10. Hukuk Dairesi 2024/2056 E. , 2024/1958 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1893 E., 2022/1898 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2018/460 E., 2020/62 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf ist
**10. Hukuk Dairesi 2024/2056 E. , 2024/1958 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1893 E., 2022/1898 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2018/460 E., 2020/62 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde, davacının 03.12.2012 tarihinden 05.05.2013 tarihine kadar davalıya ait iş yerinde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı işverene yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı SGK vekili haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının çalıştığını iddia ettiği adreste ve bildirdiği sigorta sicil numarasında kayıtlı iş yerinin .....Ortopedi Medikal Limited Şirketi'ne ait olduğunu, kendisinin bu şirketin çalışanı durumunda bulunduğunu, tarafının işveren sıfatının ve yetkisinin bulunmadığını, dolayısıyla hakkında açılan davanın husumet yokluğundan dolayı reddine karar verilmesini, davacının, kendisinin çalışan olduğu şirkette asla çalışmadığını, davacının tüm iddialarının asılsız olduğunu, davacının yaklaşık 5 ay çalıştığını iddia ettiği bir iş yerinin kime ait olduğunu dahi bilmediğini, bu durumun hayatın olağan akışına ters düştüğünü, davacıyı şahsen kardeşi vasıtası ile tanıdığını, her ikisi ile de arkadaşlığı olduğunu, bu süreçte birbirlerine gelip gitmeye başladıklarını, davacının bu süreçte eşinden boşanmak üzere olduğunu, Dore ürünlerinin ... temsilciliğini yaptığı için sık sık adı geçen iş yerine gelip, kendisinin çevresinde Dore ürünlerini tanıtıp pazarladığını, kendisinin çalıştığı iş yerinde davacının hiçbir zaman işçi olarak bulunmadığını, arkadaşı olması sebebiyle ve temsilciliğini yaptığı ürünü satmak amacı ile sık sık gelip sadece kendisi ile şahsi diyaloğa girdiğini, davacının bazı yanlış tavırlarına şahit olunca kendisinin yanına gelip gitmemesini söylemesi üzerine arkadaşlıklarının bittiğini, davacının da kötü niyetli olarak bu durumu kendisinin aleyhine kullanarak dava açtığını belirterek, açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı şirket adına cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının, davalı iş yerinde tespiti talep edilen tarih aralığında çalışmasının hizmet dökümünde gözükmediği, davacının dava dilekçesinde davalı işyerinde 03.12.2012-05.05.2013 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitini talep ettiği, işverenin 2012/12. ayda herhangi bir sigortalı bildiriminde bulunmadığı, mahkemece resen seçilen ve davacı vekilince bildirilen bordro tanıklarının beyanlarının alındığı, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre herkesin tanık olarak gösterilebileceği ancak hizmet tespiti davalarında çalışmanın varlığını ispat edebilmek için davalı iş yerinde ve komşu iş yerlerinde çalışmış dönem bordrolarında yer alan tanıkların beyanlarına itibar edilebileceği hususları da dikkate alınarak, dinlenen tanıklardan tanık ...'ün 29.01.2013 tarihinde davalı iş yerinde çalışmaya başladığı 2013 Mayıs ayında halen çalışmaya devam ettiği, tanık ...'nın 15.06.2013 tarihinde davalı iş yerinde çalışmaya başladığı, diğer tanıkların davalı şirkette sigortalı çalışmasının bulunmadığı anlaşıldığı, diğer tanıkların hizmet dökümleri bulunmadığı ve sigortasız olarak çalışmaları dolayısıyla beyanlarına itibar edilmediği, tanıkların iş yerindeki çalışma sürecinde bir arada bulunması, aynı veya benzer işleri yapması, iş yerinin kapasitesinin küçük olması göz önüne alındığında dosya kapsamında yer alan bordro tanıklarının beyanlarına itibar edildiği, dinlenen tanıklardan ...'ün davacının davalıya ait iş yerinde çalışmadığını beyan etmesi, diğer sigortalı çalışan tanık ...'nın sigorta başlangıcının davacının hizmet süresinin tespitini talep ettiği tarih aralığından sonra olması, dinlenen diğer davalı tanıklarının da davacının iddia ettiği gibi 03.12.2012-05.05.2013 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde kesintisiz ve aralıksız çalıştığı iddiasını doğrulamadığı, davalı şirket yetkilisi ....'ın bankaya hitaben düzenlediği ve altını imzaladığı belgenin hatır amaçlı olarak düzenlenen belgelerden olduğu hususlarının değerlendirilerek davacının davalı iş yerinde 03.12.2012-05.05.2013 tarihleri arasında hizmet tespitinin yapılamasını gerektirecek eksik gün sayısının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, davalı şirket yetkilisi .....'ın bankaya antetli kağıda davacının 1.000,00 TL ücretle çalıştığını beyan ettiğini ve tanıklar ... ile .....in beyanlarının küçük bir iş yerinde çalışmanın ispatı için yeterli beyanlar olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "....... doğru hasma (....Ortopedi Med. İth. İhr. İml. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne) yöneltildiği, davalı şirket yetkilisi .....'ın bankaya hitaben düzenlediği ve altını imzaladığı belgenin hatır amaçlı olarak düzenlenen belgelerden olduğu hususunun dikkate alınarak değerlendirilmesinin buna göre yapıldığı, tanık beyanları arasındaki çelişkilerin giderilerek yeniden bilirkişi raporu aldırıldığı, davaya konu dönemde bildirimleri bulunmayan tanıkların duyuma dayalı beyanlarına itibar olunmadığı, ilçe emniyet müdürlüğü tarafından tespit olunan komşu iş yeri sahip ve çalışanı niteliğindeki tanıkların beyanlarının alındığı, böylelikle Dairemizin geri çevirme kararında belirtilen eksikliklerin giderildiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince davacının davasının reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön görülmemiş..." gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf gerekçesini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.