11. Hukuk Dairesi 2011/11566 E. , 2013/13003 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret (İstanbul Denizcilik İhtisas) Mahkemesi’nce verilen 05.05.2011 tarih ve 2008/279-201/170 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.06.2013 günde başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davalı vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğu…
**11. Hukuk Dairesi 2011/11566 E. , 2013/13003 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret (İstanbul Denizcilik İhtisas) Mahkemesi’nce verilen 05.05.2011 tarih ve 2008/279-201/170 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.06.2013 günde başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davalı vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin gemi acenteliği ve brokerlik işi ile iştigal ettiğini, davalı şirketin müvekkilinin brokerlik hizmetlerinden yararlandığını, müvekkili tarafından davalı için gemi temin edildiğini, müvekkili tarafından sağlanan bu hizmet karşılığında komisyon alacağı doğduğunu ancak davalının söz konusu komisyon bedelini ödemediğini, bu amaçla başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkiliyle davacı arasında varılan mutabakat sonucunda, komisyon bedelinin navlun ve demuraj miktarının %1,25’i olarak belirlendiğini ve müvekkili tarafından bu bedelin davacıya ödendiğini, geri kalan %2,5 oranındaki komisyonu ödeme zorunluluğunun bulunmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında ticari bir ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya gönderilen 24/04/2007 tarihli mesajla taşınacak yük için sıralanan birçok detayı takiben son paragrafta toplam %3,75 oranında komisyon içeren gemi kiralama sözleşmesi özetine dayanarak ifadesiyle davalının teyidinin istendiği, davalı tarafından davacıya gönderilen 31/05/2007 tarihli mesajla yük, gemi liman yükleme boşaltma süreleri, tonaj, konişmento gibi birçok konuda bilgi bulunduğu ve son altı satırda komisyon oranının %3,75 oranında olduğuna dair ibare bulunduğu, aynı ibarenin davalı tarafından davacıya gönderilmiş olan 28/02/2007 tarihli mesajda da yer aldığı, söz konusu tutarın davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, dosya içerisine bulunan ve özellikle yazışmalar ile şekillenen ticari ilişki sürecinde başlangıçtan itibaren komisyon oranının %3,75 olduğunu belirten ifadeler bulunmasına rağmen davalının ilk itirazını seferlerin yapılmasından ve davacının faturalarını keşide etmesinden sonra yapmış olması ve tarafların muhasebe defterlerinin yasa karşısındaki durumu birlikte ele alındığında davacının 31/12/2008 tarihi itibariyle davalıdan 10.447,79 USD alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının 10.447,90 USD asıl alacağı olan itirazının iptali ile işlemiş faiz kısmı çıkartılarak, takip tarihinden itibaren asıl alacağa kamu bankalarınca USD ye verilen en yüksek yıllık faiz oranının tahakkuku ile fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru TL karşılığı üzerinden takibin devamına ve asıl alacak üzerinden hesap olunan %40 oranında icra inkar tazminatı tutarı olan 5.182,50 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1– Mahkemece verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, bu temyiz dilekçesi hakime havale ettirilmiş ise de, temyiz defterine kaydettirilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin hakime havale ettirilmesi ile yetinilmiştir. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 esas,1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK`nın 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK'nın uygulanması gerekmemektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2– Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, gemi brokerliği işleminden kaynaklanan komisyon alacağına ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, komisyon ücretinin oranının tespiti noktasında toplanmaktadır. Davacı vekili, müvekkilinin gemi acenteliği ve brokerlik işi ile iştigal ettiğini, davalı şirketin müvekkilinin brokerlik hizmetlerinden yararlandığını, müvekkili tarafından davalı için gemi temin edildiğini, müvekkili tarafından sağlanan bu hizmet karşılığında komisyon alacağı doğduğunu ancak davalının söz konusu komisyon bedelini ödemediğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı taraf ise komisyon oranının %1.25 olarak belirlendiğini, daha önceki ticari ilişkilerinin hep bu oran üzerinden gerçekleştiğini, geminin bizzat acente elinde olması ya da birden fazla sayıda acente bulunması halinde davacı tarafça ileri sürülen oranın uygulanmakta olduğunu savunmuş, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında önceye dayalı ticari ilişki olduğu, bu kapsamda davacı tarafça düzenlenen ve davaya konu olmayan faturaların davalı tarafça ödendiği dosya kapsamı itibari ile çekişmesiz olmakla birlikte, dosya içinde örneği mevcut, icra takibine ve davaya konu faturalar incelendiğinde, bir kısmının fark faturasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, davacı tarafça, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak, davalıya hangi tarihlerde hangi hizmetlerin sunulduğu ve bu kapsamda dosyaya sunulan faturaların hangi hizmetlere matuf olduğu, dava konusu hizmetlere ilişkin olarak başkaca komisyoncuların bulunup bulunmadığı, varsa davacı tarafça bu kişilere ödeme yapılıp yapılmadığı hususları incelenip değerlendirilmiş değildir. Bu durumda, öncelikle taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi taşımalardan kaynaklandığı ve yapılan taşımalara ilişkin olarak hangi faturaların düzenlendiği detaylı şekilde belirlendikten sonra, davalı tarafça, komisyon oranının %1,25 oranında olduğu savunulduğuna göre, mahkemece, davaya konu olan tüm faturalar davacı defterleri kapsamında incelenip değerlendirilerek, uyuşmazlıkla ilgili olarak, %1,25 oranında komisyon tahsilatının yapılıp yapılmadığı, davacının öncelikle komisyon oranını %1,25 oranı üzerinden tahsil edip sonradan geri kalan %2,5 oranındaki alacağına ilişkin olarak fark faturası düzenleyip düzenlemediğinin tespiti ile sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 691,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 21.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.