7. Hukuk Dairesi 2015/22744 E. , 2015/19166 K. "" Mahkemesi : Bozova Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Tarihi : 09/01/2015 Numarası : 2014/110-2015/41 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi del…
**7. Hukuk Dairesi 2015/22744 E. , 2015/19166 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Bozova Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Tarihi : 09/01/2015 Numarası : 2014/110-2015/41 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalı işyerinde çalışırken iş akdinin 6111 sayılı Yasanın 166. maddesi çerçevesinde devredilmiş olduğunu, çalıştığı sürede işyerinde uygulanmakta olan Toplu İş Sözleşmesine göre hak ettiği ikramiyeler ile sosyal ve sendikal hakların tam olarak ödenmediğini iddia ederek çalıştığı sürede yürürlükte olan TİS'lerinde düzenlenmiş olan bazı sosyal ve sendikal alacaklar ile ilave tediye alacağının tahsilini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davalı tarafından davacıya bordrolarda “ek tazminat” adı altında ödenen miktarların dikkate alınıp alınmayacağı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Türk Borçlar Kanununun mahsubu düzenleyen 101. ve 102. maddeleri çerçevesinde öncelikle muacceliyet ve temerrüt kavramlarının açıklanmasını gerektirmektedir. Muacceliyet, alacaklının borçludan borçlanılan edimi talep ve dava edebilme yetkisidir. Borç muaccel olmadan borçlu temerrüdü söz konusu olmaz. Temerrüt, en kısa tanımıyla, alacaklı tarafından talep edilebilir (muaccel) hale gelmiş bir borcun ifasındaki gecikmedir. Kural olarak, bu tür (muaccel) bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer (BK. m. 101/1). Başka bir ifadeyle, temerrütten söz edilebilmesi için, öncelikle muaccel bir borcun ve alacaklının o borca yönelik ihtarının bulunması gerekir. Kural böyle olmakla birlikte, borçlunun temerrüde düşmesi için alacaklının ihtarının gerekmediği bazı durumlar da vardır: Örneğin, ifa gününün taraflarca birlikte kararlaştırıldığı (BK. m.101/2), borçlunun borcu ifa etmeyeceğini bildirmiş olduğu veya hal ya da durumundan bu sonuca varılabildiği (BK. m.107/1) durumlarda, temerrüdün gerçekleşmesi için alacaklının ihtarına gerek yoktur.