T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/780 Esas KARAR NO : 2025/2228 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO : 2021/744 Esas - 2022/899 Karar TARİHİ: 13/12/2022 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), BİRLEŞEN DOSYA İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2021/760 ESAS DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmes…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/780 Esas KARAR NO : 2025/2228 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO : 2021/744 Esas - 2022/899 Karar TARİHİ: 13/12/2022 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), BİRLEŞEN DOSYA İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2021/760 ESAS DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Asıl davada; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Modüler Kurumsal ... Poliçesi ile sigortalı ... ... Tic. Ltd. Şti. Ne ait ürünün, dava dışı şahsa ait teknede uygulanması sonrasında ürünün kusurlu olması sebebiyle teknede hasar meydana geldiğini, olay ile ilgili ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, aynı ürüne ilişkin farklı teknelerde de şikayetler meydana geldiğinin ve davalı derz dolgunun tedarikçi ... firması tarafından ürün uygulamasının yenilenmesi gerektiğinin bildirildiğini, taraflarından sigortalı 23.574,07 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, dava dışı sigortalı adına davalı şirket tarafından üretilen derz ... macunun kusurlu olması ve uygulanması nedeniyle hasarın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğunu, davalı aleyhinde Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ödenen hasar tazminatının rücuen tahsili için açılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu beyan ile itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın Türk parasıyla tutarı ve alacak yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi icra takip talebinde gösterilmesi gerektiğini, davacı tarafından açılan icra takibinde Türk lirasına çevrilmiş bedel olan 205.264,00 TL talep etmesine rağmen, işbu dava dilekçesinde alacağı 23.633,75 € (278.497,75 TL) olarak talep etmesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu iddia edilen maddi hasara ilişkin herhangi bir kusuru bulunmadığını, dolayısı ile haksız fiil kapsamında sorumluluk doğması için gerçekleşmesi gereken temel şart gerçekleşmediğini, huzurdaki davanın sigortacı tarafından halefiyet hükümlerine dayanılarak açılmış bir rücu davası olup, haksız fiil iddiasından kaynaklandığını, dava konusu olayda müvekkili şirketin herhangi bir kusuru olmayıp, bu şartlar kapsamında sorumluluğu bulunmadığını, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sebep olduğu iddia edilen zarar ve müvekkili şirketin kusurunun ispattan yoksun olduğunu, müvekkili Şirket tarafından, ... ... ... Tic. Ltd. Şti. için fason olarak üretilen ... ürün nolu...... Macununun ... firması tarafından kendi müşterisi olan ... firmasına satıldığını, ... firması ise temin etmiş olduğu ürünü tekne üzerinde uygulandığını, ekspertiz raporlarının 4. sayfasında görüleceği üzere müvekkili şirket tarafından ... Marin derz dolgusu ürünü ile ilgili ilk üretim sonrası yapılan kontrollerde ve müşteri şikayetleri geldiğinde yapılan rutin performans testlerinde kalite kontrol olarak bir problem gözlemlenmediği belirtildiğini ve ... firması yetkilileri ile paylaşıldığını, tespitlerin ürünün yüksek sıcaklık koşullarında doğru saklanmaması nedeni ile yüksek sıcaklık ve gün ışığı sebebi ile bozulmaya uğradığına işaret ettiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, üründe bir bozulma meydana gelmesi halinde dahi bunun kaynağının saklama koşulları ve uygulama şekli olduğu özellikle uygulamanın İzmir ilinin Çeşme ilçesinde yazlık bölgede yapıldığı ve teknenin sahibine 02.07.2019 tarihinde teslim edildiği değerlendirildiğinde açıkça ortaya çıktığını, bu hususların ise söz konusu ekspertiz raporlarında değerlendirmeye dahi alınmadığını, davacı, davalı ve dava dışı üçüncü kişi ... firmasının aynı olduğu, dava konusu birebir aynı olan İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/305 Esas nolu dosyada müvekkil şirketin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu olmadığından davacının davasının reddine karar verildiğini, davacının yapmış olduğu ödemenin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafça düzenlenen ... nolu ... poliçesi incelendiğinde; ... firması tarafından ... firması lehine düzenlenen poliçede, iddia edilen hasarın teminat dışında olduğunun anlaşıldığını, dolayısı ile bahsi geçen olayda, sigortacı tarafından sigortalısına poliçe teminatı kapsamında olmayan bir ödeme yapıldığını, bu nedenle halefiyet hakkı kazanılmayacağını, hiçbir kabul anlamına gelmemekle beraber, iddia edilen maddi hasara ilişkin alınan ilk ekspertiz raporunda 9.683, 61 euro bedel hesaplanmışken, iddia edilen hasardan çok sonra aynı ekspertiz şirketinden alınan içeriği birebir aynı olan raporda bedelin fahiş ve mesnetsiz bir şekilde arttırılarak 21.216,66 euro bedel hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, tekne sahibi tarafından talep edilen ilk bedelin ise 12.755,54 Euro olduğunu, müvekkili şirket ... ... ... ve Ticaret A.Ş.'nin, ... ... A.Ş. tarafından düzenlenen ... poliçe nolu "Ürün Sorumluluk Sigortası" bulunduğunu, bu nedenle davanın bu ... şirketine ihbarını talep ettiklerini beyan ile davanın reddinin gerektiğini savunmuş ve % 20 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Davada; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ...numaralı ...Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk ve Ürün Mali Sorumluluk ... Poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı ... ... Tic. Ltd. Şti. adına davalı tarafından üretilen derz ... macununun dava dışı ... tarafından Serenity isimli teknede uygulanması sonrasında ürünün kusurlu olarak tam sertleşmemesi sebebiyle teknede hasar meydana geldiğini, hasarın müvekkili şirkete ihbarı üzerine gerekli tahkikatın başlatılarak hasar ve kusur durumunun tespiti için bağımsız ve uzman eksper tayin edildiğini, poliçede ürün sorumluluk teminatı ve kusurlu ürününü montaj / demontaj masraflarının teminat altına alan Genişletilmiş Ürün Mali Sorumluluk Teminatı bulunduğunun anlaşıldığı, hasarın teminat dahilinde değerlendirebileceği görüşünde olunduğu, toplam tespit edilen tazminat tutarının 11.865,70 EURO olduğunu ve bu miktardan muafiyet tanzili olan %10'luk miktar çıkartıldığında nihai tazminat tutarının 10.679,13 EURO olarak tespit edildiğinin rapor edildiğini, 10.679,13 EURO hasar bedelinin 15/10/2020 tarihinde ilgilisine ödendiğini, ödenen tazminattan %100 oranında davalının sorumlu olduğunun ortaya çıktığını, müvekkili şirket tarafından, davaya konu hasar sebebiyle ödenen bedelin davacıya rücusu kapsamında davalıya 20/10/2020 tarihinde ihtarname gönderildiğini ancak herhangi bir cevap verilmediğini, davalı aleyhine taraflarınca Gaziosmanpaşa 6. İCra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça haksız olarak takibe itiraz edildiğini, itiraz neticesinde takibin durduğunu, taraflarınca işbu davanın davalısı aleyhine İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/744 Esas sayılı dosyası üzerinden dava dışı sigortalıları ... ... Tic. Ltd. Şti. adına davalı tarafından üretilen derz ... macununu ... ...'a ait H20 isimli teknede uygulanması sonrasında ürünün kusurlu olarak tam serleşmemesi sebebiyle teknede meydana gelen hasar bedelinin rücusuna ilişkin başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talepli dava ikame edildiğini, şu aşamada davanın tarafları ile hasarın kaynağının aynı olduğunu, işbu dava ile İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/744 Esas sayılı dosyası arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğunu iddia ve beyan ederek işbu davanın İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/744 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davalının Gaziosmanpaşa 6. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın Türk parasıyla tutarı ve alacak yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi icra takip talebinde gösterilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin dava konusu iddia edilen maddi hasara ilişkin herhangi bir kusuru bulunmadığını, dolayısı ile haksız fiil kapsamında sorumluluk doğması için gerçekleşmesi gereken temel şart gerçekleşmemiş olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sebep olduğu iddia edilen zararın ve müvekkili şirketin kusurunun ispattan yoksun olduğunu, müvekkili şirket tarafından, ... ... ... Tic. Ltd. Şti. için fason olarak üretilen ... ürün nolu...... Macunu ... firması tarafından kendi müşterisi olan ... Yatçılık firmasına satıldığını, ... Yatçılık firması ise temin etmiş olduğu ürünü tekne üzerinde uygulandığını, uygulanan ürünün teknenin güverte yüzeyinde boyamaya neden olduğunun iddia edildiğini, ürünün rutin performans testlerinde kalite kontrol olarak bir problemin gözlenmediğini, ekspertiz incelemesinde uygulamayı yapan ... Yatçılık firmasının ürünü uygulanma şekli ve saklama koşulları gibi detayları iletilmediğinden ve zaman kısıtı da göz önünde bulundurulduğunda iddia edilen zararın kaynağı açık ve doğru biçimde tespit edilemediğini, raporun 4. Sayfasında üründeki sorunun yaz aylarında sıcak hava etkisi ile ürünün tam sertleşmemesi olduğu iddia edilirken, ürünün uygulama şekli olan "ürünün tamamen sertleşmesi için beklenmesi gereği" ve diğer uygulamaların yapılıp yapılmadığının belirsiz olduğunu, ürün ile ilgili dava konusu şikayetin Fethiye, Marmaris, Çeşme, Bodrum bölgelerinden geldiği, rapordaki ifadelerin açıkça ürünün yüksek sıcaklık koşullarında doğru saklanmaması nedeni ile yüksek sıcaklık ve gün ışığı sebebi ile bozulmaya uğradığına işaret ettiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, üründe bir bozulma meydana gelmesi halinde dahi bunun kaynağının saklama koşulları ve uygulama şekli olduğu özellikle uygulamanın Muğla ilinin Göcek beldesinde yazlık bölgede yapıldığı değerlendirildiğinde açıkça ortaya çıktığını, bu hususların ise söz konusu ekspertiz raporlarında değerlendirmeye dahi alınmadığını, davacı, davalı ve dava dışı üçüncü kişi ... firmasının aynı olduğu, dava konusu birebir aynı olan İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/305 esas nolu dosyada müvekkili şirketin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu olmadığı ispatlanmış olup müvekkili şirket lehine dava reddedildiğini, ... firması tarafından ... firması lehine düzenlenen poliçede, iddia edilen hasarın teminat dışında olduğu açık olduğunu, bahsi geçen olayda, açıklamalarımızla detaylandırıldığı üzere sigortacı tarafından sigortalısına poliçe teminatı kapsamında olmayan bir ödeme yapıldığını, bu nedenle ödemenin "lütuf ödeme" niteliğinde olduğunu ve ödemelerin müvekkili şirketten talep edilmesinin her türlü hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirketin, ... ... A.Ş. tarafından düzenlenen ... poliçe nolu "Ürün Sorumluluk Sigortası" bulunduğunu beyan ile davanın anılan şirkete ihbarını ve %20kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 13/12/2022 tarih ve 2021/744 Esas - 2022/899 Karar sayılı kararında; ".....Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;Esas ve birleşen davanın icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı verilmesi istemine ilişkin olduğu, davacının icra takiplerinde sigortalı ürünün kullanılması kaynaklı hasarlar nedeniyle üçüncü kişilere ödenen hasar tazminatının, hasarın davalının kusuru nedeniyle meydana geldiğinden bahisle davalıdan rücuen tahsilini talep ettiği, davalının esas ve birleşen dava konusu hasarların meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığından bahisle davaların reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Mahkememizce konusunda uzman bilirkişiler vasıtası ile yaptırılan inceleme neticesinde, oluşan hasarın davacının dava dışı sigortalıları arasında yapılmış olan poliçelerin teminatı dışında olduğu ve davacının rücuen tahsilini talep edemeyeceği tespit ve rapor edilmiş, bilirkişi raporu taraf vekillerinin itirazına uğramış ise de, mahkememize raporun tarafsız, bilimsel veriler ve dosya kapsamı ile uyumlu, denetime elverişli olduğu kanaatine varılmakla, itirazlara itibar edilmeyerek bu yöndeki taleplerin reddine karar verilmiştir.Davacı tarafça, dava dışı şahısların teknelerinde uyguladıkları ... ... ... Tic. Ltd. Şti. İçin davalı şirketi tarafından fason olarak üretilen derz ... malzemesinin kusurlu imal edildiğinden, uygulanan teknelerde zarara sebebiyet verdiği iddia olunmuş ve bu bakımdan ... ... ve ...'a hasar tazminatı ödemesi yapıldığı iddia olunmuştur.Sigortacının sigortalısının haklarına halef olması için, geçerli bir ... poliçesinin bulunması, zararın meydana geldiğinin ispat edilmesi ve bu zararın poliçe ile teminat altına alınmış olması, ayrıca ödemenin yapılmış olması şartları getirilmiştir. Davacı ve dava dışı ... ... ... Ticaret Ltd. Şti arasında akdedilmiş olan Ürün Sorumluluk ... Poliçesinin incelenmesinde, anılan şirketin kusurundan kaynaklanan ve üçüncü şahıslar tarafından ileri sürülecek maddi zararlara ilişkin tazminat taleplerine karşı teminat verildiği anlaşılmıştır. İhtilaf kapsamındaki ürünün ayıplı olduğu tespit edilmiş ise de, dayanak poliçenin özel şartlar bölümünde “istisnalar” başlığı 16. maddesinde; “Teminata konu sigortalı ürünlerin kusurlu, ayıplı olması, herhangi bir tehlike doğurabilecek özelliğe sahip olması ve/veya uygun olmaması sebebiyle, sigortalı ürünlerin ve/veya bu ürünlerin birleştiği, parçasını oluşturduğu, karıştığı diğer ürünlerin geri çağırılması, piyasadan toplatılması, onarımı, tamiri, iyileştirilmesi, ikamesi ve/veya yenisi ile değiştirilmesi ve bunlarla ilgili olarak ortaya çıkacak her türlü masraf ve sorumluluklar teminat kapsamı dışındadır” şeklinde düzenlenme bulunduğu, 22. Madde de ise “Havacılık ve su taşıtları ile ilgili her türlü risk teminat kapsamı dışındadır.” şeklinde, 25. maddesinde; “Denizcilik, havacılık, uzay, askeri ve savunma sanayileri için üretilen ve/veya bu sektörlerde kullanılan her türlü ürün ile ilgili sorumluluklar teminat kapsamı dışındadır” düzenlenmenin bulunduğu; hasarın su taşıtı olan teknelerde, ürünün kullanılması neticesinde meydana geldiği sabit olup, hasarın poliçe teminatı kapsamı dışında bırakıldığı, dolayısı ile davacının poliçe teminatı kapsamı dışında bırakılmış bir hasarın ödemesini yaptığı ve davalıdan bu tazminatın rücuen tahsilini talep edemeyeceği kanaatine varılmakla, davacının esas ve birleşen davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''1-Asıl ve birleşen davaların reddine,Asıl ve birleşen davalarda kötü niyet tazminatı isteminin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı asıl ve birleşen dosya davacı vekili ve davalı vekili (katılma yoluyla ) tarafından asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen dosya davacı vekili tarafından asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf dilekçesinde özetle; sigortacı bilirkişi eklenmek suretiyle ek rapor alınmasına veya sigortacı bilirkişilerden oluşan yeni bir heyetten rapor alınmasına yönelik taleplerinin gerekçesiz bir şekilde reddedildiğini, mevcut bilirkişi raporunun da denetime elverişli olmadığını, yerel mahkeme tarafından eksik ve hatalı bilirkişi raporu ile yetinilerek verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yerel mahkeme ve bilirkişi raporunda ... hukuku yönünden yapılan değerlendirmelere katılmanın mümkün olmadığını, hükme esas alınan raporda teknik yönden yapılan detaylı inceleme neticesinde davaya konu ürünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalının meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, önceki raporda dahi hasarın teminat kapsamında bulunduğunun tespit edildiğini, ancak raporun devamında poliçede yazılı birtakım matbu ifadelerin hatalı yorumlandığını, "hasarın teminat dışında olduğu" şeklinde kanaat bildirildiğini, işbu kanaatin sigortacılık tekniğine tamamen aykırı olduğunu, zira bilirkişiler tarafından beyan edildiği şekilde matbu ifadelerin dikkate alınması halinde hiçbir rizikonun teminat dahilinde sayılmayacağını, bu durumun genel sigortacılık uygulamasına tamamen aykırı olduğunu, Davaya konu poliçenin ihtiyari reasürans plasmanı ile düzenlenen bir global program poliçesi olduğunu, bu kapsamda poliçenin teminat detaylarının reasürör tarafından iletilen reasürans slibi ile bildirileceğini ve poliçenin bu slip çerçevesinde düzenleneceğini, ancak poliçe düzenlenirken sistemde ilgili ürün için tanımlanmış olan maktu notlar silinemediğinden bu notların poliçe üzerinde kalacağını, bununla birlikte poliçede global program poliçe şartlarının geçerli olduğunu belirten özel bir not ekleneceğini, poliçede global program poliçe şartlarının geçerli olduğunu belirten işbu özel not çerçevesinde davaya konu hasarın teminat dahilinde olduğunu, Yerel mahkemenin raporda 16. madde kapsamında yapılan değerlendirmenin de hatalı olduğunu, söz konusu maddede yalnızca kusurlu ürün nedeniyle bu ürünün birleştiği, parçasını oluşturduğu diğer ürünlerin geri çağırma masraflarının teminat kapsamı dışında olduğunun belirtildiğini, raporda hasarın faaliyet konusu itibariyle teminat kapsamı dışında kaldığı yönündeki değerlendirmenin de yerinde olmadığını, poliçenin global program poliçesi olduğunu, global sigortalının tüm dünyada faaliyet gösteren firmalarından Türkiye’de yerleşik bulunanları teminat altına alan bir poliçe olduğunu, bu kapsamda sigortalının Türkiye’deki tüm iştiraklerinin poliçede tek tek belirtildiğini, her bir iştirakin faaliyet konusunun farklı olduğunu, reasürör tarafından iletilmiş olan reasürans slibinde de bu firmaların yer aldığını ve herhangi bir faaliyet konusu için istisna getirilmediğini, raporda teminat kapsamı dışında tutulmasına sebep olarak gösterilen diğer maddelerin de matbu olarak poliçede yer almış olmakla, hasarın teminat kapsamı dışında olmasına sebep olmadığını, netice itibariyle davaya konu poliçenin ürün sorumluluk teminatı sağlayan bir poliçe olduğunu, rapordaki tespitlerin kabulü halinde, ayıplı ürün nedeniyle oluşan zararları teminat kapsamı dışında bırakılmasının poliçenin kendi kendisini geçersiz hale getirmesi gibi bir netice doğuracağını, bu durumun hayatın olağan akışı ile genel sigortacılık uygulamasına tamamen aykırı olduğunu, Davalının cevap dilekçesi ekinde emsal olarak sunduğu bilirkişi raporunda dahi hasarın teminat kapsamında olduğunun tespit edildiğini, nitekim meydana gelen hasarın teminat kapsamında olduğu ve hasar bedelini ödeyen müvekkil şirketin TTK’nın 1472. Maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, anılan sebeple ... hukukunda uzman bir bilirkişiden yeniden rapor alınmasına karar verilmesinin talep edildiğini, yerel mahkemece işbu taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini, eksik ve hatalı bilirkişli raporunu hükme esas alarak eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ASIL VE BİRLEŞEN DOSYA DAVALI VEKİLİ (KATILMA YOLUYLA ) ASIL VE BİRLEŞEN DAVAYA YÖNELİK İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Teminat kapsamı dışında yapılan ödeme sonrasında halefiyet hakkı kazanamayan ve rücu davası açma hakkı dahi bulunmayan davacı şirket tarafından birden çok rücu davası ikame edilmesi, davacı ... şirketinin kötü niyetli olduğunu kanıtlar niteliktedir. Bu kapsamda dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği sarihtir," Şeklinde istinaf sebebi ileri sürülerek,Kötü niyetli davacı aleyhine dava değerinin %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Asıl ve birleşen dava, rücuen tazmin talebiyle başlatılan icra takiplerine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı asıl ve birleşen dosya davacı vekili ve davalı vekili (katılma yoluyla ) tarafından asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İtirazın iptali davasında usulüne uygun başlatılmış icra takibi olması özel dava şartı olduğu, asıl davaya konu Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davacı tarafça ilk düzenlenen takip talebinde alacağın TL. Karşılığının gösterilmediği ve 2. Çıkartılan takip talebinde ise döviz cinsinden talep edilen alacağın TL. Karşılığının gösterildiği, buna göre mahkemece, hangi takip talebinin geçerli olduğu ve asıl ve birleşen davaya konu icra takip taleplerinin İİK. 58. Maddesin de düzenlenen unsurları taşıyıp taşımadığı ve sonucuna göre dava şartı olan geçerli bir icra takibinin olup olmadığının tartışılıp değerlendirilmemesi yerinde olmayıp, kamu düzenine ilişkin bu durum HMK. 355 Madde uyarınca dairemizce resen değerlendirilmiştir.Asıl ve birleşen dava davacısı ... şirketi tarafından asıl ve birleşen davaya konu hasarla ilgili dava dışı sigortalısına banka havalesi yoluyla ödeme yaparak, dava dışı sigortalısından tüm haklarının ... şirketine devir ve temlik edildiğine dair ibraname alındığı asıl ve birleşen dava dilekçelerinde ileri sürüldüğü, mahkemece 01/02/2022 tarihli duruşma ara kararı ile davacı tarafa ödeme yapıldığına dair makbuzları sunmak üzere süre verildiği, davacı tarafça uyap sisteminden 08/02/2022 tarihinde gönderilen dilekçe ekinde ödeme yapıldığına dair makbuzları sunmuş ise de, sunulan makbuzlarda alıcının adının/ ünvanının yazılmadığı, hesaba havale yapıldığı, asıl davaya konu dava dilekçesi ekinde sunulan ödeme girişine ilişkin belge de ödemenin davacının sigortalısına değil zarar gören tekne maliki......'e hasar dosyasından ödenmesi gereken 23.574,07 EURO'nun havale edildiğinin belirtildiği, asıl dava dilekçesinde yapılan ödemeye ilişkin alacağın temlik alındığı belirtildiği halde temliknamenin mahkemece dosyaya ibrazının sağlanıp incelenmediği anlaşılmıştır.Yine birleşen dava dilekçesine ekli ödeme girişine ilişkin belgede de ... adına 10.679,13 EURO havale yapıldığının belirtildiği ve birleşen davada ayrıca dava dışı ... tarafından imzalı tazminat makbuzu, ibraname ve feragatname başlıklı belgenin imzalandığı ve mahkemece bu belgenin değerlendirilmediği anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece, yukarıdaki açıklamalarda gözetilerek asıl ve birleşen davaya konu icra takip taleplerinin İİK. 58 Maddesinde düzenlenen unsurları taşıyıp taşımadığı ve geçerli icra takiplerinin olup olmadığının değerlendirilerek, geçerli icra tabi olduğu kabul edildiği taktirde ise;Asıl ve birleşen davaya konu hasar dosyalarının getirtilip dosya arasına alınması ve asıl davaya konu temlik belgesinin dosyaya ibrazının sağlanması için davacı tarafa kesin sürenin sonuçları hatırlatılmak suretiyle kesin süre verilmesi, gelen cevabi yazılar ile davacı tarafından ibraz edilen temlik belgeleri, ... poliçeleri de incelenerek ve davacı tarafın bilirkişi raporuna karşı verdiği itirazlarını içerir beyan dilekçesindeki zararın ... poliçesi kapsamında olduğuna ilişkin itirazlar da değerlendirilerek asıl ve birleşen dava yönünden davacının TBK M.183 madde uyarınca ''akdi'' ve 6102 sayılı TTK md. 1472 uyarınca "kanuni " halefiyete dayalı olarak talep hakkının olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile zararın ... teminatı kapsamında olmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Asıl ve birleşen dosya davalı vekilinin istinaf sebepleri incelendiğinde;Mahkemece verilen hükümde, Asıl ve birleşen davalarda kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verildiği halde hüküm gerekçesinde ret gerekçesinin tartışılıp değerlendirilmemesi yerinde görülmemiştir.HMK' nın 297/2 maddesine göre mahkemenin tarafların taleplerinin her biri hakkında karar vereceği düzenlenmiş olup, yine 297/1-c. fıkrasına göre gerekçe yazılması zorunlu bulunmaktadır. HMK' nın 297. maddesine uygun olarak verilmeyen kararın istinaf aşamasında denetlenmesine imkan bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen dosya davacı vekili ve davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurularının kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 355, 297, 353/1-a.6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl ve birleşen dosya davacı ve davalısının asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurularının KABULÜ ile; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/12/2022 tarih ve 2021/744 Esas - 2022/899 Karar sayılı kararının HMK'nın 355, 297, 353/1-a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminat var ise talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.