11. Hukuk Dairesi 2012/18988 E. , 2013/1468 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.09.2012 tarih ve 2010/287-2012/337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm bel…
**11. Hukuk Dairesi 2012/18988 E. , 2013/1468 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.09.2012 tarih ve 2010/287-2012/337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, yüksek miktarda kâr payı ödeneceği ve istenildiği zaman paranın iade edileceği vaadi karşısında davalı ... 'den 200.013 DM karşılığında hisse satın aldığını, parasını geri istediğinde davalı ... tarafından oyalandığını, kendisine yalnızca 6.000 EURO ödeme yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin hisse senedi alım sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceğini, davalı tarafın TTK'nun 329. ve 405. maddelerine dayanmasının da mümkün bulunmadığını ileri sürerek, 93.000 EURO asıl alacak ile vaat edilen kâr payının ve yasal faizinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının müvekkillerinden ...'nin ortağı olduğunu, TTK'nun 405. maddesi gereğince anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketin tasfiye halinde olmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketlere ortak olduğunun bilirkişi kurulu raporu ile sübut bulduğu, davacının şirket ortaklığını, 28/10/2003 tarihinde hisse devralmak yoluyla kazandığı, anılan tarihlerde yürürlükte olan ve somut olaya uygulanması gereken 6762 Sayılı TTK'nun 405/2 maddesinin "pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde düzenlendiği, bu hüküm uyarınca sermaye şirketlerinde, sermaye olarak şirkete verilenin geri istenemeyeceği, davalı şirketlerin tasfiye halinde de bulunmadığı, Türk Ticaret Kanunu'nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar ... davalı gösterilmiş ise de anonim şirket yönetim kurulu başkanının şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığı iddiasına dayalı olarak davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadına ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.