T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/54 - 2025/1444 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/54 KARAR NO : 2025/1444 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18.07.2023 NUMARASI : 2020/645 Esas 2023/636 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 21.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/54 - 2025/1444 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/54 KARAR NO : 2025/1444 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18.07.2023 NUMARASI : 2020/645 Esas 2023/636 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 21.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 19.12.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili, 15.06.2018 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacı ... adına kayıtlı, dava dışı ... sevk idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'ın yaralandığını ve ... plakalı araçta hasar meydana geldiğini belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 10.000,00TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, 1.000,00TL geçici iş göremezlik, 9.000,00TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacı ...'a ödenmesine, 50.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalılar ... ve ...'tan alınarak davacı ...'a ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, davacıların KTK'nın 97.maddesinde belirtildiği şekilde davalı sigorta şirketine usûlüne uygun şekilde başvuru yapmadığını, kaza tarihinin 15.06.2018 olduğunu, davacıların araç hasar bedelinin tazmini taleplerinin zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dosyanın tarafların kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine, davacının maluliyetinin dava konusu kaza ile illiyetinin ve maluliyet oranının tespiti için de Adli Tıp 3.İhtisas Kuruluna tevdi edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatlarından SGK'nın sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, davacının emniyet kemerinin takılı olmaması hâlinde müterafik kusur indirimi yapılması ve uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... ve ... vekili, davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davalı araç sürücüsü ...'un kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, Gölbaşı Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/216E.-2020/220K.sayılı kararında, her ne kadar davalı ...'un asli kusurlu olduğu belirtilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, davalı ...'un adil yargılanma hakkı ihlâl edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunduklarını, kaza esnasında davalı sürücü ... alkollü ise de davacı ... adına kayıtlı araç sürücüsü ...'ın alkollü olup olmadığına dair bir inceleme yapılmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, tarafların kusur oranlarının ve araç hasar bedelinin tespiti için makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsü ...'un %75, davacı ... adına kayıtlı araç sürücüsü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğunun, kaza sonucu davacıya ait ... plakalı aracın pert total durumunda olduğu ve hasar tutarının 9.360,00TL olduğu, kusur durumuna göre davalıların sorumluluğuna düşen miktarın 7.020,00 TL olduğunun tespit edildiği, davacı ...'ın maluliyetinin tespiti için Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen 06.09.2021 tarihli raporda davacı ...'ın özür oranının %0 olduğu, 45 gün süre ile iş göremezliği bulunduğunun belirtildiği, Adli Tıp 2.İhtisas Dairesi tarafından Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen 05.12.2022 tarihli raporda ise adı geçen davacının özür oranının %0 olduğu, 1,5 ay üre ile iş göremez hâlinde kaldığının belirlendiği, aktüer bilirkişiden alınan 05.07.2023 tarihli raporda davacının geçici iş göremez kaldığı süre için tazminat hesabı yapıldığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, tarafların sosyal ekonomik durumu, kaza tarihine göre paranın alım gücü değerlendirildiğinde davacı için 5.000,00TL manevi tazminatın yeterli ve makul olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 7.020,00TL hasar bedelinin dava tarihi olan 23.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden alınarak davacı ...'a ödenmesine, 663,97TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 23.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden alınarak davacı ...'a ödenmesine, 5.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş , karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ülkedeki ağır ekonomik koşullar, enflasyon ve tüketim mallarındaki değer artışları neticesinde davacının aracının değeri şuan 140.000-150.000TL civarında olmasına rağmen, hükmedilen tazminatın yasal faizle çok düşük kaldığını, maluliyet raporunun davacının yaşadığı maluliyeti yansıtmadığını, manevi tazminatın düşük belirlendiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki aracın, davacı ... adına kayıtlı, dava dışı ... sevk idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'ın yaralandığını ve ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedelinin davalı sigorta şirketinden, ... için 50.000,00TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'tan tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan rapora göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsü ...'un %75, davacı ... adına kayıtlı araç sürücüsü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek bilirkişi tarafından kusur oranları nazara alınarak belirlenen 7.020,00TL hasar bedelinin dava tarihi olan 23.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden alınarak davacı ...'a ödenmesine, 663,97TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 23.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden alınarak davacı ...'a ödenmesine, 5.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'a ödenmesine karar verilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, dava konusu kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağına göre, sürücü ... idaresinde bulunan ... plakalı araç ile kavşağa geldiğinde önünde bulunan ... idaresindeki ... plakalı aracın arka kısmına kendi aracının ön kısımları ile çarptığı olayda sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 56/1-c maddesi gereğince, önlerinde giden araçları güvenli ve yeterli bir mesafeden izlememek kuralını ihlâl ettiği, davalı ...'un ise, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48/5 maddesi gereğince, hususi otomobili 0.50 promilin üzerinde alkollü olarak kullanmak kuralını ihlâl ettiğinin belirtildiği, kazaya ilişkin olarak başlatılan Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/3526 Soruşturma sayılı dosyasında alınan 08.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda, sürücü ...'ın, sevk ve idaresindeki aracı ile seyir hâlinde olduğu sırada, yakın ön ilerisinde seyir hâlinde olan araca sağ şerit üzerinde arkadan çarpması ile dikkat ve özen yükümlülüğüne uymaması sonucu meydana gelen kazaya etkin kusur ihlâli olduğu belirtilerek asli kusurlu olduğunun, davalı sürücü ...'un ise, şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamakla ve 1.65 promil alkollü araç kullanmakla tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, Gölbaşı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/616E.sayılı dava dosyasında İTÜ'den alınan 04.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda da, sürücü ...'ın, dalgın ve süratli seyri ile solundaki trafiğe yeterince dikkat etmemekle ve zamanında aracının hızını normal mahal şartlara ayarlamamakla tali kusurlu olduğunun, davalı sürücü ...'un, alkollü olarak sol şeritte seyrederken aniden ve yakın mesafeden sağ şeride geçerek sağ şeritte kısmen hızlı seyreden ... idaresindeki aracın seyir güvenliğini tehlikeye soktuğu ve bu aracın kendi aracına arkadan çarpmasına neden olduğundan asli kusurlu olduğunun belirtildiği, eldeki dosyada makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 05.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda, sürücü ...'ın, yasal sınırın üzerinde alkollü araç kullanmaması, olay yeri yol bölümünde sağ şeritte düz olarak seyri esnasında aracının hızını görüş şartları, trafik durumu ve kavşak yaklaşımına göre ayarlayarak dikkatli ve tedbirli şekilde seyretmesi gerekirken, sol şeritten hatalı manevra ile kendisinin önüne kıran davalıya ait ... plakalı araca 32 metre gibi fren izine rağmen arkadan çarpmaya engel olmadığı kazanın oluşumunda %25 oranında, davalı sürücü ...'un ise, olay yeri 2 şeritli yolun orta şeridinde seyri esnasında, sağa manevrası esnasında sağ gerisini kontrol etmesi ve manevrası esnasında da sağındaki şeritteki araç için tehlike arz etmemesi gerekirken, yasal sınırın da üzerinde alkollü olarak sağa hatalı ve ani manevrası ile yine aynı şekilde yavaşlayıp sağ gerisinden gelen ... plakalı aracın önünü kapatarak darbesine maruz kaldığı kazada %75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, raporların kaza tespit tutanağı, toplanan deliller, ceza mahkemesi dosyası ve kazanın oluş şekline uygun olduğu ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf kanun yoluna başvuran davacılar aleyhine değerlendirme yapılamayacağı da gözetildiğinde kusur oranlarına yönelik itirazlarının yerinde olmadığı, öte yandan araç sahibi ve sürücüsü olan davalıların davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olduğu, hasar bedeline ilişkin olarak gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporundaki değer ve tespitler esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 2- Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Mahkeme tarafından maluliyet tespitine ilişkin olarak, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 06.09.2021 tarihli raporun ve Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesi tarafından Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 05.12.2022 tarihli raporun, davacı muayene edilerek ve tedavi evrakları incelenerek haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak düzenlendiği ve davacı ...'ın kaza sonucu kaburga kırığı, dalak yırtılması ve alnında skar meydana geldiği ve araz bırakmadan iyileştiğinin belirlendiği, raporun Yargıtay uygulamalarına, usûl ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla bu rapor esas alınarak sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine ve yazılı şekilde geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 3-Davacı ...'ın manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat aynı anda tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olayda, davalı sürücü ...'un alkollü olarak sol şeritte seyrederken aniden ve yakın mesafeden sağ şeride geçerek sağ şeritte kısmen hızlı seyreden ... idaresindeki aracın seyir güvenliğini tehlikeye soktuğu ve bu aracın kendi aracına arkadan çarpmasına neden olduğu kazaya asli kusuru (%75) ile sebebiyet vermesi, davacının davacının yaralanmasının niteliği, 10 kaburgasında kırık meydana gelmesi, iyileşme süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihinde (2018) paranın satın alma gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu kanaatine varılmıştır. Bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, dosya üzerinden yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler çerçevesinde yeniden yapılan değerlendirmede; davacı ... lehine 30.000,00TL manevi tazminata hükmedilmesinin somut olayın özelliğine, hak ve nesafete ve manevi tazminatın amacına uygun olacağı takdir edilmiş, davacılar vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 7.020,00 TL hasar bedelinin dava tarihi olan 23.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden alınarak davacı ...'a ödenmesine, 663,97 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 23.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden alınarak davacı ...'a ödenmesine, 2-30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'a ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, maddi tazminat talepleri yönünden alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilâm harcın, peşin alınan 239,09 TL'nin mahsubu ile noksan olan 376,31 TL'nin davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, manevi tazminat talepleri yönünden alınması gereken 2.049,30TL nispi karar ve ilâm harcın sigorta haricindeki davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı ... yararına kabul edilen maddi tazminat üzerinden hesaplanan 7.020,00 TL vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı ... yararına kabul edilen maddi tazminat üzerinden hesaplanan 663,97 TL vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı sigorta şirketi yararına red miktarına göre hesaplanan 2.980,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı ... yararına kabul miktarına göre hesaplanan 663,97 TL vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3 maddesi uyarınca, davalı sigorta şirketi yararına red miktarına göre hesaplanan 663,97 TL (geçici ve sürekli iş göremezlik) vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı sigorta şirketine verilmesine, 8-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı ... yararına (manevi tazminat) kabul miktarına göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ..., ...'tan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/2 uyarınca, davalılar ..., ... (manevi tazminat) yararına hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara (sigorta şirketi dışındaki) verilmesine, 10-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.360,00 TL giderin kabul ve red oranına göe 523,60 TL'sinin davalılardan, 836,40 TL'sinin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 11-Davacılar tarafça yatırılan 239,09 TL peşin harcın (sigortanın sorumlu olduğu harçtan mahsup edildiğinden) davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacılara ödenmesine, 7-Davacılar tarafından yapılan 54,40 TL başvuru harcı, 2.934,50 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.988,90 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 1.609,05 TL'sinin (sigorta şirketi ilk derece mahkemesindeki sorumluluk miktarı nazara alınarak 1.150,72TL ile sınırlı olarak müteselsilen) tüm davalılardan alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, II-İSTİNAF HARÇ VE MASRAFLARI YÖNÜNDEN; 1-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 2-Davacılar tarafından yapılan 738,00TL istinaf başvuru harcının davalılar müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davalılar tarafından yatırılan gider avansından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Taraflarca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 21.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.