Ceza Genel Kurulu 2012/3-1469 E. , 2013/19 K. * NETICESI SEBEBIYLE AĞIRLAŞMIŞ KASTEN YARALAMA SUÇU * CMK'NUN 216/3 MADDESINE MUHALEFET EDILMESI * CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 216 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 62 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 29 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 87 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 86 "" Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan sanık Adem'in 5237 sayılı TCK’nun 86/1, 86/3-e, 87/1-c, 87/1-son, …
**Ceza Genel Kurulu 2012/3-1469 E. , 2013/19 K.** * NETICESI SEBEBIYLE AĞIRLAŞMIŞ KASTEN YARALAMA SUÇU * CMK'NUN 216/3 MADDESINE MUHALEFET EDILMESI * CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 216 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 62 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 29 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 87 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 86 **"İçtihat Metni"** Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan sanık Adem'in 5237 sayılı TCK’nun 86/1, 86/3-e, 87/1-c, 87/1-son, 29 ve 62. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Hassa Asliye Ceza Mahkemesince verilen 21.01.2010 gün ve 190-4 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 05.06.2012 gün ve 7566 – 23198 sayı ile ; “Sanığın duruşmada bulunmaması halinde hükümden önce son sözün hazır bulunan sanık müdafiine verilmesi gerektiği gözetilmeden son sözün katılan vekiline verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 216/3. maddesine muhalefet edilmesi” isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay C.Başsavcılığı 12.08.2012 gün ve 2010/106945 sayı ile; "5271 sayılı Kanunun 216. maddesinde; ‘(1) Ortaya konulan delillerle ilgili tartışmada söz, sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine veya kanunî temsilcisine verilir. (2) Cumhuriyet savcısı, katılan veya vekili, sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcisinin açıklamalarına; sanık ve müdafii ya da kanunî temsilcisi de Cumhuriyet savcısının ve katılanın veya vekilinin açıklamalarına cevap verebilir. (3) Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir’ denilmiştir. Dosya incelendiğinde son oturumda sanık müdafii savunmasını yaptıktan sonra katılan vekilinden diyecekleri sorulmuş ve o da bir diyeceği bulunmadığını beyan etmiştir. Sanık müdafiinin savunmasından sonra yeni bir savunmayı gerektirecek esaslı bir işlem yapılmamıştır. Ceza Genel Kurulu ve daire kararlarında bu durum yasanın ihlali niteliğinde kabul edilmemektedir. Bozma ilamındaki bozma sebebi bu nedenle yerinde görülmemiştir" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurarak, Özel Daire bozma kararının kaldırılması ve dosyanın esastan incelenerek hükmün onanmasına karar verilmesi isteminde bulunmuştur. 5271 sayılı CMK’nun, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle değişik 308. maddesi uyarınca dosyanın gönderildiği Yargıtay 3. Ceza Dairesince itiraz nedenlerinin yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın hazır bulunmadığı duruşmada, hükümden önce son sözün hazır bulunan sanık müdafiine verilmemesi nedeniyle hükmün bozulmasının isabetli olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.