6. Ceza Dairesi 2010/13650 E. , 2013/20856 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, müstehcenlik HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında, yakınan ...'e yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılm…
**6. Ceza Dairesi 2010/13650 E. , 2013/20856 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, müstehcenlik HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında, yakınan ...'e yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı itiraz yolu açık olup, temyizi olanaklı bulunmadığından, sözkonusu itirazın ise mahalinde değerlendirilmiş olması karşısında; sanık ... savunmanının bu konudaki temyiz istemine ilişkin olarak; dosyanın incelenmeksizin mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, II-Sanık ... hakkında, yakınan ...'e yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanık ... savunmanının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca tebliğname gibi REDDİNE, III-Sanık ... hakkında müstehcenlik suçu ve yakınan ...'ye yönelik hırsızlık suçu ile yakınan ...'e yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; 09.12.2007 tarihli suç yeri araştırma ve inceleme raporu ile aynı tarihli görgü tespit tutanağına göre; sanığın,yakınan ...'ün 43 UH 534 plakalı aracının kapısını zorlayıp, direksiyon alt kısmındaki muhafaza kapaklarını tornavida veya benzeri bir aletle vidalarını söküp, kontak mekanizlarına bağlanan kabloları asılmak suretiyle yerinden çıkararak, direksiyon muhafazasını kırıp, düz kontak yoluyla aracı çaldığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki (2) nolu bozma istemli düşünce; sanık ... hakkkında verilen 03.01.2008 günlü bilirkişi raporu ile 21.04.2008 tarihli Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulunca düzenlenen bilirkişi raporu ve dosya içeriğine göre, arama sonucu ele geçen dizüstü bilgisayar ve flash disk'e doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin görüntülerin sanık tarafından yüklenmesi eyleminin, toplumun örf, anane ve ahlak anlayışına aykırılık taşıyıp, müstehcen olması nedeniyle, tebliğnamedeki (3) nolu bozma istemli düşünce, benimsenmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre;suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak; hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin ''yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsiline'' cümlesinin çıkarılarak yerine “sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderleri oranında ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-Sanık ... hakkında yakınan ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmü incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre;suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; a)Yakınan ...'ün, 06.03.2008 tarihli oturumda, sanık ... savunmanınca zararlarının kovuşturma evresinde giderildiğini belirtmesi; sanık ...'ın, 5237 sayılı TCK'nın 168.maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemediğine ilişkin beyanının olmaması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 168/2.maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullları oluştuğu halde, rızai ve eksiksiz iade sözkonusu olmadığı gerekçe gösterilerek anılan maddenin uygulanmamasına karar verilmesi, b)5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin gözetilmeden, 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı davranılması, IV Sanık ...'ın, yakınanlar ..., ... ve ...'e yönelik hırsızlık; sanık ...'in, yakınanlar ... ve ...'e yönelik hırsızlık ve sanık ...'ın yakınan ...'e yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Aşamalarda atılı suçu kabul etmeyen sanıkların, savunmanlarının aksini çürütecek biçimde dosyada kuşkudan uzak, hukuka uygun, kuvvetli ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığı; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca suç işlemek için örgüt kurmak ve örgüte üye olmak suçundan haklarında teknik takip yapılıp, 09.04.2008 tarih, 2008/1405 soruşturma ve 2008/10601 karar nosu ile kovuşturmaya yer olmağına dair karar verilen sanıklarla ilgili olarak telefon dinleme tutanaklarında yakınanlar ... ve ...'nin araçlarının çalınmasına ilişkin delilin de olmaması karşısında; şüpheli durumun sanıklar lehine değerlendirilip, belirtilen eylemleriyle ilgili olarak beraatlerine karar verilmesi gerekirken, delilerin takdirinde yanılgıya düşülerek, mahkumiyetlerine karar verilmesi, V-Kabule göre de; Yakınan ...'in, 24.11.2007 tarihli kolluk beyanında, 21.11.2007 tarihinde 18.00 sıralarında aracının kapılarını kilitleyip, ikametinin önüne park ettikten sonra 24.11.2007 tarihinde 07.00 sıralarında aracının yerinde olmadığını ifade etmesi, 24.11.2007 günlü görgü ve tespit tutanağında, yakınan ...'in 08.45'te polis merkezine müracaatta bulunduğunun belirtilmesi karşısında; eylemin gece işlendiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğunun karar yerinde gösterilip tartışılmadan, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143.maddesi ile uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanları ile ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09/10/2013 tarihinde müstehcenlik suçu sanığı ...'la ilgili olarak üye ...'un karşı oyu yönünden oyçokluğu, diğer cihetlerden oybirliğiyle karar verildi. KARŞI OY Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık ...’nın dizüstü bilgisayarı ve flash belleğinde ele geçirilen ve sanık ... tarafından yüklenilen görüntülerde; çocukların kullanılmadığı, şiddet içerikli görüntülere yer verilmediği, ölmüş insan bedeni üzerinde cinsel ilişkilerde bulunulmadığı; ancak, anal ilişki, kadın kadına sevişme ve grup ilişkisi şeklindeki doğal olmayan cinsel ilişkilere yer verildiği anlaşılmıştır. Sanık ...’ın aleyhinde, bu görüntüleri kendisinin seyretmesi dışında başka bir amaçla bulundurduğuna dair delil elde edilememiştir. İnternet sitelerinde bu tür yayınlara kolayca ulaşmak mümkün olup, bunları salt bulundurmak suç oluşturmayacağından, adı geçen sanık hakkında atılı suçtan verilen mahkûmiyet kararının bozulması görüşündeyim.