10. Hukuk Dairesi 2013/403 E. , 2013/5715 K. "" ...... Dava, davacının 1982/1,2,3,4 1983/2 1984/1,2,3 dönemlerinde çalışmalarının tüm sigorta kollarına tabi olarak gerçekleştiğinin tespiti ile 01.04.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsisi istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ...…
**10. Hukuk Dairesi 2013/403 E. , 2013/5715 K.** **"İçtihat Metni"** ...... Dava, davacının 1982/1,2,3,4 1983/2 1984/1,2,3 dönemlerinde çalışmalarının tüm sigorta kollarına tabi olarak gerçekleştiğinin tespiti ile 01.04.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsisi istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-506 sayılı Yasanın 3. Maddesinin II/B bendine göre, “Özel Kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları...” uygulanmamaktadır. Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 2089 sayılı Çırak, Kalfa ve Ustalık Kanununun 4. maddesinde çırak, “Bu Kanuna tabi bir sanatı, o sanat için düzenlenen teorik ve pratik öğrenim programına göre o işyerinde öğrenmek amacı ile bir çıraklık sözleşmesi ile bir işyeri sahibinin hizmetine giren kimseye çırak denir. …” şeklinde tanımlanmış olup, çıraklıktaki temel amaç, ilgilinin belirli bir meslek dalında teorik ve pratik eğitime tabi tutulmasıdır. Anılan Kanunun 5. maddesinde de kimlerin çırak olabilecekleri belirtilmiş ve çırakların 12 ile 18 yaşları arasında kişilerin olabileceği hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede taraflar arasındaki ilişkinin niteliği belirlenirken, başka bir ifade ile, davacının belirtilen devrede çırak olup-olmadığına karar verilirken, çalışma ilişkisine bakılarak karar verilmelidir. Gerçektende çıraklık sözleşmesinde, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Çırak, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir. Mahkemece, öncelikle, verilecek olan tespit hükmünün davacının çalışmalarının geçtiği işverenin de hak alanını ilgilendirdiği gözetilerek, ilgili işverenin davada usulünce taraf olması sağlanmalı, doğum tarihi 01.03.1965 olan davacı için, anılan yasal düzenlemeler karşısında 01.03.1983 tarihi sonrasındaki çalışmalarının çıraklık ilişkisi kapsamında bulunmadığı açık ise de, 01.03.1983 tarihi öncesindeki çalışmaları yönünden, davacı ile işveren arasında çıraklık sözleşmesinin bulunup – bulunmadığı araştırılmalı, çıraklık sözleşmesinin bulunduğunun anlaşılması durumunda, davacının çalışmalarının, bir mesleğin öğrenilmesine yönelik olup – olmadığı, sözleşme sonrası dönemde çıraklık eğitim merkezinde teorik veya ./.. -2-