11. Hukuk Dairesi 2024/1678 E. , 2024/6760 K. MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1100 Esas, 2023/1199 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler in…
**11. Hukuk Dairesi 2024/1678 E. , 2024/6760 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1100 Esas, 2023/1199 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tarım işi ile uğraştığını, taraflar arasında tarım arazisinde kullanılmak üzere gübre alım satımı konusunda anlaşma yapıldığını, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden davalı alacaklının da talep ve istemi üzerine müvekkili tarafından davalıya imzalanmış şekilde boş teminat senedi verildiğini, davalı tarafından verilen teminat senedinin gerçeğe aykırı doldurularak icraya koyulduğunu, davalının bu şekilde haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, icraya konulan senedin malen kaydı ile davalı alacaklıya teslim edilmiş olup davalı alacaklının alacağa konu malları davacı borçluya teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davacı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli takip sebebiyle davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının tamamen yersiz ve kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında uzun süredir gübre, tohum ve tarla satışı ile ilgili ticari ilişkinin mevcut olduğunu, tarafların aralarında hesaplaştığını ve davacının borcunu 2017 mısır hasadında ödeyeceğini söylediğini ve müvekkilinde bulunan senetleri aldığını ve takibe konu senedi müvekkiline verdiğini, ancak senedin vadesinin gelmiş olmasına rağmen davacının senedi ödemediğini ve bu nedenle icraya konulduğunu belirterek, davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesini istemiştir. III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının dava konusu bonoya ilişkin imza itirazının bulunmadığı, davacı tarafından, bononun, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle boş şekilde, teminat bonosu olarak davalıya verilmesine rağmen, davalının teslim etmediği mal bedellerini yazmak suretiyle bonodaki bedel kısmını gerçeğe aykırı olarak doldurduğunun iddia edildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 680 inci maddesi uyarınca açığa senet düzenlenmesi mümkün olup, senedin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerektiği, ayrıca, malen kaydı bulunan bonoda, bono lehtarının malı teslim ettiğini kanıtlaması gerekmeyip, aksine malın teslim edilmediği hususunun bonoyu düzenleyen borçlu tarafından ispat edilmesi gerektiği, Ceyhan 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/517 E. ve 2023/101 K. sayılı dosyasında dava konusu bono ile ilgili olarak açılan ceza davası kapsamında Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nden alınan 19.11.2018 tarihli raporda, dava konusu bononun ön yüzünde bulunan " 50.000/ .../Ceyhan" yazılarının, bono üzerindeki diğer yazılar ile kalem mürekkebi bakımından farklılıklar gösterdiği ve sonuç olarak bononun değerinin rakamla belirtildiği bölümde bulunan "650.000" rakamındaki "6" rakamının bonoya sonradan eklendiğinin, bono üzerinde, miktar yükseltme şeklinde sahtecilik işlemi gerçekleştirildiğinin tespit edildiği ve ceza mahkemesince, bu tespit doğrultusunda sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü maddesi gereğince mahkumiyet kararlarındaki maddi olguya ilişkin tespitin hukuk hakimini bağlayacağı, bu nedenle dava konusu bononun 50.000,00 TL bedelli olarak düzenlendiğinin kabulü gerektiği, dava konusu bonoda malen kaydı bulunduğu ve davalı alacaklı tarafından bu kaydın talil edilmediği, buna göre malın teslim edildiğinin karine olduğu, senetteki kaydın aksinin yazılı belge ile davacı tarafından ispatlanması gerektiği, davacının, borçlu olmadığını ispat etmesi gereken meblağın ise bono bedeli olan 50.000,00 TL olduğu, davacı tarafından, ceza davası sırasında davalıya bir miktar borcu bulunduğunun kabul edildiği, bonodaki tahrifat dikkate alındığında davacının, davalıya borçlu olduğu miktarın 50.000,00 TL asıl alacak ile 542,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 50.542,47 TL ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının, icra takibi nedeniyle davalıya 606.669,53 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının kötü niyet tazminat talebinin kabulü ile kabul edilen değer üzerinden %20 oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kıymetli evraktan kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.