11. Hukuk Dairesi 2012/12998 E. , 2013/11206 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31.05.2012 tarih ve 2012/196-2012/258 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruş…
**11. Hukuk Dairesi 2012/12998 E. , 2013/11206 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31.05.2012 tarih ve 2012/196-2012/258 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın ... Şubesi'nde 3 ay vadeli TL hesabı açtırdığını, hesaptaki paranın sadece dönemsel olarak işleyen faizlerini almaya başladığını, davalı banka çalışanı ...'nun müvekkiline hesabın üçer aylık dönemler halinde yenilendiğini belirterek müvekkilini kandırmak, genellikle de eksik faiz ödemesi yapmak suretiyle müvekkilinin ana para ve faizden oluşan mevduatını usulsüz işlemlerle zimmetine geçirdiğini, aynı bankanın başka bir şubesinden alması gereken faiz miktarını hesaplattıran müvekkilinin durumdan şüphelenerek ... hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, yapılan soruşturmada şahsın, müvekkili ile birlikte bir kısım banka müşterilerinin hesaplarından usulsüz işlemler ile para çekerek zimmetine geçirdiğinin tespit edildiğini, davalı banka müfettişlerinin soruşturması sonucunda müvekkili hesabında 10.05.2000 tarihinde 6.610.00 TL bulunması gerektiğinin tespit edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.610.00 TL'nin 10.05.2000 tarihinden itibaren bankaların TL cinsinden mevduata uyguladıkları en yüksek yıllık faiz oranı üzerinden işletilecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, şube yetkililerinin personel ... tarafından hesaplardan para çekildiğini fark etmeleri üzerine derhal müfettiş görevlendirildiğini, davacının banka müfettişine, '...'nun, hesabından para çekmeye yetkili olduğunu' belirterek bankalarından herhangi bir talepte bulunmadığını beyan etmesi üzerine soruşturmanın kapatıldığını, davacının bankadan herhangi bir talepte bulunmayacağına ilişkin beyanı ile dava hakkını yitirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak dava dışı ...'nun yaptığı usulsüz işlemler nedeniyle davalı bankada yapılan teftiş sırasında davacının bankaya verdiği dilekçede; şube nezdinde tüm hesaplardan para çekmeye şube memuru ...'nun yetkili olduğu, yapılan ve yapılacak işlemlerden dolayı bankadan herhangi bir talepte bulunmayacağını bildirdiği, bu şekilde davacının tüm işlemlere icazet verdiğinin anlaşıldığı, dava dışı, davacının akrabası olan ...'nun usulsüz işlemlerinin ortaya çıkmasından sonra davacının bu şekilde dilekçe vermesi ve ardından böyle bir dava açmasının çelişkili davranış yasağına aykırılık teşkil ettiği ve TMK 2. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.