Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2009-4-32 Karar Sayısı : 09-22/455-113 Karar Tarihi : 13.5.2009 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI (Başkan V.) 10 Üyeler : Süreyya ÇAKIN, Me hmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA B. RAPORTÖR : Recep GÜNDÜZ C. ŞİKÂYET EDEN : - ( ..) (Adresi tespit edilememiştir.) - ( ...) ( .) Taksim/İstanbul 20 - Efor Turizm Seyahat San. Tic. A.Ş. T
Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2009-4-32 Karar Sayısı : 09-22/455-113 Karar Tarihi : 13.5.2009 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI (Başkan V.) 10 Üyeler : Süreyya ÇAKIN, Me hmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA B. RAPORTÖR : Recep GÜNDÜZ C. ŞİKÂYET EDEN : - ( ..) (Adresi tespit edilememiştir.) - ( ...) ( .) Taksim/İstanbul 20 - Efor Turizm Seyahat San. Tic. A.Ş. Temsilcisi: Av. Mehmet GEDİKBAŞ Strazburg Cd. No:40/9 Sıhhiye/İstanbul D. ŞİK ÂYET EDİLEN: - T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı Eskişehir Yolu 9. km. Çankaya /Ankara - Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Dikilitaş Aşık Kerem S k. No:42 34349 Beşiktaş /İstanbul E. DOSYA KONUSU: T.C. Diyanet İşleri Başkanlığının (Diyanet İşleri) hac ve 30 umre seyahatleri organizasyonlarında özel firmaları sıkıntıya sokacak şekilde haksız rekabet içinde bulunduğu ve Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulunun kararına ilişkin Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) uygulamasının rekabet ihlali yarattığı iddiası. F. İDDİALARIN ÖZETİ: ( .) ( ) ve ( .) tarafından yapılan şikây et başvurularında , Diyanet İşleri tarafından yürütülen hac ve umre hizmetlerinin sunumunda rekabet ihlali olduğu iddiası ileri sürülmektedir. ( .) tarafından yapılan başvuruda , Diyanet İşlerin in 3.000 firmayı sıkıntıya sokacak şekilde haksız ve yasal o lmayan şekilde rekabet yaptığı iddia edilmiş; benzer şekilde 40 ( .) tarafından yapılan şikâyet başvurusunda da Diyanet İşlerin in camilerde görevli devlet memurları vasıtası ile diğer seyahat acentesi firmaları zor durumda bırakacak şekilde hac ve umre seya hat organizasyonları düzenlediği ifade edilmiş ve buna ilişkin fiyatları gösterir belge şikâyet dilekçesine ek olarak gönderilmiştir. Şikâyet dilekçesinde, istenildiği takdirde bilgi gönderileceği belirtilmekle birlikte, raportörlerce 09-22/455 -113 2( .) a gönderilen ve detaylı bilgi talep eden elektronik posta mesajına cevap verilmemiştir. Öte yandan Efor Turizm Seyahat San. Tic. A.Ş. adına Av. Mehmet GEDİKBAŞ tarafından yapılan bir diğer başvuruda ; TÜRSAB tarafından şikâyetçi firmaya gönderilen bir yazıda, Bakanlıkla rarası Hac ve Umre Kurulu nun 5.2.2009 tarih ve 50 2009 -1 sayılı kararından hareketle TÜRSAB ın hac ve umre organizasyonu kapsamında Suudi Arabistan da bir yemek firmasıyla anlaşıp üyelerini oraya yönlendireceği ve ücretlerin Türkiye de TÜRSAB a ödenmesi koşul uyla firmalara çıkış izni verilebileceği ifadelerinin yer aldığı belirtilmiştir. Şikâyet dilekçesinde söz konusu uygulamanın rekabete aykırı olduğu, durdurulmaması halinde telafisi imkânsız zararlar doğuracağı iddia edilerek, ihtiyati tedbir ve ihlallere s on verilmesi için gereken işlemlerin yapılması tale plerinde bulunulmuştur. G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 12.2.2009 ve 9.4.2009 tarih ; 1108, 1111 ve 2585 sayılar ile giren başvur u üzerine düzenlenen 7.5.2009 tarih ve 2009-4-32/İİ- 60 09-RG sayılı İlk İnceleme Raporu 8.5.2009 tarih ve REK.0.08.00.00 -110/141 sayılı Başkanlık önergesi ile 0 9-22 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır. H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor da; - Umreye yönelik seyahat hizmetleri ve h acca yönelik se yahat hizmetleri pazarlarında, Diyanet İşlerinin uygulamasından veya mevzuattan kaynaklanan bir rekabet ihlali veya kısıtlaması olasılığına ilişkin 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir işlem tesisine gerek bulunmadığı , - TÜRSAB tarafından Bakanlıklar arası Hac ve Umre Kurulunun kararına dayanılarak 70 hazırlanan, Suudi Arabistan da hacılara verilecek yemeklere ilişkin düzenleme ayrımcı bir uygulama içermediğinden , 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir işlem yapılmasına gerek bulunmadığı görüşlerine yer verilmiştir. I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME I.1. İlgili Pazar I.1.1. İlgili Ürün Pazarı 80 Hac ve umre seyahatlerinin her ikisi de inanç seyahati temelinde Suudi Arabistan a yapılan seyahatlerdir. Bu ortak noktalarına rağmen, her iki inanç seyahati arasın da önemli farklılıklar bulunmaktadır. Her yıl hac mevsimi olarak nitelendirilen belirli tarihler arasında Suudi Arabistan ın Mekke bölgesine seyahat ile gerçekleştirilen hac ibadetinden farklı olarak umre, daha geniş bir zaman diliminde yapılan bir ibadett ir. Öte yandan hac, ülke bazında Suudi Arabistan tarafından kotaya tabi tutulmaktadır. Diyanet İşlerinin internet sitesinden edinilen bilgiye göre Umre takvimi ise Suudi Arabistan Krallığı Hac Bakanlığı nca her yıl Hac mevsiminden bir müddet sonra ilan edilmektedir. Gen el olarak anılan ülke dışından u mre yapmak isteyenlere sadece belirlenen tarihler içinde vize verilmektedir. Diğer ülkeler de olduğu gibi Türkiye de de 90 kontenjan darlığı nedeniyle ikinci kez hacca gidilemediğinden, umre talebi, her geçen 09-22/455 -113 3yıl a rtmaktadır. Hac ve umre arasındaki bu niteliksel farktan hareketle Umreye Yönelik Seyahat Acenteliği Hizmetleri Pazarı ve Hacca Yönelik Seyahat Hizmetleri Pazarı olarak iki ayrı ilgili ürün pazarı belirlenmiştir . I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar Şikâyetl erin ülkemizden Suudi Arabistan a gerçekleştirilen hac ve u mre seyahatlerine ilişkin olması nedeniyle ilgili coğrafi pazar, Türkiye olarak tespit edilmiştir. I.2. Diyanet İşleri ile Yapılan Yazışmalar 100 Gelen ilk şikâyet dilekçelerinin ardından görevli raportörlerce Diyanet İşlerine gönderilen bilgi isteme y azısında umre organizasyonlarının fiiliyatta nasıl gerçekleştiği, acentelerin nasıl belirlendiği , geçtiğimiz yıllar içinde Diyanet İşleri ve diğer seyahat acenteleri tarafından umreye ne kadar hacı a dayının götürüldüğü ve Başkanlık organizasyonlarında maliyet ve fiyat kalemlerinin nasıl belirlendiğine ilişkin detaylı bilgi talebinde bulunulmuştur. Diyanet İşlerinin cevabi yazısında hac ve umre organizasyonunu düzenleyecek acentelerde aranan kriterler in yukarıda adı geçen Karar ve Yönetmelik çerçevesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Diyanet İşleri tarafından müştereken belirlendiği belirtilmiştir. Buna göre, hac ve umre seferi düzenlemek isteyen acenteler Kültür ve Turizm Bakanlığı na müracaat etmekte , 110 belirlenen kriterleri taşıyanlar Bakanlık tarafından Diyanet İşlerine bildirilmekte ve Başkanlık ile bu acenteler arasında bir sezon geçerli olacak şekilde sözleşme imzalanmaktadır. İlgili yazıda 2007 yılı içinde 40.679 kişinin Başkanlık organizasyonu, 1 16.030 kişinin A grubu seyahat acenteleri; 2008 yılında ise 79.209 kişinin Başkanlık organizasyonu ve 106.995 kişinin ise A grubu seyahat acenteleri ile Suudi Arabistan a götürülüp getirildiği belirtilmiştir. Diyanet İşlerinin gerçekleştirdiği organizasyon için fiyatın belirlenmesinde, umre seyahati gerçekleştirenlerin ulaşım, konaklama, yemek ve sağlık giderleri gibi maliyet kalemleri ile %5 ihtiyaç akçesi nin göz önünde bulundurulduğu belirtilen hususlar arasındadır. Gelen üçüncü şikâyet ve görülen lüzum üzerine Diyanet İşlerine ikinci bir yazı 120 gönderilerek 2007, 2008 ve 2009 yıllarında hangi seyahat acentelerinin umre organizasyonu için yetkilendirildiği ve bunların ne kadar kişiyi umre götürdüğü; Diyanet İşleri nin gerçekleştirdiği umre seyahatlerinde ha ngi acentelerle çalışıldığı ve Başkanlığın umre seyahati organizasyonu gerçekleştirecek A grubu seyahat acentelerinin organizasyonları süresince Suudi Arabistan da belirli bir yemek firması ile anlaşma zorunluluğu öngören bir uygulaması veya bu uygulamaya temel teşkil eden bir kararının olup olmadığı hususlarında detaylı bilgi talebinde bulunulmuştur. Diyanet İşlerinin cevabi yazı sında 2007 yılında yetkilendirilen 49; 2008 yılında yetkilendirilen 59 ve 2009 yılında yetkilendirilen 49 seyahat acentesi bulun duğu ve taşıdıkları/taşıyacakları hacı adayı sayıları belirtilmiştir. İlgili yazıda, Başkanlıkça 130 gerçekleştirilen organizasyonlarda 2007 yılına kadar Türkiye Diyanet Vakfı nın yan kuruluşu olan GİNTAŞ A.Ş . nin IATA belgesi üzerinden işlem yapılmak suretiyl e Suudi Arabistan yasaları gereğince bu ülkedeki işlemler için bir Suudi Arabistan firma sı ile anlaşma yapıldığı belirtilmiştir. Bununla birlikte, son yıllarda Başkanlık organiz asyonuna dâhil umreci sayılarında da büyük artış meydana geldiğinden, ikinci bir firma ile 2008 yılında Efor, 2009 yılında da Kılıç Tur un IATA belgeleri üzerinden anlaşma yapıldığı belirtilmiştir. Gönderilen cevabi yazıda değinilen bir başka husus ise umre organizasyonu gerçekleştiren firmaların Suudi Arabistan da verecekleri 09-22/455 -113 4yemekl ere ilişkin düzenlemelerdir. Buna göre, Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu 2008 yılında, Suudi Arabistan daki düzenlemeler ve hacı adaylarının yaşadıkları bir 140 takım sorunlar nedeniyle 2008 yılından itibaren hac organizasyonunda olduğu gibi, umre organizas yonlarında da bütün kategorilerde yemekli sisteme geçilmesine karar vermiştir. Bu kararın 2008 yılından bu yana gerek Diyanet İşleri ve gerekse bu Başkanlığın denetimindeki seyahat acenteleri tarafından uygulandığı, acentelerin yemek hizmetlerini istedikle ri firmalardan serbest olarak alabildikleri, Suudi Arabistan daki bir yemek firması ile anlaşma yapılması konusunda Başkanlığın herhangi bir telkin veya yönlendirmesinin söz konusu olmadığı yazıda dile getirilen hususlardandır. Öte yandan , Baka nlıklararası Hac ve Umre Kurulu nun 2009/1 sayılı kararı ile 2009 yılında Başkanlık ve seyahat acenteleri tarafından gerçekleştirilen umrelerde verilen yemeklerde gıda çeşidi ve kalori bakımından birlik sağlanabilmesi 150 için standart yemek menüsü uygulanması kararlaştırı lmış, bu çerçevede umre turu düzenleyen seyahat acenteleri nin organiz asyonu ile umreye giden vatandaşlarımıza Suudi Arabistan da yemek verilmesi ile ilgili alt yapı sağlanması hususunda TÜRSAB a yetki verilmiştir. I.3. Değerlendirme Şikâyet başvurularını iki grupta değerlendirmek mümkündür. Bunlardan ilki, Diyanet İşlerinin hac ve umre organizasyonlarında rekabet ihlaline yol açan uygulamalarının bulunduğu iddiası, ikincisi ise TÜRSAB ın Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu nun kararına dayanarak yaptığı Su udi Arabistan da hacılara verilecek yemeklere ilişkin 160 düzenlemenin rekabet ihlali yarattığı iddiasıdır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, ilk gruptaki iddiaları içeren şikâyet başvurularında Diyanet İşlerinin ne tür uygulamalarla umre/hac seyahat hizmetleri pazarında rekabet ihlali yarattığına ilişkin herhangi bir açıklama mevcut değildir. Bu konuda şikâyetçiye gönderilen detaylı bilgi edinme talebine de cevap verilmemiştir. Bununla birlikte, hac ve umre seyahatlerinde düzenleyici ve denetleyici yetkileri de bulunan Diyanet İşlerinin , inanç turizmine yönelik seyahat acenteleriyle aynı pazarda faaliyet göstermesi de göz önüne alınarak; - Hac ve umre seyahatlerine yönelik ilgili ürün pazarlarında mevzuattan kaynaklanan bir rekabet sınırlaması olup olmadığı, 170 - Diyanet İşlerinin aynı pazarda rekabet ihlali yaratacak bir e yleminin bulunup bulunmadığı, - TÜRSAB ın uygulamasının bir rekabet ihlali teşkil edip edemeyeceği hususları söz konusu şikâyetler kapsamında değerlendiril miştir. Bilindiği üzere, 4054 sayılı Kan un un 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hakim olan teşebb üslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukuki işlem ve davranışları, rekabetin korunmasına yönelik tedbir, tespit, düzenleme ve 180 denetlemeye ilişkin işlemleri Kanun kap samına girer denilerek Kanun un kapsamı belirlenmiştir. Buna göre, şikâyet konularının 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebilmesi için öncelikle, Diyanet İşlerinin şikâyet konusu faaliyetleri 09-22/455 -113 5gerçekleştirirken teşebbüs niteliğini haiz olması gerek mektedir. Teşebbüs kavramı ise, Kanun un 3. maddesinde piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimler şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanımda, ikt isadi faaliyet ve iktisadi bağımsızlık olmak üzere iki unsur ön plana çıkmaktadır. Diyanet İşleri , Hac ve Umre İle İlgili İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı ile hac ve umre seyahatlerini düzenlemekle 190 görevlend irilmiştir. Söz konusu Karar, hac ve umre seyahatlerinin Başkanlık veya Başkanlık gözetiminde A grubu seyahat acenteleri tarafından gerçekleştirilmesini hükme bağlarken, aynı zamanda Diyanet İşleri ne ilgili piyasalarda Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu i le birlikte bir takım idari görevler de yüklemiştir. Bu Karara dayanarak Başkanlık, her yıl hac ve umre seyahati düzenleyecek firmaların taşıması gerekli koşulları belirlemekte ; bu koşulları sağlayan seyahat acenteleri gibi umre taleplerini toplama kta ve B aşkanlık organizasyonu ile gidecek hacı adayları için gerekli organizasyonu gerçekleştirmektedir. Başkanlık gerçekleştireceği hac veya umre organizasyonları ndaki h izmetlerin sunumunda, maliyetlerle beraber %5 oranında ihtiyat akçesini de içeren bir fiyat u ygulamaktadır. 200 Diyanet İşlerinin ilgili Bakanlar Kurulu Kararı ile kendisine verilen idari görevleri yerine getirirken teşebbüs sayılamayacağı aşikârdır . Bununla birlikte, hacı adaylarının hac ve umreye götürülmesine yönelik sunulan hizmetin özel seyahat acenteleri tarafından sunulan hizmet ile benzer nitelik taşıması, bu seyahat acentelerine ilgili ürün pazarlarında ikame/rakip olması ve maliyetlerin yanı sıra az da olsa bir ihtiyat akçesi de içeren bir fiyatlama politikası takip edilmesi itibar ıyla Başkanlık tarafından sunulan hac ve umre seyahat organizasyonu hizmetlerinin iktisadi faaliyet olarak nitelendirilebileceği kanaatine varılmıştır. Öte yandan, Başkanlı k söz konusu hizmetlerin sunumunda başkaca bir kurum veya iktisadi bütünlüğe tabi olmama sı nedeniyle iktisaden bağımsız dır. 210 Bu çerçevede, iktisadi bir faaliyeti iktisaden bağımsız bir şekilde gerçekleştiren Diyanet İşleri hac ve umre seyahatleri organizasyonu bakımından 4054 sayılı Kanun kapsamında bir teşebbüs tür. 2007 yılı nda 40.679, 2008 yılında ise 79.209 kişi Diyanet İşleri organizasyonu ile umre seyahati gerçekleştirmiştir. A grubu seyahat acenteleri aracılığıyla umre seyahati gerçekleştiren kişi sayısı ise 2007 yılında 116.030 ve 2008 yılında 106.995 tir . Dolayısıyla Diyanet İşlerinin umre seyahati organizasyonu pazarındaki payı 2007 yılı için %25; 2008 yılında ise %42 olarak gerçekleşm iştir. Öte yandan, ilgili Bakanlar Kurulu Kararı nın hac ve umre seferlerinin düzenlemesinin esaslarını belirleyen 4. maddesi açık biçimde her ilde hacca gideceklerin %40 ını aşmamak 220 üzere A tipi özel seyahat acentelerine kontenjan ayrılacağını düzenlemektedir. Bu durumda hac organizasyonları hizmetlerine yönelik ilgili ürün pazarında Diyanet İşlerin in en az %60 lık pazar payı mevcuttur. Bu noktada ilgili Bakanlar Kurulu Kararı n ı da dikkate aldığımızda, Karar ın konuya ilişkin iki önemli düzenlemesi ön plana çıkmaktadır. Bunlardan ilki, hac ve umre seyahatlerini düzenleme organizasyonu yetkisi nin Diyanet İşleri ve onun belirlediği kriterleri karşılayıp ye tkilendirilen A grubu seyahat acenteleri ile sınırlandırılmış olması ve ikincisi hac organizasyonlarında özel seyahat acentelerinin kontenjanını %40 ile sınırlandırmasıdır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, Diyanet İşlerinin hac 09-22/455 -113 6hizmetleri organizasyonundaki %60 lık pazar payı, hakim durumda olmayı 230 gerektirecek bir pazar payı olarak kabul edilse bile, bu oran yürütme organının düzenleyici bir işlemi ile tespit edildiğinden ve Rekabet Kurulu tarafından Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu na konuya ilişkin bir görüş bildirildiğinden, bu aşamada yapılacak bir işlem bulunmamaktadır. Bununla birlikte, umre seyahatleri organizasyonuna yönelik olarak böyle bir kota mevzuatta öngörülmemiştir. Fakat bu ilgili ürün pazarında da, tıpkı hacda olduğu gibi, seyahat organiza syonunu gerçekleştirecek firmalara ilişkin kriterleri Kültür ve Turizm Bakanlığı ile beraber Başkanlık belirlemektedir. Bu aşamada rekabetçi bir perspektiften, umre için mevzuata dayanılarak belirlenen kriterlerin bir giriş engeli veya ayrımcılık potansiye li taşıyıp taşımadığı değerlendir ilmiştir: 240 2009 yılında umre organizasyonu düzenleyecek olan seyahat acentelerine ilişkin kriterler Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Diyanet İşleri tarafından 6.2.2009 tarihinde müştereken belirlenmiştir. Buna göre; umre turu izni için Kültür ve Turizm Bakanlığı na müracaat eden seyahat acentelerinin; - Başvuru tarihi itibar ıyla en az 3 yıllık A grubu Seyahat Acentesi İşletme Belgesi ne sahip olmaları (A grubu Seyahat Acentesi Geçici İşletme Belgesi süresi hariç), - Daha önce d üzenlenmiş oldukları hac ve umre seferlerinden dolayı Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulunca, 2009 yılında hac ve/veya umre organizasyonu düzenlemekten men edilmemiş olmaları koşullarını sağlamaları gerekmektedir. 250 Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu nun 2 009/1 sayılı kararında belirlenen kriterlerde bu iki koşul ile birlikte acentelerin imzalamak durumunda oldukları sigorta, diğer acentelerle yapacakları sözleşme, belirlenen tarihlerin umre takvimine uygunluğunun sağlanması ve ulaşımın havayolu ile sağlanm asına yönelik prosedüre ilişkin bir takım idari düzenlemeler ve TÜRSAB a ilişkin olarak; - Acentelerin umreci basına TÜRSAB a 100 Avro teminat yatırmaları, her tur programı çerçevesinde götürmüş olduğu umrecilerin tamamını şartname ve sözleşme esaslarına g öre geri getirdiklerini belgelemeleri halinde de, söz konusu umreciler adına yatırmış oldukları teminatı geri alabilmeleri, - 2009 yılı umre mevsiminde umreye götürecekleri her bir kişi adına, kafile başkanı ve 260 din görevlisi harcırahı, idari işlemler, a şı ve kimlik belgesi için Diyanet İşlerine 22 TL. iştirak payı ödemeleri, - Diyanet İşlerinin denetim ve gözetimi altında umre turu düzenleyen seyahat acentelerinin umrecilerine yemek verilmesi ve gerekli altyapının sağlanması hususunda TÜRSAB a yetki verilme si, hususları karara bağlanmıştır. Öte yandan, hac organizasyonu düzenle yebilecek seyahat acentelerinin niteliklerine ilişkin kriterler, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Diyanet İşleri tarafından en son 7.3.2008 tarihinde belirlenmiştir. Söz konusu kr iterlere göre hac organizasyonu düzenlemek için müracaat edecek A grubu seyahat acentelerinin; 270 - 31.12.2002 tarihinden önce A grubu seyahat acentesi işletme belgesi almış olması (A grubu seyahat acentesi geçici işletme belgesi süresi hariç), 09-22/455 -113 7- Daha önce d üzenlemiş olduğu hac veya umre organizasyonları nedeniyle Baka nlıklararası Hac ve Umre Kurulu nca, hac veya umre organizasyonu düzenlemekten sürekli olarak veya 2004 ve daha sonraki herhangi bir yılda da hac - umre organizasyonu düzenlemekten men edilmemiş ol ması, - Diyanet İşleri ile kendi adına sözleşme imzalayarak; 2003, 2004, 2005, 2006 ve 2007 yıllarından en az ikis inde umre veya 2004, 2005, 2006 ve 2007 yıllarından birinde hac organizasyonu düzenlemiş olması koşullarını sağlaması gerekmektedir. 280 Ayrıca, umre kriterlerinde olduğu gibi hac kriterlerinde de acentelerin imzalamak durumunda oldukları sigorta gibi prosedüre ilişkin bir takım idari düzenlemeler in yanı sıra, TÜRSAB a ilişkin olarak; 1. Acentelerin kategorilerine göre kaydedebilecekleri hacı sayı sını dikkate alarak, sözleşme imzalamadan önce TÜRSAB lehine; kişi başı ulaşım ile Türkiye ve Suudi Arabistan daki resmi harçlar için her hacı adayı adına yazıldığı hac kategorisine göre 6 ay süreli 1200 Avro luk, konaklama ve diğer hizmetler için de 3 ay süreli, kategorisine göre hac ücretlerinden kalan meblağı tamamlayacak şekilde teminat mektubu verecekleri, 2. Buna göre TÜRSAB tarafından da seyahat acentelerine kaydedecekleri hacı sayısı 290 kadar belge verileceği, öngörülmüştür. Hac ve umre seferleri düze nlemeye ilişkin söz konusu koşullara bakıldığında, umre için 3, hac için 6 yıllık A grubu seyahat acentesi tecrübesine sahip olma, hac özelinde daha önce hac veya umre seyahati gerçekleştirmiş olma şartı ile bir takım idari koşulların arandığı görülmektedi r. Hac ve umre organizasyonlarının özelleşmiş seyahat hizmetleri olduğu göz önüne alındığında , düzenleyici kamu otoritesi tarafından aranan , A grubu seyahat acentelerinin tecrübelerine ilişkin bu şartların bir giriş engeli yaratmayacağı kanaatine varılmışt ır. Kaldı ki, 2007, 2008 ve 2009 yıllarında umre koşullarını sağlayan ve izin alan firma sayıları sırasıyla 49, 59 ve 300 49 dur. Bu durum piyasaya giriş ve çıkışların yaşanabildiğinin bir göstergesidir. Diyanet İşlerinin 2007 yılında %25 olan pazar payının 2 008 yılında %42 ye çıkması, hacda uygulanan kota nedeniyle artan umre talebine bağlanabilir. Bu nedenle, ilgili mevzuat uyarınca belirlenen kriterler e yönelik olarak da 4054 sayılı Kanun kapsamında bir işlem tesis edilmesine gerek bulunmamaktadır. Öte yandan Kurul, hacca gidecekler için özel seyahat acentelerine %40 kota uygulanmasına ve 1 .000.000 ABD Dolar ı döviz girdisi olmayan seyahat acentelerine başvuru hakkı tanınmamasına ilişkin olarak daha önce yapılan şikâyetleri 1.9.2005 tarih ve 05 -53 sayılı toplantısında karara bağlamış ve bu karar çerçevesinde Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu Başkanlığına görüş bildirmiştir. Görüş 310 yazısında hacca ilişkin %40 kota uygulamasının hizmet sağlayıcılarının etkin biçimde rekabet etmelerini engelleyebileceği, hac ı adaylarının güvenliği ve faydası için yapılmış olabileceği düşünülen bu düzenleme ile amaçlanan faydanın mevcut denetim ve kontrollerin sıkılaştırılması ile de sağlanabileceği belirtilmiştir. Ayrıca 1.000.000 ABD Doları döviz girdisi belgelendirme koşulu nun ilgili piyasaya girişleri engelleyeceği ve hizmet sunum fiyatlarının doğal rekabetçi şartlar dışında oluşmasını sağlayacağı belirtilmiştir. Bildirilen görüşün sonuç kısmında ise, hac 09-22/455 -113 8organizasyonlarının daha rekabetçi biçimde tesisi için kontenjan dağı lımı ve koşulların belirlenmesinde bu hususların göz önünde bulundurulması talebinde bulunulmuştur. 320 Kurul tarafından gönderilen görüş bildiriminde bir giriş engeli olarak yorumlanan 1.000.000 ABD Dolar ı döviz girdisi gösterme koşulu artık uygulanmamaktadır . Bununla beraber %40 kota uygulaması Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde hâlâ devam etmektedir. İlk şikâyet grubu kapsamında incelenebilecek bir başka husus, Diyanet İşleri ile Diyanet Vakfı nın bir yan kuruluşu olan ve turizm ve seyahat acenteliği alan larında faaliyet gösteren GİNTAŞ A.Ş. (GİNTAŞ) arasındaki ilişkidir. Dosya mevcudu bilgilere göre, Diyanet İşleri -Türkiye Diyanet Vakfı işbirliği ile organize edilen umre uçuş programının GİNTAŞ tarafından yapılması konusunda mutabakata varılmıştır. GİNTAŞ umre uçuş programları yaparak , bu organizasyon çerçevesinde umreye 330 gidenlerin biletlerini temin etmektedir. Diyanet İşleri ile GİNTAŞ arasındaki işbirliği d ikey bir ilişki dir. İşbirliğine konu olduğu belirtilen umre organizasyonları pazarında Diyanet İ şlerinin %42 pazar payı vardır. GİNTAŞ ın internet sitesinde GİNTAŞ ile Başkanlık arasında varıldığı söylenen mutabakat ın münhasırlık hükümleri içermesi halinde , 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği nde öngörülen %40 oranında ki eşik aşıldığından, bireysel muafiyet incelemesi yapılması gerek ir. Benzer bir durum Diyanet İşlerini n kanuni olarak %60 pazar payının bulunduğu hac hizmetleri organizasyonu pazarı için de geçerlidir. Fakat Diyanet İşleri tarafından gönderilen yazıda, artan t alep nedeni ile son iki yılda GİNTAŞ haricinde iki farklı seyahat 340 acentesi ile de çalışıldığı belirtilmiştir. Dolayısıyla, söz konusu ilişkide bir münhasırlıktan bahsetmek de mümkün değildir. Şikâyet dilekçelerinde dile getirilen ikinci husus ise TÜRS AB ın Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulunun kararına dayanarak yaptığı Suudi Arabistan da hacılara verilecek yemeklere ilişkin düzenlemenin rekabet ihlali yarattığı iddiasıdır. Konuya ilişkin olarak Diyanet İşleri tarafından gönderilen yazıda Bakanlıklar arası Hac ve Umre Kurulunun 13.2. 2008 tarihili toplantısında Mekke ve Medine deki binalarda tüp ve elektrikli ocakların kullanılmasının yasaklanmış olması, yemeksiz sisteme dâhil olan umrecilerin özellikle Ramazan ayında bedava yemek dağıtımı yapılan tezgâh larda sıraya girerek yemek almaları, böylelikle ülkemizin onuruna yakışmayan görüntüler 350 sergilemeleri, yemek hizmeti almayan umrecilerin yemekli sisteme dâhil umrecilere ait binalara girerek yemek yeme teşebbüslerinde bulunmaları gibi nedenlerle, hac organ izasyonunda olduğu gibi umre organizasyonlarında da bütün kategorilerde yemekli sisteme geçilmesine karar verildiği belirtilmiştir. İlgili yazıda, bu kararın 2008 yılından bu yana, gerek Diyanet İşleri ve gerekse Bakanlıklar arası Hac ve Umre Kurulunun dene tim ve gözetimi altında umre turu düzenleyen seyahat acentelerince uygulanmakta olduğu ve bu kapsamda her acentenin yemek hizmetlerini Suudi Arabistan da istedikleri firmadan alabildikleri belirtilmiştir. Diyanet İşleri tarafından yemek firması seçimi konu sunda seyahat acentelerine herhangi bir baskı veya yönlendirmenin yapılmadığı da belirtilmiştir. 360 Bununla birlikte 2009 yılında Diyanet İşleri ve seyahat acentelerinin organizasyonu ile umreye gönderilecek vatandaşlara Mekke ve Medine de verilecek yemekler de çeşit, gıda ve kalori değeri bakımından birliktelik sağlanabilmesi için Bakan lıklararası Hac 09-22/455 -113 9ve Umre Kurulu 5.2 .2009 tarih ve 2009/1 sayılı kararı ile standart yemek menüsü uygulamasına geçilmesini kararlaştırmıştır. Bu konuda alt yapının sağlanması aşamasında ise TÜRSAB a yetki ver ilmiştir. Şikâyete konu olan uygulamanın bu karar çerçevesinde gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Bu bağlamda TÜRSAB, Suudi Arabistan da verilecek yemeklere ilişkin Al -Tawon Al -Raki ile Turkish Meshywiya firmalarının oluşturduğ u konsorsiyum olan Birleşik Yemek ile anlaşmış ve acentelerin gerekli izinleri almaları için bu firma ile sözleşme imzalamaları şartını 370 koşmuştur. İlgili Bakanlar Kurulu Kararı nın Baka nlıklararası Hac ve Umre Kurulu nun görevlerinin tanımlandığı 5. maddesinde Kurul, hac ve umreye hangi yoldan gidileceği, hac ve umreye gidecek vatandaşların sağlıklarının korunması ve bu seyahatlerin yurt içinde ve yurt dışında düzenli bir şekilde yürütülmesi için alınması gereken tedbirlere dair kararlar alır. hükmü bulunmaktadır. Şikâyete konu olan uygulamanın bu hükme dayanarak ve yemek hizmetlerinde asgari koşulların sağlandığı yeknesak bir uygulama tesis edebilmek adına yapıldığı neticesine varılmıştır. Şikâyet dilekçesinde ayrımcılık iddialarının bulunmadığı; sa dece seçilen yemek firması ile yaşanacak bir problem halinde bunun seyahat acentelerini zor durumda bırakacağına dair 380 kaygıların dile getirildiği de göz önüne alındığında, sağlık gerekçesi ile alınan bu idari karara ilişkin 4054 sayılı Kanun kapsamında her hangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır. J. SONUÇ Düzenlenen rapora ve dosya kapsamına göre, başvuru konusu iddialara ilişkin olarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması H akkında Kanun çerçevesinde herhangi bir işlem yapılmasına g erek bulunmadığına , şikâyetin reddine OY BİRLİĞİ ile karar verilmiştir.