9. Hukuk Dairesi 2025/9552 E. , 2026/817 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1331 E., 2025/1965 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 42. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/227 E., 2021/51 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlana…
9. Hukuk Dairesi 2025/9552 E. , 2026/817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1331 E., 2025/1965 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 42. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/227 E., 2021/51 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 06.06.2005-11.06.2019 tarihleri arasında bilgisayar sistemi uzmanı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin sözlü şekilde ve haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 06.06.2005-11.06.2019 tarihleri arasında bilgi işlem bölümünde çalıştığını, çalışırken şirket bilgisayarından şirket kurallarına ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak iş saatleri ve iş saatleri dışında şahsi işi için bitcoin üretimi gibi muhtelif programlara girdiğinin tespit edildiğini, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle ve tazminatsız olarak 11.06.2019 tarihinde feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda isnat edilen fiillerin davacı tarafından gerçekleştirildiğinin somut olarak ortaya konulamadığı, aksi düşünülse dahi işverenin 6 günlük yasal süre dolduktan sonra iş sözleşmesini feshettiği, davacının iş sözleşmesinin tazminat ödenmesini gerektirmeyecek şekilde son bulduğu hususunda ispat külfeti üzerine düşen davalı işverenliğin bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda dosyada toplanan deliller, dinlenen tanıklar ve fesih bildirimi içeriğine göre fesih konusu eylemlerin davacı tarafından gerçekleştirildiğinin kesin olarak sabit olmadığı, somut olayda olsa olsa bir şüphe feshi olabileceği, bu hâlde ise feshin haklı değil şüphe feshi nedeniyle geçerli nedenlere dayandığının kabul edilmesi gerektiği, geçerli nedenlerle iş sözleşmesinin feshinde davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, her ne kadar davalı tarafça davacının 30 günlük ücreti ile karşılanamayacak tutarda maddi zarara sebep olduğu ileri sürülmüş ise de bu yönde somut bir tespitin mevcut olmadığı, davalının aksi yöndeki istinaf itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Fesih konusu eylemler ile davacının sadakat borcunu ağır şekilde ihlal ettiğini, Şirket açısından ciddi zarar ve güven kaybı doğurduğunu, 2. Davacının gerçekleştirdiği fiilin yalnızca bilişim güvenliğini ihlal etmekle kalmadığını, aynı zamanda işyerinde kullanılan bilgisayar sistemlerinin aşırı enerji tüketimi, donanım ısınması ve performans düşüklüğü sonucunda maddi zarara yol açtığını, 3. İş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, 4. Bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.