12. Ceza Dairesi 2022/7706 E. , 2023/2836 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/239 E., 2022/239 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi Kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz Başvurusunun Esastan Reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 2
**12. Ceza Dairesi 2022/7706 E. , 2023/2836 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/239 E., 2022/239 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi Kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz Başvurusunun Esastan Reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/33 Esas, 2021/259 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2022/239 Esas, 2022/239 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.09.2022 tarihli ve 2022/37797 sayılı temyiz istemlerinin esastan reddi görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi, meydana gelen kazada sanığın kusurlu olduğundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. İlk Derece Mahkemesince ''...Olay tarihi olan 28/08/2020 günü saat 05:17 sıralarında Manisa İli Turgutlu ilçesi sınırları içinde D/300-03 kontrol kesim numaralı devlet yolunda Ahmetli istikametinden Turgutlu istikametine doğru seyir halinde olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı tankerin yolun 13+650 km'sine geldiğinde aracının ön kısmı ile önünde aynı istikamete seyreden sürücü ... idaresindeki plakası takılı olmayan (...) motosikletin arka kısmına çarpması sonucu motosiklet sürücüsü ... ve motosiklette yolcu olarak bulunan ...'in ölümü ve maddi hasarla neticelenen olayda her ne kadar sanık ...'ın taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, 28/08/2020 tarihli ölümlü/yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağında; kazanın oluşumunda ... plaka sayılı tanker sürücüsü ...'ın 2918 sayılı K.T.K'nın asli kusurlarından 84/D (arkadan çarpma) maddesini ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın ise 2918 sayılı K.T.K'nın 30/1-A (dış ışık donanımından yakını ve uzağı gösteren ışıklar ile park, fren ve dönüş ışıkları noksan, bozuk veya teknik şartlara aykırı olan araçları kullanmak) maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunun tespit edildiği, 15/09/2020 tarihli T.C. Adalet Bakanlığı İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin raporunda; sanık ...'ın gerçekleşen kazada alt düzeyde tali kusurlu olduğunun, müteveffa sürücü ...'ın ise asli kusurlu olduğunun belirtildiği, 28/08/2020 tarihli rapor ile 15/09/2020 tarihli rapor arasında oluşan çelişkinin giderilmesi amacıyla mahkememizce yeniden rapor tanzim ettirildiği, 24/03/2021 tarihli İstanbul 21.Ağır Ceza Mahkemesince görevlendirilen bilirkişilerce düzenlenmiş Bilirkişi Heyet Raporu'nda; tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde; sanığın aracıyla yaptığı hız, kısa farın aydınlatma mesafesi, sanığın aracıyla durma mesafesi ve müteveffanın aracında herhangi bir aydınlatma ekipmanının aktif olmaması ile havanın karanlık olması bütünüyle değerlendirildiğinde, sanığın dosya içeriğindeki Bölge Kolluk Kuvveti tarafından düzenlenen tutanaklarda 26,5 metre fren izine göre hızının yaklaşık 53 km/sa olduğu, kısa farları açık olduğu zaman en fazla 25 metre mesafeyi görebileceğinden ve havanın karanlık olmasıyla beraber müteveffanın aracında herhangi bir aydınlatma ekipmanı olmadığı da düşünüldüğünde sanığın müteveffayı 25 metre uzaklıkta fark etse bile durmasının mümkün olamayacağı, kaldı ki sanık beyanlarında müteveffanın bir anda önünde belirdiği, ilk önce bir cisim olarak fark ettiği, aracından inip kaza mahalline gittiğinde motosiklet olduğunu fark ettiğini belirttiği beyanları da nazara alındığında müteveffadaki alkol seviyesi (130 mg/100 ml) Tablo 1 de belirtildiği üzere motor koordinasyonunun ileri derecede bozulduğu, ataksi, yalpalama belirtilerini gösterdiği anlaşıldığı, bu sebeple yolda düz hat üzerinde ilerlemediği, yalpayalarak yolda ilerlediği, Bölge Kolluk Kuvveti tarafından düzenlenen Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağında belirtildiği üzere yolda 2,4 metre genişliğinde emniyet şeridi bulunduğunun belirtildiği, müteveffa yalpalayarak bir yol tarafına girdiği, bir emniyet şeridine girdiği anlaşılmış olup bu sebeplerle müteveffanın aracında herhangi bir aydınlatma ekipmanı aktif olmadığından, sanığın motosiklet üzerindeki bu aydınlatma ekipmanları aktif olmadan müteveffanın aracını fark etmesi mümkün olmadığından ve fark etse bile aracını durduramayacağından sanık ile illiyet bağının koptuğu bu sebeple sanığa kusur atfının mümkün olmadığı kanaatine varıldığı, müteveffa aracındaki aydınlatma ekipmanları olmadan gece karanlığında Devlet yolunda motosiklet kullanmasıyla tüm inisiyatifi çevresindeki ... sürücülerin inisiyatiflerine bıraktığının anlaşıldığı, bunun yanında alkollü olarak ... kullanmasıyla da hem kendinin hem de yolcusu olan müteveffanın canını tehlikeye attığı, müteveffa sürücü, aracının diğer sürücüler tarafından fark edilebileceği şekilde far ve fren ışıkları aktif bir şekilde gece karanlığında Devlet yolunda aracını kullanması yanında alkol aldıktan sonra ... kullanmaması gerektiği, bu sebeplerle müteveffa sürücünün meydana gelen olayda takdiri sayın hakimlikte olmak üzere tam kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, dosya münderecatının incelenmesi sonucunda; trafik kazası olayının meydana gelmesinde, müteveffa ...'ın tam kusurlu olduğu, sanık ...'ın kusurlu olmadığı, olayda başkaca kimsenin kusurunun bulunmadığının belirtildiği, mahkememizce çelişkinin giderilmesi amacıyla aldırılan raporun diğer raporlarla çelişkili olması üzerine yeniden oluşan tüm çelişkilerin giderilmesi amacı ile dosyanın Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden oluşan bilirkişilere tevdi edildiği, 13/07/2021 tarihli Ankara Bilirkişi Kurul Raporu'nda; mevzuat hükümleri göz önüne alındığında; ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın alkollü olduğu halde üstelik ışık donanımı bulunmayan bir motosiklet ile gece şartlarında taşıt yoluna çıkmakla, gece koşullarında aydınlatmanın bulunmadığı kesimde diğer ... sürücüleri tarafından fark edilemeyebileceğini dikkate almamakla, bunlara bağlı olarak gerisinden gelen tanker tarafından çarpılmakla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48 ve 63. Maddesi ile Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. Maddesi hükümlerine aykırı dikkatsiz ve tedbirsizce davrandığı, meydana gelen olayda tamamen kusurlu bulunmakta olduğu kanaatine varıldığı, ... plakalı tanker sürücüsü ...'ın yönetimindeki ... ile kurallara uygun olarak seyri sırasında önünde seyreden ve ışık donanımı bulunmayan motosikleti fark ettiğinde fren ve direksiyon tedbirine başvurmasına rağmen kazayı engelleyememiş olup, alabileceği ilave bir tedbir bulunmadığı kanaatine varıldığı, ... plakalı motosiklet sürücüsü müteveffa ...'ın kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı tanker sürücüsü sanık ...'ın kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığının belirtildiği, son olarak Ankara Bilirkişi Kurulu'ndan alınan rapor ile çelişkinin giderildiği, 13/07/2021 tarihli rapor ile 24/03/2021 tarihli raporun aynı mahiyette olduğu ve mahkememizce bu raporların hükme esas alındığı, dosya kapsamındaki raporlar, tutulan tutanaklar, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde sanığın aracıyla yaptığı hız, kısa farın aydınlatma mesafesi, sanığın aracıyla durma mesafesi ve müteveffanın aracında herhangi bir aydınlatma ekipmanının aktif olmaması ile havanın karanlık olması durumu bütünüyle değerlendirildiğinde, sanığın dosya içeriğindeki Bölge Kolluk Kuvveti tarafından düzenlenen tutanaklarda 26,5 metre fren izine göre hızının yaklaşık 53 km/sa olduğu, kısa farları açık olduğu zaman en fazla 25 metre mesafeyi görebileceğinden ve havanın karanlık olmasıyla beraber müteveffanın aracında herhangi bir aydınlatma ekipmanı olmadığı da düşünüldüğünde sanığın müteveffayı 25 metre uzaklıkta fark etse bile durmasının mümkün olamayacağı, kaldı ki sanık beyanlarında müteveffanın bir anda önünde belirdiği, ilk önce bir cisim olarak fark ettiği, aracından inip kaza mahalline gittiğinde motosiklet olduğunu fark ettiğini belirttiği beyanları da nazara alındığında müteveffadaki alkol seviyesi (130 mg/100 ml) Tablo 1 de belirtildiği üzere motor koordinasyonunun ileri derecede bozulduğu, ataksi, yalpalama belirtilerini gösterdiğinin anlaşıldığı, müteveffanın aracında herhangi bir aydınlatma ekipmanı aktif olmadığından, sanığın motosiklet üzerindeki bu aydınlatma ekipmanları aktif olmadan müteveffanın aracını fark etmesi mümkün olmadığından ve fark etse bile aracını durduramayacağından sanık ile illiyet bağının koptuğu bu sebeple sanığa kusur atfının mümkün olmadığı, müteveffa sürücünün alkollü olarak ... kullanmasıyla hem kendinin hem de yolcusu olan müteveffanın canını tehlikeye attığı, müteveffa sürücünün, aracının diğer sürücüler tarafından fark edilebileceği şekilde far ve fren ışıkları aktif değilken gece karanlığında Devlet yolunda aracını kullanması yanında alkol aldıktan sonra ... kullanmaması gerektiği, bu haliyle müteveffa sürücünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48 ve 63. maddesi ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesi hükümlerine aykırı dikkatsiz ve tedbirsizce davrandığı, meydana gelen olayda tamamen kusurlu bulunduğu anlaşıldığından, müteveffanın kullandığı ... plakalı motosikleti ile meydana gelen kazada; sanık ...'ın kullandığı ... plakalı tankerinin kazanın oluşumunda etkili olmadığı anlaşılmakla sanık hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan açılan kamu davasından sanığın taksirinin bulunmaması sebebiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir...'' Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. 2.Sanık aşamalarda, havanın zifiri karanlık olduğunu, tahminince 70 km civarında hızla sağ şeritte seyrederken, önünde bir anda karaltının belirdiğini, çarpmamak için hafifçe sola kırdığını ancak buna rağmen kazanın gerçekleştiğini, kendisinin aşağı inince motosiklet olduğunu fark ettiğini, 112yi aradığını, motosiklette hiçbir aydınlatmanın olmadığını, kazada kusurunun bulunmadığını ileri sürmüştür. 3. 26.10.2020 tarihli ...'e ait ölü muayene tutanağında, ''...Kişinin ölümünün künt genel beden travmasına bağlı pelvis, kaburga kemik kırıklarıyla birlikte iç organ yaralanmasıyla gelişen beyin kanaması, akciğer doku zedenlenmesi sonucu meydana gelen iç kanama ve komplikasyonları nedeniyle meydana geldiği tıbbi kannatine varılmıştır...'' Denilmektedir. 4....'a ait Adli Tıp Kurumu İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı İzmir Morg İhtisas Dairesi 28.09.2020 tarihli otopsi raporunda, ''...Kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı kafa kubbe-kaide kemiklerinde kırık, göğüs omurunda kırık, seri kosta kırıkları, pelvis kırıkları ile birlikte medulla spinalis yaralanması ve iç organ (akciğer, karaciğer, mesenter, mesane) yaralanmalarından gelişen iç kanama (hemotoraks, hemoperitoneum, retroperitoneal kanama) sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatini bildirir rapordur...'' Denilmektedir. 5. Kolluk güçlerince tanzim olunan 28.08.2020 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 84 üncü maddesinin (d) bendinde yer alan asli kusurlardan arkadan çarpma kuralını ihlal ettiği, müteveffa sürücünün ise aynı Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde bulunan dış ışık donanımından yakını ve uzağı gösteren ışıklar ile park, fren ve dönüş ışıkları noksan, bozuk veya teknik şartlara aykırı olan araçları kullanmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiğine değinilmiştir. 6. Yargılama aşamasında Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından sunulan 15.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda sanığın, sevk ve idaresindeki tanker ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, far ışığı altındaki görüş mesafesini kontrolü altında tutarak seyrini müteyakkız bir şekilde sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, ön ilerisinde aynı istikamete doğru ön ve arka lambaları yanmadan seyretmekte olan motosiklete arkadan çarptığı anlaşılmakla dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile gerçekleşen kazada alt düzeyde tali kusurlu olduğu, müteveffa sürücünün ise gece vakti aydınlatmanın olmadığı meskun dışı mahalde, gerisinden gelmekte olan ... sürücüleri tarafından fark edilebilirliğini kısıtlayacak şekilde ön ve arka lambaları yanmayan motosiklet ile seyrettiği, bu şekilde seyri ile gerisinden gelen ... trafiğini tehlikeye düşürerek kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşılmakla dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile gerçekleşen kazada asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. 7. İTÜ Makina Fakültesi öğretim üyeleri makine mühendisi üç kişiden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 24.03.2021 tarihli raporda, belirlenen fren izine göre mahal şartlarına uygun şekilde 53 km hız ile seyreden sanığın, kısa far mesafesinde en fazla 25 metre ilerisini görebileceği ancak aydınlatmanın bulunmadığı yolda, motosiklet de herhangi bir ışıklandırma ekipmanın yer almadığı gözetildiğinde, bu mesafeden önündeki aracı fark etse dahi alabileceği herhangi bir önlem olamayacağından, illiyet bağının kesildiği ve sanığın meydana gelen kazada kusurunun olmadığı bildirilmiştir. 8. Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Güvenliği Dairesi Başkanlığından iki makine mühendisi, bir inşaat mühendisi üç kişiden oluşan bilirkişi heyetince tanzim edilen 06.08.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda, belirlenen fren izine göre sanığın idaresindeki tankerle azami hız limiti olan 85 kilometrenin altında yaklaşık 64 kilometre hızla seyrettiği, kısa hüzmeli farla 25 metre ilerisini görebileceği ancak aydınlatmanın bulunmadığı yolda, motosiklet de herhangi bir ışıklandırma ekipmanın yer almadığı gözetildiğinde, bu mesafeden önündeki aracı fark etse dahi kazanın engellenemeyeceğinden kusurunun bulunmadığı hususlarına yer verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik görülmemiştir. IV. GEREKÇE Sanığın idaresindeki kamyon ve kamyonun arkasında takılı boş vaziyetteki tanker ile gece vakti, yerleşim yeri dışında, aydınlatmanın bulunmadığı, eğimli, bölünmüş asfalt kaplama devlet yolunda seyri sırasında, olay mahalline geldiğinde, önünde seyir halindeki yaklaşık 143 promil alkollü sürücü ...'ın idaresi altındaki plakasız motosiklete arkadan çarpması neticesinde iki kişinin öldüğü olayda, hız sınırı, yol durumu, mahal şartları, sanığın aracının hızı, olayın meydana geliş şekli, motosikletin aydınlatma ekipmanının bulunmaması, fren ve sürüklenme izleri, araçların kaza sonrası konumları, olayın meydana geliş şekli birlikte değerlendirildiğinde sanığın hadisenin gerçekleşmemesi için alabileceği herhangi bir önlemin olmadığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 04.02.2022 tarihli ve 2022/239 Esas, 2022/239 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2023 tarihinde karar verildi.