İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 2008/... sayı ile tescilli “... ...” markasına dayanarak davacının 2018/59957 sayılı “...”, 2019/30220 sayılı “nuawrap” gibi bir kısım marka başvurularına itiraz etmekte ve iptali için davalar açmakta olduğunu, davacının tescil talep ettiği …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1703 KARAR NO : 2026/103 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 22/06/2023 NUMARASI : 2020/360 E. - 2023/144 K. DAVANIN KONUSU: Markanın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 2008/... sayı ile tescilli “... ...” markasına dayanarak davacının 2018/59957 sayılı “...”, 2019/30220 sayılı “nuawrap” gibi bir kısım marka başvurularına itiraz etmekte ve iptali için davalar açmakta olduğunu, davacının tescil talep ettiği 24. sınıftaki emtialar üzerinde davalı dayanak markasının gerçekte kullanılmadığını tespit ettiklerini, davalıya ait 2008/... sayı ile tescilli “... ...” markasının 26.10.2009 tarihinde tescil edildiğini, tescil tarihinden bugüne 11 yıllık bir süre geçtiğini, davalının bu süre zarfında markasını tescilli olduğu 24. sınıftaki “Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri (bayraklar, flamalar, mendiller dahil).” ürünleri üzerinde kullanmadığını belirterek, davalının Türk Patent nezdinde 26.10.2009 tescil tarihli ve 2008/... sayı ile tescilli “... ... ” markasının 24. sınıftaki kullanmadığı tüm ürünler bakımından iptalini ve sicilden terkinini talep ettiği görülmüştür. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu davayı ikame etmede herhangi bir hukuki yararının bulunmadığını, “...” markasının 24. sınıfta uzun zamandır nizasız ve fazılasız olarak ciddi şekilde kullanıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2020/360 esas, 2023/144 karar sayılı, 22/06/2023 tarihli kararı ile; "Davalının davaya konu 2008/... numaralı “... wellness - spa” ibareli markanın 03 / 05 /07 / 08 / 09 / 14/ 18 / 21 / 24 /28 / 29 /30/ 32/33/ 40/ 45 / sınıflarında tescilli olduğu, dava konumuzun ise 24. Sınıftaki emtialara ilişkin olduğu, markanın kullanılmasına ilişkin 6769 Sayılı SMK' nın 9. Maddesine göre tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı bir sebep olmaksızın tescil edildiği, mal veya hizmetler bakımından Türkiye' de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına 5 yıl kesintisiz ara verilen markaların iptaline karar verilir. Buna göre öncelikle davacının ... ibareli markanın tescili için 2008/... numarası ile başvuru yaptığı ve iş bu davaya konu marka gerekçe gösterilerek başvurunun reddedildiği bu sebeple davacının davayı açmakta hukuki menfaatinin olduğu, esas yönünden yapılan incelemede ise davalı tarafından sunulan deliller incelendiğinde, davalı şirketçe dosyaya bir takım belge ve evraklar sunulduğu bu belgeler ile ... ibaresinin yer aldığı tekstil ürünlerine ilişkin satış belgelerinin olduğu fakat içerisinde mali müşavir bilirkişinin de bulunduğu heyetçe yapılan değerlendirmede bu belgelerin resmi evrak niteliğinde olmadığı, düzenleme evrak şeklinde olup değerlendirmeye alınamayacağı, davalı tarafından kullanıma ilişkin resmi evrak niteliğinde ticari belge, fatura v.s. Sunulmadığı, yine davalı şirkete ait otel içerisinde yer alan bir takım tekstil ürünleri üzerinde “... wellness - spa” ibaresinin yer aldığı görülmüş ise de bu hizmetin 24. Sınıfta yer alan tekstil ürünleri emtialarında değil, spa hizmetleri, güzellik ve bakım hizmetleri alanında otel müşterilerine sunulan herhangi bir marka üretim ve satış faaliyetine dahil olmayacak ciddi bir kullanım olmadığı sonucuna ulaşıldığı, hüküm kurmaya el verişli 30/03/2023 tarihli bilirkişi raporundaki ciddi kullanım olmadığı yönündeki görüş doğrultusunda davanın KABULÜ ile, davalı adına tescilli 2008/... numaralı markanın 24. sınıfta yer alan dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar, ev tekstili ürünleri (bayraklar, flamalar, mendiller dahil) emtiaları yönünden kullanılmama nedeniyle iptaline" karar vermiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... ... markasının müvekkili şirket tarafından iptali istenen sınıfta aktif bir şekilde ticaret hayatında kullanılmakta olduğunu, markanın kullanıldığının kesin delillerle ispatlanmış olduğunu, bu konuda alınan bilirkişi raporlarını dosyaya sunmuş olduklarını, davacı tarafın usulü olarak süresi geçmiş, açma hakkı olmayan ve reddedilmesi gereken bir davayı açmış olmakla birlikte karşı tarafın bu davayı açmakta hukuki bir yararı olmadığını, müvekkili firmanın tanınır bir firma olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının dosyaya sunduğu belgelerin ... markasının kullanıldığını kesin olarak kanıtlamadığını ortaya koyduğunu, dosyadaki ve emsal dosyada alınan esas bilirkişi raporlarında davalının ... markasını 24.sınıfta kullanmadığının iki ayrı heyet tarafından tespit edildiğini, davalının mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, davalının dosyaya sunduğu belgelerin ... markasının kullanıldığını kesin olarak kanıtlayamadığını, tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; davalı adına tescilli 2008/... numaralı ''... ...'' ibareli markanın 24. sınıfta kullanılmama nedeni ile iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından davacının hukuki menfaatinin bulunmadığı ve markasının ciddi şekilde kullanıldığından bahisle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Somut uyuşmazlık kapsamında, davalı vekili tarafından davacının markanın iptali davasını açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı istinaf sebebi yapılmış ise de SMK'nın 26/2 maddesi gereğince ''ilgili kişilerin'' markanın iptalini isteyebileceği düzenlenmiş olup davacı tarafın iptali istenen marka yönünden ilgili kişi olup huzurdaki davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu anlaşılmıştır.Markanın kullanılmama nedeni ile iptali istemi yönünden SMK'nın 192/1. maddesi uyarınca 26. maddesinin, Kanun'un yayımı tarihinden itibaren 7 yıl sonra yürürlüğe gireceği belirtilmekle SMK'nın geçici 4. maddesine göre SMK'nın 26. madde hükmünün yürürlüğe girmesinden önce açılan dava kapsamında iptal yetkisinin mahkemeye ait olduğu, bu kapsamda dava tarihi itibari ile henüz anılı yasal düzenleme yürürlüğe girmediğinden dolayı uygulanması gereken SMK'nın 26/1-a bendi ile 9/1. maddesi kapsamında tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği anlaşılmıştır. Markanın kullanıldığını ispat yükü ise davalı taraf üzerinde olup davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığının ispatlanması gerekmektedir. Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 30. maddesi gereğince; 29. madde kapsamında sunulan delillerin, tarafların başka bir bilgiye ihtiyaç duymaksızın değerlendirme yapabilmesine ve görüş oluşturabilmesine imkân verecek şekilde açık, anlaşılır ve güvenilir nitelikte olması gerekmektedir. İtiraz sahibi tarafından sunulan delillerin itiraza konu markanın tescilli olduğu mal veya hizmetler bakımından kullanımın niteliği, yeri, zamanı, kapsamı ve markanın kullanım şekli hususlarına dair yeterli bilgiyi içermesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlığa bakıldığında ise davalı tarafın dosyaya sunmuş olduğu “...” ibareli bornoz, kimono, havlu ve terlik satışına ilişkin ciddi kullanıma elverişli şekilde açık, anlaşılır bilgilerin yer almadığı faturaların ve föylerin (foliolar) tek başına SMK m. 9. kapsamında “...” ibareli markaların 24. sınıfa dahil “Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri (bayraklar, flamalar, mendiller dahil).” emtialarda “ciddi kullanımı” ispata elverişli olmadığı, davalı yana ait ticari defterler içinde yer alan Maliye Bakanlığı logolu faturalar incelendiğinde, faturaların üzerinde "...." ibaresinin yer aldığı, bu fatura içeriklerinde "Konaklama Bedeli", "Ekstra Harcama Bedeli" gibi ibarelere yer verildiği, bu faturalarda "..." ibareli bornoz, kimono, havlu ve terlik satışı yapıldığına ilişkin açık bir kayda yer verilmediği, "..." ibareli bornoz, kimono, havlu ve terlik satışına ilişkin kayıt bulunan evrakların ise davalı yanca tek taraflı olarak tanzim edilmiş fatura niteliğini haiz olmayan çıktılar olduğu, böylece emsal gösterilen talimat raporlarının da incelendiği, mevcut delil durumuna ve denetime elverişli bilirkişi raporlarına göre, davalının dava konusu markayı, iptali istenen 24. sınıfta ( dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar, ev tekstili ürünleri (bayraklar, flamalar, mendiller dahil) emtialarında) ciddi olarak kullandığına ilişkin ispat külfetini yerine getiremediği, davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için, pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan malların menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığı ispatlanamadığından, davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleri kapsamında davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 22/06/2023 tarih ve 2020/360 E., 2023/144 K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 22/01/2026