(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/4084 E. , 2009/4837 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 06.06.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gere…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/4084 E. , 2009/4837 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 06.06.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, kadastro sırasında senetsizden Hazine adına tescil edilen 1494 parsel sayılı taşınmazın T. Sani 1931 tarih 63 no’lu tapu kaydı kapsamında kaldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler ile yitik ve kaybolmuş kişilere ait olmadığı, davacı yararına kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğinin dolduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosya içinde bulunan kadastro tespit tutanağı ve eklerinin incelenmesinden, 5200 metrekare yüzölçümlü dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilmek suretiyle “tarla” vasfı ile Hazine adına tespit edildiği, yapılan tespite davacının itiraz ettiği, kadastro komisyonunca taşınmazın batı komşusu 1495 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaz yönünü “emvali metruke” okuduğu, ... ve yitik kişilere ait taşınmazların devlete intikal edeceği gerekçesi itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı T.Sani 1931 tarih 63 numaralı tapu kaydına dayanmıştır. Davacının dayanak tapu kaydının kapsamının 3402 sayılı Yasanın 20. maddesi uyarınca belirlenmesi gerekir. Bu nedenle, davacının dayanak tapu kaydı tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, doğru ve yasal bir nedene dayanıp dayanmadığı, kadastro tespiti sırasında başka bir taşınmaza uygulanıp uygulanmadığı araştırılmalıdır. Öte yandan, kadastro komisyonunca yapılan incelemede çekişmeli taşınmazın batı sınırında bulunan 1495 parsel sayılı taşınmaza uygulanan dayanak tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaz yönünü emvali metruke okuduğunun belirtildiği gözetilerek bu taşınmaz tutanak sureti ile uygulanan tapu kayıtları merciinden getirtilmelidir. Tüm bu kayıt ve belgeler getirtildikten sonra yöreyi iyi ... mahalli bilirkişiler ve konularında uzman olan teknik bilirkişiler aracılığı ile mahallinde yeniden keşif ve uygulama yapılmalı, kayıtlardaki her sınır bilirkişilere sorularak arazi üzerinde tespit ettirilmeli, davacının dayanak tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı belirlenerek bu sınırlar teknik bilirkişiye krokide işaret ettirilmeli, mahalli bilirkişilerin söylediklerinin denetimi açısından komşu parsel dayanak vergi veya tapu kayıtları uygulanmalı, çekişmeli taşınmaz yönünü ne şekilde nitelendirdiği üzerinde durulmalı, ... ve yitik kişilere ait taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı yolu ile mülk edinilemeyeceği de göz önüne alınarak ( YHGK’nun 19.9.1973 ... ve 1969/7 – 1145 E. Ve 1973/703 K. , 3.4.1974 ... 1971/8-626 E. 1971/327 K, 21.2001 ... ve 2001/7-134-183 sayılı ilamları ) hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece tüm bu yönler gözetilmeden eksik araştırma ve soruşturma ile davanın kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.04.2009 tarihinde oy birliği ile karar verildi.