Başvuru, ihalenin feshi davasında usul ve kanuna aykırı karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; tanık dinlenmemesi nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, ihalenin feshi davasında usul ve kanuna aykırı karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; tanık dinlenmemesi nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 22/5/2014 tarihinde yapılmıştır.Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu aleyhine İzmir İcra Müdürlüğünde başlatılan icra takibinin kesinleşmesi üzerine başvurucuya ait taşınmaz haczedilmiş ve ihale yoluyla üçüncü kişiye satılmıştır. Başvurucu 16/11/2009 tarihinde İzmir İcra Hukuk Mahkemesine (Mahkeme) açtığı davada; taşınmazın gerçek değerinin çok altında bir bedelle satıldığını, satış ilanında taşınmazın niteliklerinin açıklıkla yazılmadığını, ilanın Türkiye genelinde yayın yapan gazetede yapılmadığını, takibi yürüten icra müdürlüğünün talimatı değil de esas dosya kapsamında satış yapılacakmış gibi işlem tesis edildiğini belirterek ihalenin feshini talep etmiştir.Başvurucu 28/12/2009 tarihli celse ara kararı gereği dosyaya sunduğu dilekçede talimat dosyası, gazete ilanı, satış ilanı, tapu kayıtları ve tanık deliline dayandığını belirtmiştir. Mahkeme 4/5/2010 tarihli kararında; ilanın Türkiye genelinde yayın yapan S... gazetesinde yapıldığını, taşınmazın niteliklerinin ilanda yeterli ölçüde gösterildiğini, bu açıdan fesih koşullarının oluşmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi 14/12/2010 tarihli kararında; ihalesi yapılan taşınmazın İzmir İcra Dairesinin yetki alanında kaldığını, satışın da adı geçen icra müdürlüğünce yapıldığını ancak satışa esas kıymet takdirinin Karşıyaka İcra Müdürlüğünce yapıldığının anlaşıldığını, İzmir İcra Dairesinin yetki alanında bulunan taşınmaz için yetkisi bulunmayan Karşıyaka İcra Müdürlüğüne talimat yazılarak kıymet takdiri yaptırılmasının doğru olmadığını, adı geçen icra müdürlüğünce yapılan kıymet takdiri işleminin yok hükmünde sayılacağından hukuki sonuç doğurmayacağını, Mahkemenin kıymet takdiri tarihi itibarıyla Karşıyaka İcra Müdürlüğünün yetkili olup olmadığı araştırarak sonucuna göre karar vermek gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur. Davalının karar düzeltme talebi aynı Dairenin 5/7/2011 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Bozma ilamına uyan Mahkemece yapılan yargılamada verilen 22/12/2011 tarihli kararda, Bayraklı ilçesinin 6/3/2008 tarihli ve 5747 sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile kurulduğu, bu tarihten önceİzmir ili Karşıyaka ilçesine bağlı olduğu, Kanun'un 22/3/2008 tarihinde Resmî Gazete'nin 26824 (Mükerrer) sayılı nüshasında yayımlandığı, kıymet takdirinin ise 21/1/2008 tarihinde Karşıyaka İcra Müdürlüğünce yapıldığı, kıymet takdiri yapılma aşamasında hacizli malın Karşıyaka ilçesinin yetki alanında bulunması nedeniyle yapılan işlemdebir hata olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 22/11/2012 tarihli kararı ile onanmıştır.Karar düzeltme talebi aynı Dairenin 22/4/2014 tarihli kararı ile reddedilmiştir.Ret kararı 8/5/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş ve 22/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.