7. Hukuk Dairesi 2009/8071 E. , 2010/86 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 143 ada 315 parsel sayılı taşınmaz satın alma ve kazandırıcı zamanışımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu ka…
**7. Hukuk Dairesi 2009/8071 E. , 2010/86 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 143 ada 315 parsel sayılı taşınmaz satın alma ve kazandırıcı zamanışımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına, bağışlamaya, miras yolu ile gelen hakka, paylaşma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, davaya konu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davaya konu taşınmazın öncesinde tarafların ortak miras bırakanı ... ...'a ait iken ortak miras bırakan tarafından sağlığında davacının babası ... ...'a bağışlandığı, davacının babasının ölümünden sonra taşınmazı 7-8 yıl tek başına kullandığı, babası ile birlikte kullanımının ise 38 yıla ulaştığı, davacı yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir. Kural olarak ve kanunda ayrık bir hüküm bulunmadıkça tapuda kayıtlı taşınmazların mülkiyetinin 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen zamanaşımı zilyetliği yolu ile kazanılması mümkün değildir. Ne var ki, bu genel kuralın ayrığını oluşturan hükümlerden biri olan aynı kanunun 13/B-b maddesi hükmünde zilyedin taşınmaz malı tapu kayıt malikinden veya mirasçılarından veya mümessillerinden tapu dışı bir yolla iktisap ettiğini onların beyanı veya herhangi bir belge ile veya bilirkişi veyahut tanık sözleriyle ispat etmesi ve ayrıca en az on yıl müddetle çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla taşınmazda zilyet bulunduğunu kanıtlaması halinde taşınmazın zilyedi adına tespit edileceği belirtilmiştir. Açıklanan bu ayrık hükümde öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde tapuda kayıtlı taşınmazın dahi zilyedi adına tesciline karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.