5. Hukuk Dairesi 2010/15131 E. , 2010/21369 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırma…
**5. Hukuk Dairesi 2010/15131 E. , 2010/21369 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. 1-Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; Kamulaştırmasız el atma davalarında da, Kamulaştırma Kanununun kıymet tespit esaslarını düzenleyen 11. maddesi kıyasen uygulanır. Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesine göre arsa niteliğindeki taşınmaza değer biçilirken dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde bulunması ve benzer yüzölçümlü olması gerekir. Dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazlar farklı mahallelerde oldukları gibi, dava konusu taşınmazın yüzölçümü 3994 m2 olduğu halde, somut emsal alınan taşınmazların en büyüğü 43,5 m2 yüzölçümünde ve işyeri olduklarında bu taşınmazların emsal olarak alınması mümkün değildir. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın yerlerden ve benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 2-El atılan ve bedeline hükmedilen 82,73 m²'lik bölümdeki davacıların payının iptali ile tapudan terkinine karar verilmesi gerekirken, 66,17 m² hakkında terkin kararı verilmesi, Doğru görülmemiştir. Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.