T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1090 Esas KARAR NO: 2026/81 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/01/2024 NUMARASI: 2017/531 E. - 2024/69 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) KARAR TARİHİ: 20/01/2026 K.YAZILDIĞI TARİH: 20/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen do…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1090 Esas KARAR NO: 2026/81 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/01/2024 NUMARASI: 2017/531 E. - 2024/69 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) KARAR TARİHİ: 20/01/2026 K.YAZILDIĞI TARİH: 20/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davacı şirket aleyhine yapılan icra takibinden, 30/05/2017 tarihinde haricen haberdar olduklarını, söz konusu icra talebine konu olan Türkiye Garanti Bankası ...Şubesi'nin ...çek numaralı, .../05/2017 keşide tarihli, 87.000,00-TL bedelli çekle ilgili süresi içerisinde İstanbul 17.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/321 Esas sayılı dosyası ile söz konusu çek üzerindeki davacı şirketin cirosuna (imzaya), borca ve tüm ferilerine ayrıca ve açıkça itiraz edildiğini, davacı şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı alınarak başlatılan icra takibi ile ilgili de çek bedelinin ihtiyati haciz tutarı olanı 87.000,00-TL'nin icra dosyasına ihtirazi kayıtlı olarak yatırıldığını, söz konusu icra dosyası ile ilgili de İstanbul 17.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/321 Esas sayılı dosyası ile de tedbir kararı talep edildiğini, İcra Hukuk Mahkemesinin hangi gerekçeye dayandığını bilmedikleri nedenlerle tedbir taleplerini reddettiğini, davacı şirket aleyhine yapılan icra takibine konu çekteki, müvekkilinin şirket kaşesi üzerindeki imza/cironun davacı şirket yetkilisine ait olmadığını, işbu çekin davacı şirketin ticari defter kayıtlarında teslim alınıp keşide edildiğine dair herhangi bir ibarenin de mevcut olmadığını, dosyaya ibraz ettikleri vekaletnameden dahi anlaşılacağı üzere davacı şirketin imzası ile çek üzerindeki cironun açıkça örtüşmediğini, davacı şirket aleyhine kötü niyetli bir takip yapıldığını, ilgili icra takibinin ihtiyati haciz olması nedeniyle ödeme emri gelmeden davacı şirketin malvarlığı ile ilgili ihtiyati haciz işlemleri yapıldığını, davacı şirket aleyhine yapılan bu icra takibini durdurmak için çek bedelini ihtirazi kayıtlı olarak icra dosyasına yatırmak zorunda kaldıklarını, herhangi bir hak kaybına uğramamak için işbu çek bedelinin alacaklıya ödenmesinin engellenmesi ve söz konusu icra dosyasına dava sonuçlanıncaya kadar tedbir konulmasının acilen gerektiğini, davacı şirketin yaklaşık 40 küsur adet taşınmazı, 80 küsur adet aracının bulunduğunu, işbu malvarlığına ihtiyati olarak taşkın haciz konulmasına rağmen 87.000,00-TL bedelli borç için davacı şirket ilgili kayıtlarında herhangi bir haciz şerhi bulunmayan malvarlığına ihtiyati haciz konmasının karşı tarafın kötü niyetini ispatladığını, aylık 40 milyonun üzerinde cirosu olan ve hatırı sayılır malvarlığına sahip davacı şirketin, .../05/2017 vadeli, 87.000,00-TL bedelli çeki ödememesinin düşünülemeyeceğini, icra takibine konu çekte davacı şirketin ciranta olduğunu ve şirket ticari kayıtlarında ...numaralı bir çekin giriş çıkışının mevcut olmadığını, söz konusu icra takibinin tedbiren durdurulmamasının ilerde telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açacağını belirterek, davanın kabulü ile Türkiye Garanti Bankası, ...Şubesi'nin, ...çek numaralı, .../05/2017 keşide tarihli, 87.000,00-TL bedelli çek ile ilgili davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine, dava sonuçlanıncaya kadar dava konusu çekle ilgili davalı tarafça başlatılan İstanbul 33.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin öncelikle teminatsız, olmaz ise uygun bulunacak teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasına, haksız olan alacaklı-davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata, alacağın %10'u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin bir faktoring firması olup, faktoring işlemleri neticesinde çeki devraldığını, davaya konu 87.000,00 TL bedelli çekin faktoring işlemi kapsamında taraflarından önce ciranta olarak bulunan ... Tic. Ltd. Şti.'nden faktoring işlemi neticesinde devralındığını, davalının kanuna uygun olarak faktoring sözleşmesi ile birlikte çeki kendisinden önceki ciranta olarak bulunan ... Tic. Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişkiyi gösterir çekin alımına sebep olan irsaliyeli fatura ile birlikte devraldığını, karşılık olarak da çek bedelini müşterisi ... Tic. Ltd. Şti.'ne ödediğini, davalı tarafından faktorig işlemi neticesinde faturayla birlikte devralınan çeke ilişkin faktoring sözleşmesi ve çekin alımına sebep olan çeki tevsik eden belge niteliğinde olan fatura ile hangi faturanın hangi çeke ilişkin olduğunu gösterir ve hangi çekin faktoring işlemine tabi tutulduğunu belgeleyen alacak bildirimi formu ile çek bordrosu ve dekont mevcut olduğunu, kısacası bir faktoring şirketi olan davalı şirket tarafından faktoring sözleşmesine bağlı olarak tüm yasal koşullar altında çeki devraldığını, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9. maddesinin 2 nolu fıkrası gereğince faktoring şirketlerinin çeki devralırken çeki tevsik eden belge niteliğinde bulunan taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösteren faturanın mevcudiyetinin yeterli görüldüğünü, iyi niyetli davalı şirketin çek üzerindeki ciranta olan davacının imzasının sahte olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığını, çekteki imzanın sahte olup olmadığı hususunda hukuken de bir araştırma yapma mecburiyetinin bulunmadığını, davalının sadece çek alma hususunda faktoring yasasına uygun olarak müşterisinden devraldığı çekteki alacağı tevsik eden fatura ve benzeri belgelerin var olup olmadığını araştırma konusunda sorumluluğunun bulunduğunu, bu sorumluluğunu da hukuka ve yasalara uygun olarak yerine getirdiğini, davalının yasanın üzerine yüklediği tüm sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davaya konu çeki hukuka uygun olarak faktoring sözleşmesi ile çekin alımına sebep olan fatura ile birlikte devralan iyi niyetli meşru hamil konumunda 3.şahıs olduğunu, davacının davalıya karşı iddialarını kesinlikle ileri süremeyeceğinin aşikar olduğunu, davaya konu çekin yasalara uygun olarak faktoring işlemine tabi tutulduğunu belirterek, haksız davanın ve karşı tarafın tüm taleplerinin reddine, lehine tazminata hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi 25/01/2024 tarihli 2017/531E. - 2024/69K. sayılı kararıyla; "...Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Uyuşmazlığın İlgi ... Tic. Ltd Şti Tarafından keşide edilen Türkiye Garanti Bankası A.Ş. ...İstanbul Şubesi'ne ait ...seri nolu .../05/2017 tarihli 87.000,00 TL bedelli çekteki lehtar imzasının davacıya ait olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır. Dava konusu Türkiye Garanti Bankası A.Ş. ...İstanbul Şubesi'ne ait .../05/2017 keşide tarihli, ... seri nolu, lehtarı ...A.Ş olan, 87.000- TL'lik çekin arka yüzünde davacı şirkete atfen atılmış imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı şirket yetkilileri ... ve ...'ün eli ürünü olmadığı grafolog bilirkişi raporuyla tespit edilmekle imza defi herkese karşı ileri sürülebileceğinden ve mutlak defi olduğundan (emsal için bknz. Yargıtay 19. H.D. 2016/12994 E. 2017/7340 K. sayılı ilamı )davacının dava konusu çek nedeni ile davalıya borçlu olmadığı anlaşılmakla davanın kabulü ile davacının dava konusu Türkiye Garanti Bankası A.Ş. ...İstanbul Şubesi'ne ait ...seri nolu .../05/2017 tarihli 87.000,00 TL bedelli çek nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına konu, Türkiye Garanti Bankası ...Şubesinin ...çek numaralı, .../05/2017 keşide tarihli, 87.000,00 TL bedelli çekten ötürü davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Kötüniyet tazminatı talebinin reddine..." karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; alınan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, yeterli inceleme yapılmadan, yüzeysel bir rapor hazırlandığını, bilirkişi raporuna itirazları göz ardı edilerek Mahkemece raporun hükme esas alındığını, Bilirkişi raporunun mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişli olmadığını ve mukayese edilen imzaların hangi nedenlere dayanarak farklı olduğunun şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ortaya koyulmadığını, Müvekkili şirketin Faktoring Sözleşmesi gereğince üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini, çekin iyiniyetli meşru hamili olduğunu, Müvekkilinin çeki tevsik eden belge niteliğindeki faturanın mevcut olduğunu tespit etmesinin yeterli olduğunu, kanunen kendisinin başka bir sorumluluğu bulunmadığını, Müvekkilinin senet üzerinde iyiniyetli 3. kişi hamil konumunda olduğunu, Davacının vekaletname yoluyla 3. kişilere kambiyo senedi düzenleme ve cirolama konusunda vekaletname verip vermediğinin, eğer verdiyse bu 3. şahıslara ait bilgilerin ve imza örneklerinin istenilmediğini, gerekli incelemenin yapılmadığını, Noterler Birliği'nden 3. kişilere bu konuda vekaletname verilip verilmediğinin sorulmadığını, eksik incelemeye dayalı Adli Tıp Kurumu raporu ile bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini belirterek, yargılama sırasında ve işbu dilekçede ayrıntılı olarak izah edilen ve Mahkemece re'sen nazara alınacak sair hususlar doğrultusunda öncelikle İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından eksik inceleme ve araştırma neticesinde tesis olunan 25/01/2024 tarihli, 2017/531 Esas, 2024/69 Karar sayılı hukuka, hakkaniyete, usul ve yasaya açıkça aykırı nitelikteki kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini, akabinde de esastan yapılacak inceleme neticesinde hüküm kurmaya elverişli bir bilirkişi raporu temin olunmasının ardından istinaf taleplerinin kabulü ile haksız nitelikteki vaki davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklısının ... A.Ş. olduğu, borçlusunun İlgi ...Tic Ltd. Şti. , ......Tic. A.Ş. , ...Tic. Ltd. Şti. , ..., ... Tic. Ltd. Şti. oldukları, davaya konu çekle ilgili kambiyo senedine istinaden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır. Takibe konu çek örneği incelendiğinde; Garanti Bankası ...Şubesi'ne ait ...seri numaralı, .../05/2017 tarihli, 87.000,00 TL bedelli çek olduğu, keşidecinin İlgi ... .... İlet. San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şirketi, lehtarın ...A.Ş. olduğu, çekin arkasında sırasıyla ...İth. İhr. İth. ve Gıda Mad. Paz. San. A.Ş., ... Paz. Dağ. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şirketi, ...Hizm. ... Tic. Ltd. Şti. ve ... A.Ş.'ye ait ciroların bulunduğu, 15/03/2017 tarihinde bankaya ibraz edildiği ve hesap sahibinin imzasını taşımadığından işlem yapılmadığının yazıldığı tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan 23/03/2022 tarihli rapor incelendiğinde; "...İnceleme konusu çekin arka yüzünde 1. ciro ''....... ve TİC.A.Ş.'' kaşe izi üzerinde atılı olan imzanın teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay, karalama tarzında imza olması nedeniyle söz konusu imzanın aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...'ün eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği..." yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince grafolog bilirkişi ...'dan alınan 24/08/2023 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; inceleme konusu çek aslı arka yüzündeki 1.ciro imzasının mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı ... ve ...'ün eli ürünü olmadığına dair görüş bildirildiği anlaşılmıştır. İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/321 Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacının aynı icra takibiyle ilgili imza itirazında bulunduğu, tarafların aynı olduğu, adli belge ve imza incelemesi konusunda uzman bilirkişi Mehmet Kocabadak'tan alınan 03/04/2018 tarihli bilirkişi raporu ile davaya konu çekin arkasındaki ciro imzasının davacı şirket yetkilisi ...'ün eli ürünü olmadığına dair görüş bildirildiği, UYAP üzerinden yapılan incelemede, 10/05/2018 tarihli, 2018/464 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve takibin durdurulmasına karar verildiği, davalının istinaf talebinin reddedildiği tespit edilmiştir. G E R E K Ç E : Dava, icra takibinden sonra açılan ve imza inkarına dayalı borçsuzluğun tespiti davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya incelendiğinde; gerek İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesinde görülen 2017/321 Esas sayılı davada alınan bilirkişi raporu, gerekse işbu dava dosyasında alınan bilirkişi raporu ile, davaya konu çek üzerindeki birinci ciro imzasının davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olmadığına dair görüş bildirildiği, yine İstanbul Adli Tıp Kurumu raporunda da, ciro imzasının basit tersimli olması nedeniyle imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğine dair görüş bildirildiği, bilirkişi raporlarında uygun teknik araçlarla yeterli incelemelerin yapıldığı, raporların denetime uygun oldukları, alacaklı davalının çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkililerine ait olduğunu ispat etmesi gerektiği halde bu konuda bilirkişi raporlarının aksini gösteren delilleri dosyaya sunmadıkları, imzanın sahteliği mutlak defilerden olup, herkese karşı ileri sürülebileceği, davalı çek hamilinin iyiniyetli olup olmamasının sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 6.605,55 TL nispi harçtan, peşin alınan 1.651,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.953,95 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 20,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 20/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Bu belge, 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu gereği elektronik imza ile imzalanmıştır.