10. Hukuk Dairesi 2020/1218 E. , 2021/1117 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, iş kazasında sürekli iş göremez hale gelen sigortalıya bağlanan gelirler ve yapılan masraflar nedeniyle oluşan kurum zararının davalıdan 506 sayılı Yasanın 26’ncı maddesi kapsamında rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği üzere davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu…
**10. Hukuk Dairesi 2020/1218 E. , 2021/1117 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, iş kazasında sürekli iş göremez hale gelen sigortalıya bağlanan gelirler ve yapılan masraflar nedeniyle oluşan kurum zararının davalıdan 506 sayılı Yasanın 26’ncı maddesi kapsamında rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği üzere davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Eldeki davada davalı ...Ş.’nin, 24.07.2006 tarihinde Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Aksaray, ... ve Karaman illerindeki elektrik dağıtım işinde işletme hakkını, TEDAŞ’tan devraldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece taraflar arasındaki bu devir olgusu irdelenmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.06.2013 tarihli ve 2012/10-1616 Esas, 2013/854 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere “dava dışı TEDAŞ, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında bulunmaktadır. Anılan KHK, Kamu İktisadi Teşebbüslerini İktisadi Devlet Teşekkülleri ve Kamu İktisadi Kuruluşları olmak üzere iki gruba ayırmıştır. Bunlardan İktisadi Devlet Teşekkülleri; sermayesinin tamamı Devlete ait olmak, iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet göstermek ve hususi hukuk hükümlerine tabi bulunmak üzere; Kamu İktisadi Kuruluşları ise, yine sermayesinin tamamı Devlete ait olmak ve tekel niteliğindeki mallar ile temel mallar ve hizmetler üretmek ve pazarlamak üzere kurulmuşlardır. 233 sayılı KHK’nin 1.maddesinde, İktisadi Devlet Teşekküllerinin ticaret şirketleri gibi verimlilik ve karlılık ilkeleri doğrultusunda çalışacakları vurgulanmış, sonraki hükümlerde teşebbüslerin, kuruluş ve müesseseler biçimde teşkilatlanacakları açıklanmış, 16.maddede, kurulacak müesseselerin statülerini ve unvanlarını ticaret siciline tescil ve ilan ettirecekleri, bunların özel hukuk hükümlerine tabi olacakları, sorumluluklarının sermayeleri ile sınırlı bulunduğu, Genel Muhasebe Kanunu ile İhale Kanunu hükümlerinin bunlara uygulanmayacağı, Sayıştay denetimine tabi olmadıkları hükme bağlanmıştır. Kanun koyucunun özel hukuk hükümlerine tabi tutmak suretiyle, bunların birer ticaret şirketi veya tacir olduklarını benimsediği anlaşılmaktadır. Kaldı ki, 28 Mart 1945 tarih 1/6 ve 15 Mart 1950 tarih ve 29/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarının gerekçelerinde de bu kuruluşların özel hukuk tüzel kişisi oldukları belirtilmiştir. Bu aşamada, TEDAŞ’ın ana statüsünün de incelenmesinde yarar bulunmaktadır.