6. Hukuk Dairesi 2011/7695 E. , 2011/12169 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Bakırköy 4.İcra Mahkemesi İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Davacı alacaklılar tarafınd
**6. Hukuk Dairesi 2011/7695 E. , 2011/12169 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Bakırköy 4.İcra Mahkemesi İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Davacı alacaklılar tarafından davalı borçlu hakkında başlatılan 05.04.2010 tarihli icra takibinde; Ağustos/2008 – Nisan/2009 arası ödenmeyen 15.750 TL kira parasından alacaklıların payına düşen 9.000 TL nin tahsili istenilmiştir. Davalı borçlu vekili süresinde verdiği itiraz dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazda kiracı sıfatıyla bulunmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin satış vaadi şeklinde olduğunu buna dayanarak müvekkilinin söz konusu eve bir takım faydalı harcamalar yaptığını bildirmiştir. Mahkemece davalı borçlunun kira ilişkisine karşı çıkmadığı ve borcun ödendiğinin İİK 269/c maddesinde sayılan belgelerle kanıtlanamadığı değerlendirilerek istemin kabulüne karar verilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre kiralanan taşınmazın ortak miras bırakan ...’ndan intikal ettiği, davacılar arasında elbirliği mülkiyetinin söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. Bu duruma göre mirasçılardan biri ya da bir kaçının söz konusu alacak üzerinde tasarrufta bulunabilmesi ve takip yapabilmesi olanaklı değildir. Bu nedenle davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Kabule göre de taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir kira sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı alacaklı takip talepnamesinde 18.08.2008 başlangıç tarihli sözlü kira ilişkisine dayanmış, davalı borçlu ise kira ilişkisine karşı çıkarak, müvekkilinin taşınmazda kiracı sıfatıyla oturmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin satış vaadi şeklinde olduğunu savunmuştur. İİK.’nun 269 ve devamı maddeleri uyarınca başlatılan takiplerde davalı borçlunun kira ilişkisine karşı çıkması durumunda alacaklının bu ilişkiyi İİK.’nun 269/b maddesinde sayılan belgelerle kanıtlaması zorunludur. Ancak bu durumda icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye istenebilir. Olayımızda; davacı karşı çıkılan sözlü kira ilişkisini adı geçen belgelerle kanıtlayamamış olup bu hususun da gözardı edilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle karar bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.