1. Hukuk Dairesi 2016/13645 E. , 2019/5972 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : GAİPLİK- TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen gaiplik, tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 17. ma…
**1. Hukuk Dairesi 2016/13645 E. , 2019/5972 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : GAİPLİK- TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen gaiplik, tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesinden kaynaklanan gaiplik ve tapu iptali-tescil isteklerine ilişkindir. Davacı, dava konusu ... ada ... sayılı ... Vakfından icareli taşınmazın .../... payının ... kızı ..., .../... payının da ... oğlu ... adına kayıtlı olduğunu, ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 06.02.2001 tarihli , 2000/962 Esas ,2001/101 Karar sayılı ilamı ile kayıt maliklerinin bulunamadığı ve bu kişileri tanıyan ya da bilen olmadığı gerekçesiyle ... Defterdarının kayyım tayin edildiğini ileri sürerek, 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca gaiplik kararı verilmek suretiyle taşınmazın vakfı adına tescili isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece, "...5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesi;Tasarruf edenlerin veya maliklerin mirasçı bırakmadan ölümleri, kaybolmaları, terk veya mübadil gibi durumlara düşmeleri halinde icareteynli ve mukataalı taşınmaz malların mülkiyeti vakfı adına tescil edilir. hükmünü içermektedir.Diğer taraftan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 32. ve 33. maddelerinde gaiplikle ilgili hükümler düzenlenmiştir.Somut olayda, taşınmazın mutasarrıfları hakkında daha önceden verilmiş bir gaiplik kararı bulunmadığı gibi, mahluliyet kararı da ibraz edilmiş değildir.Hal böyle olunca, 5737 ve 4721 sayılı kanunların yukarıda değinilen madde hükümleri çerçevesinde araştırma yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yetinilip hüküm kurulması isabetsizdir.''gerekçesiyle bozulmuş,mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesiyle dava kabul edilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin, 6100 sayılı HMK'nun 298. maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte tam olarak yazması ve hüküm sonucunu 6100 sayılı HMK'nun 297/2. maddesinde öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Ne var ki, uygulamada 6100 sayılı HMK'nun 294.maddesinin getirdiği imkândan faydalanarak bazı zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.