11. Hukuk Dairesi 2023/1709 E. , 2024/5035 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/26 Esas, 2023/97 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/196 E., 2019/189 K. Taraflar arasındaki markaya ve tasarıma tecavüzün, haksız rekabetin tespiti önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar veril…
**11. Hukuk Dairesi 2023/1709 E. , 2024/5035 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/26 Esas, 2023/97 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/196 E., 2019/189 K. Taraflar arasındaki markaya ve tasarıma tecavüzün, haksız rekabetin tespiti önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 20 yıldan uzun süredir Çeşme İlçesinde “Atom Tavuk” ya da “Atom Sandviç” olarak bilinen gıda ürünlerinin hazırlanması ve satışı hususunda faaliyet gösterdiğini, alanında tanındığını, ürettiği spesifik atom sandviçlerin özellikle Ege Bölgesinde bilindiğini, ürünü Türkiye geneline yaydığını, sunum ve satış şekli ile içeriğindeki sosun ürünün özelliğini oluşturduğunu, bir çok markanın yanında (Asucan asıl unsurlu) 2017/08196 sayılı “yemek sunum şekli” başlıklı tasarımı tescil ettirdiğini, “Asucan” ve “Atom” ibaresinin bileşke marka mahiyeti taşıdığını, atom tavuk denildiğinde akla müvekkilinin geldiğini, davalıların “Kumrucu Şevki” ibaresi ile fast food restaurantı işlettiğini, ancak müvekkilinin sattığı atom tavuk ürünlerinin sunumundan sosuna kadar her şeyiyle aynı olacak şekilde satış yaptığını, adına da atom king ürünleri dediğini, atom tavuğun sunumundan satışına, atom ibaresinin kullanımına kadar her şeyin müvekkilinin 20 yıldır piyasada emeği ile tanıtıp maruf hale getirdiği sunumla aynı olduğunu, bu eylemin müvekkili aleyhine iltibas meydana getirdiğini, görselin aynısını kullanan davalıların tasarıma tecavüz ettiğini, öte yandan müvekkili adına tescilli “Asucan Atom Box” ibareli marka ile irtibatlandırma riski taşıdığını, tüketicilerin davalıların ürününü müvekkilinin ürünü sandığını, müvekkilinin distrübütörlük verdiğini düşündüklerini, davalıların müvekkilinin tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, davacının ticari itibarının zedeleneceğini, davalıların Atom Box ibaresini kullanarak davacının Bornova’da şube açtığı izlenimi verdiğini ileri sürerek müvekkili adına tescilli tasarıma ve markalara tecavüzün tespitini, önlenmesini, haksız rekabetin tespitini, şimdilik 4.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın ihtarname tarihinden itibaren işleyen en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “Atom King” ibareli marka tescilini 12.03.2018 tarihinde sağladığını, hem Çeşme’de, hem de Bornova’daki restaurantlarında “Atom King” ve Mexıcana King” adı altında ürün sattığını, davacı markalarını kullanmadığını, ürünün içeriği, sosu, malzemesinin, sunumunun farklılık taşıdığını, sadece alüminyum folyo tabakta ikramın benzerlik taşıdığını, bu sunumun da kimsenin tekeline bırakılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tasarım ve markalarına konu ürünlerin 29 ve 30. sınıfa giren gıda ürünleri ve yiyecek içecek hizmetleri sunumundan ibaret olduğu, davacının 2009/33003 ve 2017/110025 sayılı markalarının geçerliliklerini koruduğu, davalı adına tescilli markanın “Atom King” ibaresini içerdiği, “Atom” ekinin davacı markası ile çakıştığı, bilirkişilerin markalar arasındaki farklılıkları da belirterek marka ihlali oluşturacak bir iltibas riski bulunmadığı sonucuna vardığı, “Atom” ibaresinin günlük dilde ve özellikle çabuk yemek alanında sıkça kullanıldığının, besleyici ve kalorisi yüksek yemek çeşidini ifade ettiğinin, dolayısıyla tanımlayıcı bir karakter taşıdığının belirtildiği, bu durumda markalardaki ayırt edici baskın unsurlara göre karşılaştırma yapmak gerektiği, davalının markasında ”King” ibaresinin, davacının markalarında ise “Asucan” ibaresinin ayırt edicilik sağladığı, mal ve hizmetten tamamen ilgisiz, ayırt edicilik gücü yüksek bir sözcük olarak esas unsur oluşturduğu, iki tarafın markalarının kaligrafik özelliklerinin de farklılık arzettiği, marka ve tasarım ihlali bulunmadığı, yaygın bilinen yemeklerin sunum benzerliklerinin haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; atom sandviçin müvekkili tarafından emek ve mesai harcanarak meşhur edildiğini, atom adı altında satılan sandviçlerin müvekkili ile özdeşleştiğini, davalıların piyasaya sundukları ürünleri müvekkilinin markasına tecavüz edecek şekilde ürettiklerini, iltibas teşkil edecek şekilde sattıklarını, müvekkilinin kendi tasarımı ve tescili olan ürünlerin birebir aynısını sanki müvekkiline ait markaların şubeleri olarak piyasaya sunduklarını, davalının kullandığı etiket, reklam, broşür vb. ürünlerde dikkat çekici olan ibarenin “Atom Tavuk”, “Atom Box” ürünleri ile bu ürünlerin sunum şeklini ihtiva eden görseller olduğunu, görseli dahi ayırt edilemeyecek derecede benzeştirmek suretiyle piyasada hitap edilen tüketiciler nezdinde iltibas meydana getirdiğini, haksız kazanç elde ettiğini, atom ibaresinin müvekkili adına tescilli olan markaların ve bu marka adı altında satışa sunulan ürünlerin esas ve ayırt edici unsuru olduğunu, davalıların müvekkili firmanın markası ve şubesi gibi hareket ettiklerini, müvekkilinin markalarının “Asucan Atom” asıl ibaresini haiz olan bileşke markalardan olduğunu, davalıların müvekkilinin sektördeki tanınırlığından ve özellikle atom tavuk ürünlerinin bilinirliğinden faydalandığını, müvekkilinin ürününü yediğini sanan tüketicinin davacı ürününün kalitesinden şüphe edeceğini, atomun alelade bir yiyecek ismi olarak ele alınamayacağını, müvekkilinin sos, sunum ve malzemeleriyle bugüne getirilip spesifik bir tatla piyasada yer ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, davalı ... adına tescilli “Atom King” markasının davacı adına tescilli “Asucan Atom Tavuk” ve “Asucan Atom Box” markalarına tecavüz oluşturmadığı, davacının markalarının ayırt edici esaslı unsurunun “asucan” ibaresinden oluştuğu, davacının tescilli tasarımına da tecavüzün bulunduğunun da kanıtlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin ürettiği, atom sandviçlerin özellikle Ege yöresinde herkesçe bilinen ve tanınan spesifik, özellikli ürünlerden olduğunu, atom sandviç şeklinde bir yiyecek türü düşünüldüğünde tüketici nezdinde ilk olarak müvekkilinin algılandığını, ürünün müşteri arasında ve günlük kullanım şeklinde müvekkille özdeşleştiğini, davalı her ne kadar “Kumrucu Şevki” ibaresini tescil ettirmişse de ürünlerini müvekkilinin markasına tecavüz, müvekkil ile iltibas teşkil edecek şekilde sattığını, kendisine ait sosyal medya hesaplarında müvekkiline ait özellikli sunuma haiz olan atom king, atom box, atom tavuk gibi ürünleri müvekkiline ait sunum şeklinin bire bir aynısını karşılayacak şekilde ürettiğini, müvekkilinin kendi tasarımı ve tescili olan ürünlerin birebir aynısını sanki müvekkile ait markaların şubeleri olarak piyasaya sunduğunu, sosyal ağlarda ve restoran afişlerinde “Atom tavuğun Bornovada olduğunu biliyor musunuz? Atom box Çeşmeden sonra şimdi Bornovada” gibi reklamlarda dikkat çekici olan ibarelerin dışında aynı zamanda aynı yemek sunum şekillerine yer verildiğini, tüketicilerin iş bu ürünleri görmekle birlikte, müvekkilin ürünleri olduğu zannı ile hareket ettiklerini, “atom box” ürününün adeta müvekkilince distribütörlüğünün davalı yana verildiğine dair kanaate ulaştıklarını, müvekkilince çok daha önce tescil edilmiş ve alanında ayırt edici ve bilinir hale getirilmiş bulunan “atom” ibaresinin ve aynı sos ile yemek sunum şekillerinin taklit edilerek görsel ve tat olarak aynı şekilde olmasının, davalılarca piyasaya sunulmasının müvekkil aleyhine iltibas ve tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiğini, haksız rekabete sebebiyet verdiğini, “atom” ibaresinin davacı adına tescilli markaların ve bu marka adı altında satışa sunup tasarımlarını tescil ettirdiği ürünlerin esas ve ayırt edici unsuru niteliği taşıdığını, davalının onlarca sunum seçeneğinde özgür iken müvekkil ile bire bir aynı olan yemek sunum şeklini uyguladığını, “Asucan Atom” markalarının bileşke markalardan olduğunu, “atom” ibaresinin alelade bir yiyecek ismi olarak ele alınmaması gerektiğini, müvekkili tarafından sos, sunum, malzemelerle bugünlere getirilen spesifik bir tat olarak piyasada yerini aldığını, davalının sosyal medya üzerinden yaptığı, tescilli markaya tecavüz teşkil eden ve markalarla iş birliği içerisindeymiş algısı veren reklamların ve delillerin incelenmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya ve tasarıma tecavüzün, haksız rekabetin tespiti önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7, 29, 58, 59, 81, 150 ve 151 inci maddeleri. 3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup daacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.