10. Hukuk Dairesi 2024/3797 E. , 2024/7598 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/266 E., 2023/699 K. KARAR : Ret Taraflar arasında Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle;…
**10. Hukuk Dairesi 2024/3797 E. , 2024/7598 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/266 E., 2023/699 K. KARAR : Ret Taraflar arasında Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile Hadim Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2007/14 Esas, 2011/46 Karar sayılı ilamı ile hüküm altına alınan kısım dışında kalan ve saklı tutulan 50.781,76 TL alacağın tahsis onay tarihi olan 12.05.2016 tarihinden, 19.978,99 TL geçici işgöremezlik ödemesi ve 955,61 TL tedavi giderinin sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle Borçlar Kanunu'nun 60 ıncı maddesinde belirtilen bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, ayrıca ... ile aralarında yapılan işletme hakkı devir sözleşmesi gereğince mali yükümlülüğün ...'a ait olduğunu belirterek husumet itirazında bulunduklarını beyan etmiştir. İhbar olunan ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle sorumluluğun ... A.Ş.'ye ait olduğunu beyan ederek kendileri yönünden davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.04.2016 tarihli ve 2013/518 Esas, 2016/815 Karar sayılı kararıyla; davacının davasının kabulüne, 50.781,76 TL nin tahsis olunan tarihi olan 12/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 19.978,99 TL iş göremezlik ödeneğinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve 955,61 TL tedavi giderinin sarf tarihlerinden işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı ...'tan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. 1. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 03.02.2021 tarihli ve 2020/1218 Esas, 2021/1117 Karar sayılı bozma kararında; Mahkemece, devir keyfiyetinin alacaklı Sosyal Sigortalar Kurumuna ihbar ya da gazetelerde ilan edilip edilmediği hususu araştırılmadığı Mahkemece bu yön araştırılarak, davalı şirketin 2006 yılındaki devralma işlemi ile devrin niteliği de araştırılmak suretiyle, devrin ilanının gerçekleşmiş olması halinde, davalının, Borçlar Kanunu'nda zikredilen madde hükmü kapsamında, Kurumun rücu alacağından sorumlu olacağı nazara alınmadan karar verilmesi isabetsiz olduğundan bahisle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın oluş tarihinin 23.07.2003 tarihi, söz konusu devir sözleşmesinin imza tarihinin ise 24.07.2006 tarihi olduğu, dolayısıyla kaza döneminde devir işleminin gerçekleşmediği ...'ın ana/tek işletme vasfıyla işlerini yürüttüğü görülmüştür. Bir diğer husus ise devir sözleşmesinin 7/4 ve 7/6 maddeleri irdelendiğinde devirden önceki her türlü iş ve işlemlerinin bütün sorumluluğu ve dağıtım tesisleri ile dağıtım tesislerinin işletilmesinden kaynaklanan her türlü hukuki ve cezai sorumluluğun ...'a ait olduğu, bu dönemde yürütülmüş olan bu faaliyetlerin üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu, bu talepleri konu alan icra takibi ve davaların ... tarafından yürütülüp sonuçlandırılacağı, bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülüğün ... tarafından ödeneceğinin hükme bağladığı görülmüş olup ... ve ... arasında devir sözleşmesinde mülga BK. 179 uncu maddesinde yer verilen "alacaklılara ihbar ve ilan "edildiğine dair hususa yer verilmediği gibi,bilgi ve belge dosya içerisine sunulmadığı ayrıca Mahkemece bu hususta ilgili yerlere müzekkere yazılmış, müzekkere cevaplarında da "alacaklılara ihbar ve ilan "edildiğine dair bir sonuca rastlanılmadığından; davalı ...'ın devir sözleşmesi ve mülga Borçlar Kanunu hükümlerine göre sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulünün gerektiğini kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremez hale gelen sigortalıya bağlanan gelirler ve yapılan masraflar nedeniyle oluşan Kurum zararının davalıdan 506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi kapsamında rücuan tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesindeki, “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve işgüvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suç sayılabilir bir hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca sigortalıya veya hak sahibi kimselerine yapılan veya ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerinin 22. maddede belirtilen tarifeye göre hesaplanacak sermaye değerleri toplamı (Anayasa Mahkemesinin 23.11.2006 tarihli ve E:2003/10 K:2006/106 sayılı Kararı ile bu fıkrada geçen “sigortalı veya haksahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere” bölümü iptal edilmiştir.) Kurumca işverene ödettirilir.İş kazası veya meslek hastalığı, 3. bir kişinin kasıt veya kusuru yüzünden olmuşsa, Kurumca bütün sigorta yardımları yapılmakla beraber zarara sebep olan 3. kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara Borçlar Kanunu hükümlerine göre rücû edilir.” düzenlemesine göre davaya konu iş kazasında kusurlu olanlar davacı Kurumun rücû alacağından kusurları karşılığı sorumludur. 3. Değerlendirme Eldeki davanın ek rücu davası olması hususu karşısında; Mahkemece, Hadim Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2007/14 Esas, 2011/46 Karar sayılı ilamı ile hüküm altına alınan ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen kısmi davada ... Meram A.Ş.'nin %80 kusur sorumluluğu kesinleşmiş olup ek davanın özelliği dikkate alınarak; kesinleşen kısmi dava gözetilerek eldeki ek davanın da kabulü gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.