Başvuru, ceza infaz kurumunda infaz görevlileri tarafından darbedilme ve olaya ilişkin ceza soruşturmasının etkili yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda infaz görevlileri tarafından darbedilme ve olaya ilişkin ceza soruşturmasının etkili yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 3/5/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: 1969 doğumlu olan başvurucu, olay tarihinde Amasya E tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) hükümlü olarak kalmaktadır. Başvurucu, ceza infaz kurumunda kaldığı sırada kötü muameleye maruz kaldığını ileri sürmekle birlikte bireysel başvuru formunda olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin bir açıklamada bulunmamıştır. Başvuru formunda infaz kurumundayken kameranın görüş açısı dışında kalan bir noktada 45 dakika durmaksızın işkence gördüğünü, bunun doktor raporuyla sabit olduğunu ifade etmiştir. Kötü muamele iddialarına ilişkin soruşturma evrakına ve özellikle Başsavcılığa verdiği suç duyurusu dilekçelerindeki anlatımına göre başvurucu 4/11/2016 tarihinde, Çorum L Tipi Ceza İnfaz Kurumundan olayın yaşandığı Amasya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmiştir. Haksız yere hüküm giydiğini düşünen başvurucu, hem yeniden yargılamasının yapılması talebini içeren hem de ailesine yakın olması nedeniyle Çorum'da bulunan ceza infaz kurumuna gönderilmesi talebini içeren sayısız başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, iddiasına göre bu istekleri karşılanmadığı gibi bir süre sonra yazılı başvurularının ceza infaz kurumu idaresi tarafından işleme dahi alınmaması sebebiyle ceza infaz kurumu müdürüyle problemler yaşamaya başlamış; ceza infaz kurumu müdürünün öncesinde uyarması, daha sonra ise tehdit etmesi üzerine bu hususlarda da başvurular yapmıştır. Bunun üzerine iki defa koğuşu değiştirilerek öncesinden sorunları olan hükümlüE.B.nin bulunduğu koğuşa yerleştirilmiştir. Başvurucu 29/9/2017 tarihinde hükümlü E.B. ile aralarında çıkan kavga üzerine koğuşa giren infaz koruma memurları S., A., ve Başgardiyan O.Y. tarafından dışarı çıkarıldığını, önce koğuş kapısının önünde, kameraların göreceği bir noktada Başgardiyan O.Y.nin iki üç kez vurduğunu, daha sonra kameraların kayıt yapamayacağı bir odaya götürüldüğünü, burada infaz koruma memurlarının kendisini falakaya yatırdığını, yaklaşık yarım saat boyunca yine O.Y.nin copla ayağına vurduğunu, bu şekilde falaka altındayken hakarete uğradığını, O.Y.nin makatına cop soktuğunu, bir süre sonra başka bir odaya alındığını ve bu esnada infaz koruma memuru S.nin üzerine işediğini, 15-20 dakika kadar sonra odaya giren Ceza İnfaz Kurumu Müdürü A.Ç.nin hakaret ettiğini ve iki kez kafasına vurduğunu iddia etmiştir. Altı infaz görevlisi başvuruya konu olay hakkında aynı gün iki tutanak tutmuştur. Bu tutanaklara göre E Blok 7 No.lu odada kalan başvurucunun koğuşta barındırılan diğer hükümlülere sövmesine aynı koğuşta kalan hükümlü E.B.nin itiraz etmesi üzerine başvurucu, E.B.ye vurmaya çalışmış; koğuşta bulunanların araya girmeye çalışmasına rağmen bu iki hükümlü arasındaki tartışmanın büyümesi nedeniyle müdahale ekibi koğuşa girerek her iki hükümlüyü ayrı ayrı olacak şekilde müşahade odalarına koymuştur. Olayda başvurucu ile diğer hükümlü birbirlerine karşı fiziksel bir şiddet uygulamamakla birlikte başvurucu müşahade odasına alındığı sırada infaz memurlarına hakaret ve tehditte bulunmuştur. Kurum Müdürü ve beş infaz görevlisi 4/10/2017 tarihinde olay hakkında bir tutanak daha tutmuştur. Bu tutanağa göre E Blok 7 No.lu koğuştasaat 30'da başvurucu ile hükümlü E.B. arasında tartışma çıkması üzerine her iki hükümlü de koğuştan alınarak ayrı ayrı olacak şekilde müşahade odalarına alınmıştır. Olayda suçu olmadığı anlaşılan E.B. koğuşuna gönderilmiş ancak başvurucu müşahade odasında barındırılmıştır. Başvurucunun barındırıldığı müşahade odası arandığında odada bir poşetin içinde hükümlüye ait dışkıyla kirlenmiş iç çamaşırları, küçük çekpas sopası, bu sopanın ucuna geçirildiği sanılan ve kayganlaşması için bulaşık deterjanı sürülmüş olan naylon parçası ve ucu soyulmuş tuvalet fırçası bulunarak emanete alınmıştır. Başvurucu 7/9/2017 ile 6/2/2018 tarihleri arasında farklı konularda birçok suç duyurusunda bulunmuştur. Amasya Cumhuriyet Başsavcılığınca her biri için soruşturma başlatılmış, bu suç duyuruları sonuç olarak tek bir dosyada birleştirilmiştir. 2/10/2017 tarihinde Amasya Adliyesine bu soruşturma için ifade vermek üzere götürülen başvurucu, ceza infaz kurumunda kendisine kötü muamelede bulunulduğunu, fiilî livata yapıldığını iddia etmiş ve bu iddiası Başsavcılıkça aynı soruşturma dosyası kapsamında değerlendirilmiştir. Başvurucu, Ceza İnfaz Kurumuna döndüğünde Kurum Müdürü başvurucunun ayaklarınıkontrol etmiş; sol ayağın başparmağının üstü ve arasında morluk tespit etmiştir. 4/7/2017 tarihli tutanakta, tespit edilen bu morlukların başvurucunun iddia ettiği darp şekline uymadığı, başvurucunun Başsavcılıkta ifade vereceğini bildiği ve darbedildiği iddiasını güçlendirmek için bunu kendisinin yaptığının anlaşıldığı değerlendirmesi yer almaktadır. Başvurucunun kaldığı müşahade odasında yapılan aramalar sonucu elde edilen bulgular incelenmek üzere Ankara Merkez Jandarma Kriminal Laboratuar Amirliğine gönderilmiştir. Alınan 7/11/2017 tarihli uzmanlık raporu ile yapılan incelemeler sonucunda tuvalet fırça sapıuç kısmından alındığı belirtilen svap numunelerinden erkek bir bireye ait DNA tespit edildiği sonucuna varıldığı anlaşılmıştır. Başvurucuya ait 2/10/2017 tarihli geçici genel adli muayene raporunda "sol ayakta başparmak ve parmaklarda ekimoz, tabanda ekimoz, sağ ayakta ekimoz" bulgularına yer verilmiştir. İlgili rapora istinaden başvurucu, Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilmiştir. 11/10/2017 tarihliraporda "glabella üzerinde 1 cm lik 1 lineer sıyrık, sol göz altı dış kenarda 0,5 cm lik ekimoz, her iki ayak tabanında ve ayak sırtında ekimoz alanları olduğu, geçmiş öyküsü olan kulakta çınlama ve işitme testinde kulakta yüksek frekanslara doğru düşüş tespit edildiği ancak bu bulgunun akut bir hadise ile ilişkili olmadığı, yapılan perianal ve anal muayenesinde darp izine rastlanmadığı" belirtilmiş, başvurucunun yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığı ve kişinin üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu tespitine yer verilmiştir. Başvurucunun kendisini darbettiğini iddia ettiği infaz koruma memurları soruşturma kapsamında alınan ifadelerinde olayı ve suçlamaları kabul etmediklerini beyan etmişlerdir. Başvurucunun kendisini darbettiğini iddia ettiği Kurum Müdürü A.Ç.nin ifadesi şöyledir:"Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben Amasya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 1 müdürü olarak görev yaparım, infaz kurumunda hükümlü olarak bir süre kalan Hünkar Taşdan Cumhurbaşkanlığına yazdığı dilekçeden dolayı değil Ankara da eşinin kardeşine yazdığı mektupdan dolayı istihbarat tarafından sorgulanmıştır, ben kesinlikle Hünkar Taşdan'ı kurumdan nakil çıksa bile işkence yapacağım şeklinde söz söylediğim doğru değildir, ayrıca ben kesinlikle Hünkar'a vurmadım, başka bir personelin de vurduğunu görmedim, mahkumlar kendi arasında kavga yapmıştır, bu sebepten yaralanma olmuştur, kendisi ceza infaz kurumumuzdan ayrılmak için bizi de sıkıntıya sokabilecek bir çok girişimde bulundu, bu çerçevede makatına tuvalet fırçası sokma girişimi de oldu, kendisi müşahadeye alındığında falakaya tabi tutulduğu izlenimi vermek için muhtemelen mazgal demirlerine ayakları ile vurmuştur, bunu şuradan anlıyorum, falaka olsa yanlızca ayak ortasından yaralanmalar olması gerekir, kendisinin ayağının baş parmağından itibaren, baş parmak araları dahil ayağının bu kısımları mor idi, adli raporda da anlaşılacağı üzere makatına sokulan bir şey yoktur, kendisi bunu denemiş becerememişitr, böyle bir girişimimiz olsa, bunu yapardık, üzerime atılı bulunan suçlamayı kabul etmiyorum" Başsavcılık 19/7/2018 tarihinde şüpheli infaz memurları hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı vermiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"... Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, Hünkar Taşdan'ın cezaevinde bir çok karıştığı olay nedeniyle disiplin soruşturması geçirdiği, kaldığı koğuşlarda uyumsuzluk gösteridği, son yaşadığı hükümlüler arasında kavga olayı sonrası müşahade odasına alınmasına ve geçirdiği disiplin soruşturmalarına tepki olarak cezaevi yönetimini zor durumda bırakmak, adli soruşturma geçirmelerini sağlamak amacıyla kendisine tuvalet fırça sapını sokmaya çalıştığının kuvvetle muhtemel olduğu, zira kriminal incelemenin de bu durumu ortaya koyduğu, ayaklarındaki yaralanmaları da kendisinin ayaklarını mazgal demirlerine vurmak suretiyle yapabileceği, anal muayenede de livata veya jop sokma durumuna ilişkin bir durumun da bulunmadığı değerlendirildiğinde müştekinin beyanlarının soyut beyanların ötesine geçmediği, Müştekinin bir çok nakil talebi ile ilgili de dilekçesinin bulunduğu, Tüm soruşturma evrakı kapsamından anlaşılmakla, Şüpheliler hakkında üzerine atılı suçlarından dolayı ayrıntıları yukarıda açıklanan gerekçelerle yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi sebebi ile KAMU ADINA KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA... [karar verildi.]" Başvurucunun Başsavcılık kararına yaptığı itiraz; Amasya Sulh Ceza Hâkimliğinin 5/4/2019 tarihli kararıyla, olayın yaşandığı ceza infaz kurumuna ait güvenlik kamerası görüntülerinde başvurucunun darbedildiğine ilişkin iddiasını destekleyecek bir görüntüye ulaşılmadığı, Başsavcılığın karar gerekçelerinin yerinde olduğu değerlendirilerek reddedilmiştir. Başvurucu 3/5/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.