belirtildiğini, mahkemece yaptırılan yeminin usule aykırı olduğunu, zira hem sair kanıtlarla sonuca gidilmesi mümkün iken yemine gidilmesinin 'icapsız yemin' olarak kabul edilmesi gerektiğini ve hukuki bir sonuç doğurmayacağını, davanın reddi gerekirken yemine gidilmesi ya da ispat yükü yer değiştirmek suretiyle yemine dayanılarak hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, davalı şirketin temsilcilerinin daha sonradan değişmiş olup hangi temsilciye ya da temlik eden asıl alacaklı olduğu iddia edilen şirket yetkilisine (...... Ltd Şti) yemin teklif edilmesi gerekirken olaylarla hiç ilgisi olmayan/bilmeyen kişiye yemin teklif edilmesinin usule uygun düşmediğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve kararın lehe olacak şekilde bozularak yeniden karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava ; alacağın temliki sözleşmesine dayanılarak alacak ve ayrıca eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi zarar istemine ilişkindir. Davacı özetle ; dava dışı ...... Katı Yak. Ltd Şti'nin davalıdan olan 1.679.304,47 TL alacağını noterden temlik aldığını, eldeki davada işbu temlike dayalı olarak ve ayrıca taraflar arasında akdedilen 13.02.2018 tarihli eser sözleşmesinde işin eksik bırakılması sebebiyle işin 3. kişilere tamamlatılmak zorunda kalınması üzerine zarara uğradığını, bu süreçte inşaat maliyetlerindeki artış nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek 1.000 TL menfi zarar talep etmektedir. Davalı ise cevap dilekçesinde ; davacının ödeme yapmaması nedeniyle imalatın tam olarak yapılamadığını, işin eksik imalatında davalı yanın bir kusurunun bulunmadığını, temlik edilen alacağın da muvazaalı temlike dayalı olduğunu ve bu şekilde temlik edilecek bir alacak bulunmadığını savunmuştur. 1.679.304,47 TL'lik alacağın temliki yönüyle yapılan değerlendirmede ; Dosya kapsamından alacağın temlikine dayanak sözleşmenin ...... Ltd Şti ile davalı arasında akdedilen, tarihsiz, "yüklenici sözleşmesi" başlıklı , 1.700.000 TL bedelli, ...... Sitesi taşeron işine dayalı eser sözleşmesi olduğu dava dilekçesinin ilk sayfasının son paragrafında açıkça belirtilmiştir. Davalı vekilinin, alacağın temlikinin hangi alacağa ya da sözleşmeye dayalı olduğunun dosyada halen dahi sabit olmadığına yönelik istinaf istemi bu yönüyle yerinde değildir. Öncelikle belirtmek gerekir ki ; alacağın temliki üzerine davalı borçlu, 6098 sayılı TBK'nın 188. maddesi uyarınca devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralan davacıya karşı de ileri sürebilecektir. Bu kapsamda davalı da temlik edilen alacağın varlığını açıkça inkar ettiğinden, dava dışı temlik eden ......'nın gerçek bir alacağı bulunduğu noktasında ispat yükü davacıdadır. Dairemiz kabulüne göre ; dava dışı / alacağı temlik eden ...... Ltd Şti'nin defterinde alacağın kayıtlı olması buna karşılık davalı defterinin usule uygun tutulmamış olması temlik edilen alacağın varlığını ispata yeterli olamayacaktır. Davalının defterlerini incelenmek üzere ibraz etmemiş olması gibi bir hal de söz konusu değildir.6100 sayılı HMK'nın 222/4. maddesi uyarınca davalının usulüne uygun tutulmayan defteri davalı aleyhine delil olur ise de, davalının usule uygun tutulmayan defterinde aleyhine değerlendirilebilecek bir kayıt yer almadığı, bu halde salt davalının defterinin usule uygun tutulmamış olmasının alacağın varlığını ispata yeterli olmayacağı değerlendirilmekle, defter incelemesi ile alacağın varlığının kabulüne karar verilmiş olmasının dosya kapsamına uygun olmadığı kanaat edilmiştir. ( Yargıtay 6 HD 2023/3797 E- 2024/5065 K sayılı ilamı gibi emsal ilamlar ışığında) Bu halde kabule göre mahkemesince ; dava dışı ...... Ltd ŞTİ'nin davalıdan alacaklı olup olmadığı, dava dışı .... ile davalı arasında akdedilen ...... Sitesinin taşeron işlerine ilişkin, bila tarihli 1.700.000 TL götürü bedelli "yüklenici sözleşmesi" başlıklı eser sözleşmesi kapsamında irdelenmeli, "...... Sitesinin sıhhü tesisat- kalorifer- çeşme- doğalgaz- yangın malzemesi ve işçiliği" işi kapsamında temlik eden ......'nın davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı yerinde inceleme yapılmak suretiyle tespit edilmelidir. Davalı, ...... Sitesi işine dair tüm işleri eksiksiz yerine getirdiğini savunmaktadır. Alacağın temlikine dayanak olan ...... Sitesi taşeron işine dair tarihsiz sözleşmenin incelenmesinde, ..... davalı yüklenici ......'e 2 adet 5+1, 1 adet 4+1, 1 adet de 3+1 daire ile 20.000 TL'lik evrak ile ödeme yapacağı, işin anahtar teslim 1.700.000 TL götürü bedelli olduğu düzenlenmiş olup, mahkemece sözleşmede kararlaştırılan işin yapılıp yapılmadığı, diğer taraftan bu sözleşme uyarınca 4 daire devredilip devredilmediği ile 20.000 TL'nin ödenip ödenmediği , davalı yana bu iş kapsamında toplam ne kadar ve ne şekilde ödeme yapıldığı irdelenmeli, sonucuna göre dava dışı ......'nın davalı ......'ten ( ...... işine dair) alacağının bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir. Bu itibarla davalı yana öncelikle ...... Sitesi taşeron işi kapsamında hangi tarihlerde ne şekilde ve ne kadar ödeme aldığı, sözleşmeye uygun şekilde daire devralıp almadığı hususunda açıklayıcı beyanda bulunmak üzere süre verilmeli, aydınlatma dilekçesi, keşif tespitleri ve yapıldığı sabit ödeme ve devirler değerlendirilerek temlike konu alacağın var olup olmadığı tespit ettirilmelidir. Bu noktada ayrıca belirtmek gerekir ki ; Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E- ... K sayılı kararı üzerine Dairemizin ... E- ... K sayılı ilamında davalı ...... tarafından ......'na karşı açılan dava dışı Sanayi Sitesi taşeron işi iş bedeli alacağı dosyasında davalı ......'in herhangi bir iş bedeli alacağı bulunmadığı, ilamda belirtilen 3 adet dairenin davalı ......'in talimatıyla "ödeme kapsamında" dava dışı ......'ya devredildiği kabul edilmiştir. Özetle ; eldeki dosyadaki temel ilişki ...... Sitesi konutları taşeron işi olmakla dava dışı Sanayi Sitesi kapsamında yapılan ve Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında değerlendirilen ödeme yahut daire devirlerinin işbu dosyada mükerrer şekilde değerlendirmeye alınmaması gerektiği de gözetilmelidir. 1.000 TL'lik menfi zarar istemi yönüyle yapılan değerlendirmede ; Sözleşmenin ifa edileceğine güvenmekten doğan zarar olarak tanımlanabilecek olumsuz zarar kavramına, sözleşmenin kurulması ve işin görülmesi için yapılan masraflar ile daha elverişli koşullarda sözleşme yapma fırsatının kaçırılmış olmasından doğan zararlar girer. İşbu istem yerleşik Yargıtay içtihatlarında da, 6098 sayılı TBK’nın 125/III. maddesi gereğince uygulamada kaçırılan fırsat diye adlandırılan bir menfi zarar türüdür. Zararın hesaplanmasında izlenecek yöntem ise; yüklenicinin yapmadığı eksik imalâtın, sözleşmenin feshini takiben (01.11.2019) makul süre içinde ve ilk sözleşme ile aynı koşul ve özelliklerde yapılması halinde olması gereken bedel (makul süre gözetilerek tespit edilecek tarihteki piyasa rayiç bedeli) hesaplattırılarak davaya konu sözleşme ile arasındaki farkın menfi zarar olarak hesaplanmasından ibarettir. ( Yargıtay 6 HD 2022/1512 E- 2023/1398 K sayılı ilamı, aynı Dairenin 2022/954 E- 2023/770 K sayılı ilamı) Somut olayda ; Taraflar arasında 13.02.2018 tarihinde ...... Konutlarının yangın- kalorifer- doğalgaz-çeşme-montaj malzeme ve işçilik yapım işine dair eser sözleşmesi akdedildiği, bu işin karşılığında davalı yüklenici ......'e 10 adet belirtilen özellikte daire ile 300.000 TL'lik evrak verileceği, işin toplam bedelinin 3.800.000 TL olarak götürü usulde belirlendiği görülmektedir. Davalı yüklenici, cevap dilekçesinin 4. sayfasında davacı iş sahibinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve özellikle ödeme yapmamış olması sebebiyle imalatın tam olarak yapılamadığını tevil yollu kabul etmektedir. Aynı taşeron sözleşmesine dayalı ...... tarafından açılan iş bedeli alacağı dosyasında Dairemizin ... E- ... K sayılı ilamında detaylıca belirtildiği üzere ; iş sahibi, eseri kendisinin tamamladığını, yüklenicinin işi terk ettiğini, yani sözleşmenin sona erdiğini kanıtlamakla yükümlüdür. ( Yargıtay 6 HD 2022/3076 E- 2024/175 K sayılı ilamı) Eldeki dosyada ; davalı yüklenicinin 24.10.2019 tarihli sözleşmeden dönme ihtarnamesinin davacı yana tebliği olan 01.11.2019 tarihi itibariyle davalının sözleşmeden döndüğü ve bu tarih itibariyle işten el çektiği hususunda uyuşmazlık söz konusu değildir. ( .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasında yer alan sözleşme feshine ilişkin ihbar evrakları işbu dosyaya da fiziken eklenmelidir.) Dairemiz kabulüne göre aynı sözleşmeden kaynaklanan ve tarafları da aynı olan işbu dosyada ; öncelikle davalı ......'in sözleşmeyi feshinin haklı olup olmadığı ön mesele olarak irdelenmelidir. Zira davalı tarafça sözleşmenin feshi haklı kabul edilir ise davacının menfi zarar talep edemeyeceği açıktır. Bu noktada sözleşmede ayrıksı düzenleme olmaz ise TBK'nın 479. maddesi uyarınca bedelin hangi tarihte muaccel olacağı gözetilerek davalının sözleşme bedelinin ödenmemesi ve varsa davalının süresinde ileri sürdüğü sair fesih sebeplerinin haklılığı öncelikle değerlendirilmelidir. Davalının sözleşme feshinin haklı olduğu kabul edilemez ise de gelinen aşamada birleştirme usulen mümkün olamayacağından ; aynı sözleşmeye dayalı iş bedeli alacağı dosyasında Dairemizin ... E- ... K sayılı ilamında belirtildiği gibi, sözleşmenin götürü bedelli olduğu, işin fiziki oran yöntemine göre yapılma oranının tespit edilmesi, tespit edilen oranın götürü bedele oranlanması suretiyle hak edilen iş bedeli hesabı yapılması gerekecektir. Nitekim Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesince ... eski esas sayılı dosyasında bu doğrultuda yeniden tahkikat yapılarak yeniden hüküm tesis edildiği ve kararın yeniden Dairemiz istinaf inceleme sırasına alındığı görülmektedir. Bu kapsamda ; tarafları ve dayanak sözleşmesi aynı olan Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E- ... K sayılı ilamının kesinleşmesi ( usul ekonomisi uyarınca eldeki dosyada yeniden fiziki oran tespitine gerek olmaksızın) ve dolayısıyla yapılan iş fiziki oranının kesinleşmesi beklenmeli, kesinleşecek fiziki iş oranına göre eksik işlerin neler olduğu gözetilerek, kesinleşen dosya ile uyumlu şekilde, bilirkişi marifetiyle kalan iş kısmının makul yapım süresindeki piyasa rayiç değerlerine göre tamamlatılma bedeli hesap edilerek davacının işin 3. kişilere tamamlatılması nedeniyle vaki menfi zararı üst kısımda belirtildiği şekilde tespit ettirilmeli ve sonucuna göre hüküm tesis edilmelidir. Eldeki dosyada ; birim fiyatlar üzerinden iş oranı tespiti yapılması Dairemizin ... E- ... K sayılı ilamında detaylıca belirtildiği üzere eser sözleşmelerine ilişkin yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun değildir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/11/2024 tarihli, ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan 28.695,40 TL istinaf karar ve ilam harcının İlk Derece Mahkemesince talep halinde kendisine iadesine, 5-İlk derece mahkemesi kararı kaldırıldığından; İİK'nun 36/5. maddesi uyarınca Konya ... İcra Dairesinin ... E. sayılı icra takip dosyasına sunulan ... Bankası / Konya Aydoğdu Şubesine ait, 03/01/2025 tarih, ...... numaralı, 2.434.168,25 TL tutarlı teminat mektubunun talep halinde ilgilisine iadesine, gerekli işlemin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine 6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 7-İstinaf karar tebliği ve harç iade işleminin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 09/02/2026 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸