Ceza Genel Kurulu 2017/283 E. , 2018/310 K. "" Mahkemesi :Ağır Ceza Kasten öldürme suçuna teşebbüsten sanık ...'ın, TCK'nun 81/1, 35, 29, 62, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Muş Ağır Ceza Mahkemesince verilen 26.05.2010 gün ve 51-136 sayılı hükmün, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 13.09.2012 gün ve 1132-6486 say…
**Ceza Genel Kurulu 2017/283 E. , 2018/310 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Kasten öldürme suçuna teşebbüsten sanık ...'ın, TCK'nun 81/1, 35, 29, 62, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Muş Ağır Ceza Mahkemesince verilen 26.05.2010 gün ve 51-136 sayılı hükmün, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 13.09.2012 gün ve 1132-6486 sayı ile; "1- Mağdurun suç tarihi itibarıyla 18 yaşından küçük olması nedeniyle sanığın eyleminin, TCK'nun 82/1-e maddesine girer nitelikte olduğu gözetilmeyerek, temel cezanın TCK'nun 81/1. maddesi esas alınarak yazılı şekilde belirlenmesi, 2- Oluşa ve dosya kapsamına göre; yaşı küçük olan mağdurun ailesiyle kavga ettikten sonra saklanmak için komşusu olan sanığın evinin bahçesine habersiz girip konut dokunulmazlığını bozmaktan ibaret haksız fiil niteliğindeki eylemi nedeniyle, 1/4 ile 3/4 oranları arasında indirim öngören TCK'nun 29. maddesinin uygulanması sırasında, alt ve üst sınırlar arasında makul oran yerine azami hadden indirim yapılarak eksik ceza tayini" isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkeme ise 06.06.2014 gün ve 450-256 sayı ile; (2) numaralı bozma nedenine uymuş, diğer bozma nedenine ise; "...Sanık ... her ne kadar suç tarihi itibarıyla 18 yaşından küçük mağdur ...'ı silah ile yaralamış ise de, keşif ve bilirkişi raporu göz önüne alındığında, sanık TCK’nun 30/2. maddesi uyarınca kasten öldürme suçunun nitelikli hâli hususunda hataya düşmüştür. Sanığın samimi beyanında, bir kişiyi gördüğünü, kendisine seslendiğini, o kişinin kaçmaya başlaması üzerine ateş ettiğini belirttiği, ancak sanığın gece vakti vurduğu mağdurun çocuk olup olmadığını bilemeyeceği, bu sebeple kasten öldürme suçunun nitelikli hâlinden değil, TCK’nun 30/2. maddesinde düzenlenen hata hükümleri uyarınca kasten öldürme suçunun temel şeklinden cezalandırılması gerektiği" gerekçesiyle direnmiştir. Bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.07.2015 gün ve 271845 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca 07.12.2016 gün ve 647-698 sayı ile; 6763 sayılı Kanunun 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 14.03.2017 gün ve 204-791 sayı ile; direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI