T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:11/05/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. G…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:11/05/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalı tarafa karşı Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafça yapılmış olan bu takip sonucu borca, ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, itiraz sonucu takibin durdurulduğunu, itiraz sonucu takibinin durdurulması akabinde arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığından arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlandığını, davalı tarafından ihale ile 2021 yılı için ...'ne ait personelin taşınması işinin alındığını, davacı tarafın yükümlenmiş olduğu personel taşıma sözleşmesi gereği davacı ile davalı şirketler arasında sözlü olarak davalının almış olduğu ihale gereği yapılması gereken taşımanın davalı vasıtası ile yapılması konusunda tarafların anlaşma sağladıklarını, anlaşma gereği davacı şirketin gerekli taşıma işlemlerini yaptığını, her ay fatura kesildiğini, faturalara itiraz edilmediğini ve bu faturaların davalı tarafça da ticari defter kayıtlarına işlendiğini, davalı tarafın ödememeleri yapmaması üzerine bakiye alacağın tahsili amacıyla icra takibi yapıldığı ve takibe itiraz sonucu işbu davanın açıldığını belirterek sonuç olarak haksız itirazın iptaline, takibin devamına, itiraz nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; ... İKN ile yapılan ihalede 2021 yılında ...'ne ait personelin taşıma ihalesini müvekkili şirketin kazandığını, müvekkili şirketin ihale gereği 12 farklı hatta servis çalıştıracak ve servis başına günlük ödeme alacağını, yine hat başı 300 TL + KDV olarak ihale kazanıldığını, müvekkili tarafından ilgili ihale kazanıldıktan sonra önceki yıllarda ihaleyi kazanan ve servis işini yapan davacı şirket tarafından müvekkili şirkete başvurularak, ihaleyi taşeron olarak yapmak istediklerini zira önceki yıllarda da bu işi kendilerinin yaptığını müvekkiline ilettiklerini, müvekkilinin de servisçiler odasına bağlı esnafın gelirine engel olmamak adına bu teklifi kabul ettiğini, taraflar arasında yapılan anlaşma gereğince davacı ile 6 hat ile için her şey dahil 175'er TL'ye, 6 hat için ise her şey dahil 150'şer TL'ye günlük olarak anlaştıklarını, buna göre davacı tarafından bildirilen servislerdeki şoförlerin sigortalarının yapıldığı, bordroların düzenlendiğini ve hesaplarına da ödemelerin yapıldığını, bordroda yapılan ödeme sonrası kalan bedel için davacı tarafından fatura kesildiğini, bu fatura bedellerinin ise kurum tarafından müvekkiline hak ediş ödemesi yapıldığı zaman davacıya ödendiğini, ihale gereği bu hakediş ödemelerinin de 3-4 ay sonra ödendiğini, daha önce de ihaleyi kazanıp işi yürüten davacı tarafın da bunu bildiğini ve kabul ettiğini, kesilen ve ödenen tüm faturalar bahsi geçen usulde kesilerek ödendiğini, hiçbir itirazda da bulunulmadığını, buna göre de yıl başından Haziran 2021 faturası dahil tüm faturaların davacıya ödendiğini, yapılan harcamalar sonucu kalan bedelin ise müvekkili şirketin ihaleden kazancı olduğunu, müvekkili ile davacı şirketin bahsi geçen şekilde ihaleyi yürütürken 2021 yılı Kasım ayında öncelikle ... İKN ile 2022 yılında ...'ne ait personelin taşınması için ihale düzenleneceğinin açıklandığını, bu ihalenin iptal edildiğini ve ... İKN ile ihale yapıldığını, bu ihalenin yapılacağı belli olduktan sonra davacı firmanın belirlediği bu araçlar çalışırken Kasım 2021'de yapılan inceleme sonucunda davacının yönlendirdiği bu araçların ihale şartlarına uymadığı dava dışı kurum ... tarafından tespit edildiğini, kurumda daha önce bildirdikleri araçları çalıştırmadıkları, onların yerine şartnameye uygun olmayan araçları çalıştırdıklarının tespit edilmiş olup ihale şartlarına uyulmadığından ek ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, davacı tarafından anlaşmaya uyulmadığından kurum tarafından müvekkili şirkete ödenecek ihale bedelinden mahsup edilerek tahsil edilmiş olan 87.207,00-TL ceza kesildiğini, yine tüm bunlara ek olarak icra takibi başlatıldığı zaman müvekkili şirkete bu faturalara ilişkin hak ediş ödemeleri de yatırılmadığından alacak olsaydı dahi henüz muaccel hale gelmediğini belirterek sonuç davacının icra takibine yapılan itirazın iptali talebinin reddi ile davacının kötüniyetle takip başlatılmasından ötürü %20'den az olmamak kaydı ile tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "Davalı taraf, takibe itiraz dilekçesinde ve cevap dilekçesinde ödeme defiinde bulunmadığı gibi akdi ilişki ve hizmet alımına ilişkin itirazı da söz konusu olmadığı, her ne kadar hizmetin ayıplı ifa edildiği itirazında bulunulmuş ise de, yukarıda açıklanan nedenler ve ayrıca ayıplı ifa nedeni ile takas mahsup talebinde de bulunulmadığı gibi dosyaya sunulan belgeler ile yapılan iş ile illiyet bağının kurulamadığı ve usulüne uygun deliller ile bu hususu ispat edilemediği, ayrıca davalı tarafça hizmetin ayıplı ifa edildiğine ilişkin herhangi bir ihtarname keşide etmediği (dosyaya EKAP üzerinden yapılan bir e posta çıktısı sunulmuş ise de, bu iletinin muhatabının Antalya Servisçiler Esnaf Odası olduğundan nazara alınmamıştır) ve dolayısıyla da iş bedel ödemeye gelince ayıp savunmasında bulunduğu anlaşılmış; takip dayanağı faturaları form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu bildirilen faturalar yönünde akdi ilişkinin ve fatura ile fatura içeriği malzemenin teslim edildiği ve bildirilen alacağın 371.404,33.-TL olduğundan, davanın takip talebinde belirtilen alacak üzerinde kabulüne, likit olan alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... İKN ile yapılan ihalede 2021 yılında ...'ne ait personelin taşıma ihalesini müvekkili şirketin kazandığını, müvekkili şirketin ihale gereği 12 farklı hatta servis çalıştıracağını ve servis başına günlük ödeme alacacağını, yine hat başı 300 TL + KDV olarak ihalenin kazanıldığını, müvekkili tarafından ilgili ihale kazanıldıktan sonra önceki yıllarda ihaleyi kazanan ve servis işini yapan davacı şirket tarafından müvekkili şirkete başvurularak, ihaleyi taşeron olarak yapmak istediklerini zira önceki yıllarda da bu işi kendilerinin yaptığını müvekkiline ilettiklerini, müvekkilininde servisçiler odasına bağlı esnafın gelirine engel olmamak adına bu teklifi kabul ettiğini, davacı tarafın da bu konuya itirazı bulunmadığını, taraflar arasında yapılan anlaşma gereğince davacı ile 6 hat ile için her şey dahil 175'er TL'ye, 6 hat için ise her şey dahil 150'şer TL'ye günlük olarak anlaşıldığını, buna göre davacı tarafından bildirilen servislerdeki şoförlerin sigortalarının yapıldığını, bordrolarının düzenlendiğini, hesaplarına ödemeler yapıldığını, bordroda yapılan ödeme sonrası kalan bedel için davacı tarafından fatura kesildiğini, bu fatura bedellerinin ise kurum tarafından müvekkiline hak ediş ödemesi yapıldığı zaman davacıya ödendiğini, ihale gereği bu hakediş ödemelerinin de 3-4 ay sonra ödendiğini, daha önce de ihaleyi kazanıp işi yürüten davacı tarafın da bunu bildiğini ve kabul ettiğini, kesilen ve ödenen tüm faturaların bahsi geçen usulde kesildiğini ve ödendiğini, hiçbir itirazda bulunulmadığını, buna göre de yıl başından Haziran 2021 faturası dahil tüm faturaların davacıya ödendiğini, yapılan harcamalar sonucu kalan bedelin ise müvekkili şirketin ihaleden kazancı olduğunu, yine davacı tarafın da bu duruma itirazının bulunmadığını, müvekkili ile davacı şirketin bahsi geçen şekilde ihaleyi yürütürken 2021 yılı Kasım ayında öncelikle ... İKN ile 2022 yılında ...'ne ait personelin taşınması için ihale düzenleneceğinin açıklandığını, bu ihalenin iptal edildiğini ve ... İKN ile ihale yapıldığını, bu ihalenin yapılacağı belli olduktan sonra davacı firmanın belirlediği bu araçlar çalışırken Kasım 2021'de yapılan inceleme sonucunda davacının yönlendirdiği bu araçların ihale şartlarına uymadığının dava dışı kurum ... tarafından tespit edildiğini, kurumda daha önce bildirdikleri araçları çalıştırmadıklarını, onların yerine şartnameye uygun olmayan araçları çalıştırdıklarının tespit edildiğini, ihale teknik şartnamesinde 2015 model ve üzeri 16+1 kişilik araç kullanma zorunluluğu bulunduğunu, buna ilişkin olarak kontrollerin de belediye tarafından yapıldığını, bu süreçte tutanaklar tutulmaya başladıktan sonra davacı kurumun 2011-2012-2014 model araçlarla hizmeti sürdürdüğünü, kurumdan da düzenlenen tutanaklara kadar bir bildirim veya yaptırım uygulanmadığı için kendilerinin bu durumdan haberi olmadığını, buna ilişkin her gün hem sabah işçiler geldiğinde hem de akşam işçiler alınırken tutanaklar tutulduğunu, ancak bu süreçte davacı tarafından hiçbir şekilde müvekkili şirkete haber verilmediğini, bu tutanakların bir süre sonra toplu halde belediye tarafından müvekkiline gönderildiğini, bunu öğrenen müvekkili şirket tarafından derhal davacı şirkete, araçlarını ihaleye uygun hale getirmesi için mail gönderdiğini, davacı tarafından çalıştırılan 12 araçtan 9 tanesinin ihale şartlarına uygun olmadığını, bu araçların yerine de tüm taleplerine rağmen yeni araçlar görevlendirilmediğini ve davacı tarafından anlaşmaya uyulmadığını, bu nedenle de kurum tarafından müvekkili şirkete ödenecek ihale bedelinden mahsup edilerek tahsil edilmiş olan 87.207,00-TL ceza kesildiğini, bunun yanında müvekkili hakkında araçların farklı günlerde ihaleye uygun olmaması nedeniyle toplamda 11 adet tutanak tutulduğunu, davacının amacının müvekkili aleyhinde 15 adet tutanak tutulmasını sağlayıp sözleşmenin feshi ile müvekkilinin ihalelerden yasaklanmasına sebep olmak olduğunu, müvekkilinin ise yasaklı duruma düşmemek adına öncelikle Kasım ayında okullarda verilen sömestr arasında boştaki servislerle iletişim kurduğunu ve işi bırakan servis araçlarının yerine yeni araçlarla kısa süreliğine anlaşma yaptığını, 12 araçla yaptığı işi 7 araçla yapabileceğini bildirip bazı hatları birleştirdiğini, bu nedenle Kasım ayında 7 iş günü, Aralık ayında ise 23 iş günü boyunca işini 7 hatla yaptığını, ancak yıl sonu ve kısa süreli çalışma yapacağı birçok farklı araçla ve daha fazla ödeme yaparak çalışmak zorunda kalındığını, müvekkili şirket Kasım ayında davacı sözleşmeye uymadığı için toplamda 6.375,00-TL daha ek harcama yaptığını, müvekkili şirketin Aralık ayında davacı sözleşmeye uymadığı için toplamda 15.837,50-TL daha ek harcama yaptığını, hazırlığı olmaması nedeniyle sabahtan akşama kadar bulabildiği bu araçlardan da bir tanesinin 16+1 olması gerekirken 16 kişilik olduğu için ekstra bir tutanak daha tutulduğunu ve bu tutanakla birlikte de 5.685,60-TL cezanın daha müvekkili şirkete kesildiğini, bunların yanında müvekkilinin 12 araçla ihaleye devam etmiş olsa idi araç başı anlaşma yaptığı için Kasım ayında 93.456,00-TL fatura kesecekken, 81.066,00-TL fatura kesebildiğini ve hakedişinin de Kasım ayında 12.390,00-TL düştüğünü, yine Aralık ayında 12 araçla ihaleye devam etmiş olsa idi araç başı anlaşma yaptığı için 97.704,00-TL fatura kesecekken, 56.994,00-TL fatura kesebildiğini ve hak edişinin de Aralık ayında 40.710,00-TL düştüğünü, müvekkilinin ihaleyi tamamlayabilmek ve yasaklı hale gelmeyip ticaretine devam edebilmek için her türlü fedakarlığı yaptığını, ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davacının kusuru ve kötü niyeti neticesinde müvekkilinin toplamda 92.892,60-TL ceza yediğini, 22.212,50-TL fazladan ödeme yaptığını, 53.100,00-TL ise kazanç kaybına uğradığını, davacının müvekkiline verdiği zararın toplamda 168.205,10-TL olduğunu, davacının kestiği faturalardan çok daha fazla miktarda müvekkiline zarar verdiğini, bu nedenle de ilgili faturaların davacıya ödenmediğini, davacı yan alacaklı olsaydı dahi henüz alacağın muaccel hale gelmediğini, huzurdaki davanın hiç bir inceleme yapılmadan salt davacı tarafın beyanları doğruymuş gibi ön inceleme duruşmasında kabul edildiğini, ne ticari defterler ne mailler ne de diğer delillerinin dikkate alınmadığını, davanın baştan sona hatalı ve yetersiz inceleme ile yürütülerek karar verildiğini, taraflar arasındaki davanın temelini oluşturan belediyedeki ihaleye dair evrakların dahi dosya arasına alınmadığını, yine davacı ile ilk günden beri tüm iletişim ve görüşmelerin yürütüldüğü mail adresine gönderilen maili, Mahkemenin tamamen keyfi olarak mailin kim tarafından kullanıldığı, mailin davacıya ulaşıp ulaşmadığı dahi araştırılmadan davada karar verildiğini, Yerel Mahkemece gerekçede takas mahsup talepleri olmadığı belirtilmişse de cevap dilekçesinin içeriğinden bu hususun anlaşılır olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı cari hesap bakiye alacağına ilişkin başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davaya konu faturaların tarafların BA/BS formlarında mal alış/satış olarak bildirilmesinin hizmetin davacı yanca yerine getirildiğine karine teşkil edip bu karinenin aksinin davalı yanca ispat edilememesine, davalı yanın davaya konu faturaların iade edildiğine yahut ödendiğine ilişkin bir savunması olmadığından tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesinin dosyaya bir yenilik katmayacağına, davalı yan her ne kadar savunmasında davacı tarafından yapılan mal ve hizmet tesliminin ayıplı olduğunu iddia etmekte ise de, ayıp iddiasını ispatlar nitelikte delil sunamadığı gibi davalı tarafça mal ve hizmetin ayıplı olduğuna dair süresi içerisinde ihbarda bulunulduğuna dair herhangi bir belge de ibraz edilmemesine, dosya kapsamına sunulan e-mailin de dava dışı şirkete gönderilmiş olması sebebiyle davalının süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunduğunu usul ve yasaya uyun delillerle ispat edememesine, davalı yan davacının sözleşme hükümlerine uymadığından davacı yandan alacaklı olduğunu beyan etmiş olmasının takas mahsup savunması olarak değerlendirilemeyeceğine, 6100 sayılı HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 10.670,01-TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 2.690,01-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.980,00-TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.29/12/2025 ...