15. Ceza Dairesi 2012/8350 E. , 2014/1725 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tü…
**15. Ceza Dairesi 2012/8350 E. , 2014/1725 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır. Şikayetçinin sahibi olduğu ....isimli kitap evinde depo sorumlusu olarak çalışan sanığın, şikayetçinin bir iş gezisi için il dışında bulunduğu sırada, iş yerine ait depoda bulunan; ancak miktarı tespit edilemeyen kitapları şikayetçinin bilgisi ve rızası olmadan tanıdığı şahıslara vermek suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; Oluşa, sanığın ikrar içeren savunmalarına, şikayetçinin aşamalardaki beyanlarına, tanık anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; depo sorumlusu olarak şikayetçiye ait iş yerinde çalışan sanığın, şikayetçinin bilgisi ve rızası olmadan depodaki kitapların bir kısmını tanıdığı kişilere vermesi şeklinde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Sanığın, söz konusu eylemini, 02.04.2008 ve 05.04.2008 tarihlerinde olmak üzere iki kez aynı şikayetçiye yönelik gerçekleştirmek suretiyle, 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü birden fazla ihlal ederek, değişik zamanlarda birden fazla kez menfaat temin etmiş olduğunun anlaşılması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi hususu aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 03.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.