12. Hukuk Dairesi 2009/613 E. , 2009/8628 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/09/2008 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : TTK. nun 730/7. maddesi göndermesi ile çekler hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 613. ve 614/1. maddeleri gereğince, keşideci im…
**12. Hukuk Dairesi 2009/613 E. , 2009/8628 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/09/2008 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : TTK. nun 730/7. maddesi göndermesi ile çekler hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 613. ve 614/1. maddeleri gereğince, keşideci imzası dışında çekin ön yüzüne konulan her imza aval şerhi sayılır. Aval veren kimse, kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi sorumlu olur. İİK. nun 170/a–2.maddesi gereğince “ icra mahkemesi müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyle, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re'sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir.” Takip dayanağı çeklerin incelenmesinde alacaklının lehdar olduğu, borçlu M. K.’ın ise çeklerin arkasında ve alacaklı lehdarın cirosundan önce “avalimdir” açıklaması ile cirosunun bulunduğu görülmüştür. Bu hali ile yukarıda belirtilen yasa hükümlerine uygun ve geçerli bir aval bulunmadığı gibi, lehdarın cirosundan önce yapılan ciroda yok hükmünde sayılacağından, alacaklının kambiyo senetlerine mahsus yol ile müşteki borçluyu takip hakkı yoktur. O halde, İİK.nun 170/a-2. maddesi gereğince bu husus icra mahkemesince res’en nazara alınarak takibin iptaline karar verilmesi gerekirken imzaya itirazın esasının incelenerek takibin durdurulması yönünde hüküm tesisi doğru değil ise de temyiz edenin sıfatı nazara alınarak aleyhe bozma yasağı nedeniyle anılan yanlışlık bozma nedeni yapılamamıştır. Ancak, İİK. nun 170/a maddesinde tazminat öngörülmediği halde borçlu yararına tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul 9.İcra Mahkemesi'nin 26.09.2008 tarih ve 2007/1074 esas - 2008/1499 karar sayılı kararının hüküm bölümünün tazminatla ilgili (2) numaralı bendinin tümünün silinerek karar metninden çıkartılmasına, mahkeme kararının düzeltilmiş bu şekliyle İİK 366 ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, 21.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.