T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1510 KARAR NO : 2026/300 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/01/2020 NUMARASI : 2018/243 E- 2020/69 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ta…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1510 KARAR NO : 2026/300 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/01/2020 NUMARASI : 2018/243 E- 2020/69 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; yemek satışına ilişkin fatura alacağından dolayı davalı şirket aleyhine İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, müzekkili şirket tarafından davalı şirkete yemek hizmeti sağlandığını, hizmet bedelinin faturalandırılarak davalıya tebliğ edildiğini, cari hesap ilişkisinden doğan toplam 82.048,82 TL alacağın borçluya faturalandırılarak tebliğ edilmesine rağmen davalının bu bedelleri ödemediğini, itirazın yalnızca alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla yapıldığını belirterek, davalının icra dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takibin devamına, takibe kötü niyetle itirazda bulunan davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin davacıya belirtilen miktarda borcu bulunmadığını, işbu davaya konu icra takibinde davacı tarafından talep edilen meblağın müvekkilinin ticari defter ve kayıtları ile uygunluk arz etmediğini, fatura ile cari hesap şeklinde çalışan müvekkili şirket ve davacı firma arasında ödemelerin muhtelif zamanlarda yapıldığını, davacı firma tarafından takibe konu edilen miktarın asıl borcu yansıtmadığını, alacağın likit olmadığını belirterek, davanın reddine ve reddedilen miktar üzerinden % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu takibe ilişkin borç bakiyesi bulunduğu ve bu anlamda cari hesap borç ilişkisinin oluştuğu, davacının bu cari hesap alacağının tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, davacı ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından faturaların tebliğ edilmediğine veya hizmetin verilmediğine ilişkin bir iddia bulunmadığı, aksine davalının ödemede bulunduğunu iddia ettiği bu hali ile faturaların tebliği ve hizmetin verilmesine ilişkin uyuşmazlık bulunmadığı, ispat yükünün ödeme iddiasında bulunan davalıda olduğu, ödemenin yazılı delil veya kesin delil ile ispat edebileceği, davalının ise herhangi bir ödeme belgesi ibraz etmediği, ödemeyi ispatlayamadığı, davacının davasını tüm bu açıklamalarla davasını ispatladığının kabulü gerektiği,davanın kabulüne karar verilerek, Dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü... " gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan istanbul 29. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında belirlenen 16.409,76 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya belirtilen miktarda borcu bulunmadığını, davacıya yapılan kısmi ödemelerin hesaplara yansıtılmadığını, fatura ile cari hesap şeklinde çalışan müvekkili şirket ve davacı arasında ödemelerin muhtelif zamanlarda yapıldığını, alacağın likit olmadığını, temerrüt faizinin fahiş hesaplandığını, davacının dürüstlük ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı davrandığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin açık hesap alacağının tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, ticari ilişkinin varlığı ve davacı tarafça davalıya yemek satışı yapıldığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacının takip konusu açık hesap alacağının olup olmadığı, dayanak faturaların alacağı ispata yeterli olup olmadığı ile davalının iddia ettiği gibi bir kısım ödeme yapıp yapmadığına ilişkindir. Davacı vekili tarafından davalı hakkında İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 82.048,82 TL tutarındaki cari hesap alacağının tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu şirket tarafından icra takibine karşı alacaklı tarafından talep edilen miktarda borcu bulunmadığından bahisle borç ve ferileri olmak üzere itiraz ettiği anlaşılmıştır. İcra dosyasının incelenmesinden; davalı şirket hakkında İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023835 E. Sayılı dosyasından 05.09.2024 günü saat 16:22 den itibaren iflasın açılmasına karar verildiği, kararın 05.11.2024 tarihinde kesinleştiği, iflas tasfiye işlemlerinin İstanbul 3. iflas Dairesinin ...iflas sayılı dosyası ile yürütüldüğü anlaşılmaktadır. Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması (İİK.'nın m.191), müflisin iflas masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler. Müflis, nasıl iflasın açılması ile hak ehliyetini kaybetmiyorsa, dava ehliyetini de kaybetmez. Ancak müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine aittir. Adi tasfiyede İİK'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK.'nın m. 218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Müdürlüğüne (İflas Dairesine) aittir. İflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davaları, (maddede yazılı istisnalar dışında) iflasın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından (md. 237) on gün sonraya kadar devam eder; ancak bundan sonra, duran hukuk davalarına devam edilebilir (md. 194/1) Somut olayda, her ne kadar mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemece karar verildikten sonra, dosya Dairemizde inceleme aşamasındayken davalı şirketin İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/835 E. sayılı dosyasından 05.09.2024 günü saat 16:22 den itibaren iflasının açılmasına karar verildiği, kararın 05.11.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla mahkemece, davalının iflas etmiş olduğu ve davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü nazara alınarak yargılama yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında, iflas kararının kesinleşmesi ve İİK'nın 194.maddesindeki süre beklenerek kayıt kabul davası olarak yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı tarafça yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, 4-Kaldırılan ilk derece mahkemesi kararının icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 19/02/2026 KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.