TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/11/2023 NUMARASI : 2023/60 Esas, 2023/689 Karar DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden kaynaklanan) DAVA DEĞER: 100.000.00 TL (HMK 107. Mad. Ger. Belirsiz alacak Davası) DAVA TARİHİ: 30/06/2014 BİRLEŞEN İSTANBUL 4 ATM'NİN 2016/891 E- 2016/642 K. SAYILI DOSYASINDA ; DAVA: Alacak ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA DEĞERİ: Islah ile 109.785,00 TL DAVA TA…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1122 KARAR NO: 2025/1500 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/11/2023 NUMARASI : 2023/60 Esas, 2023/689 Karar DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden kaynaklanan) DAVA DEĞER: 100.000.00 TL (HMK 107. Mad. Ger. Belirsiz alacak Davası) DAVA TARİHİ: 30/06/2014 BİRLEŞEN İSTANBUL 4 ATM'NİN 2016/891 E- 2016/642 K. SAYILI DOSYASINDA ; DAVA: Alacak ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA DEĞERİ: Islah ile 109.785,00 TL DAVA TARİHİ: 05/09/2016 BİRLEŞEN İSTANBUL 5.ATM'NİN 2015/321 E. 2015/256 K. SAYILI DOSYASINDA DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA DEĞERİ: 691.313,59 TL DAVA TARİHİ: 30/03/2015 KARAR TARİHİ : 24/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Asıl dava; taraflar arasındaki 07.01.2013 tarihli eser sözleşmesinden kaynaklanan; davacı iş sahibinin, geç teslim nedeniyle gecikme cezası, fazladan ödenen kontolörlük bedeli ve gecikmeden dolayı fazladan ödenen kule vinç kira bedelinin davalı yükleniciden tahsili; birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/891 esas sayılı dosyasında ise, davacı iş sahibinin, yüklenicinin işçileri için SGK'ya ödediği prim borcunun rücuen tahsili; birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/321 esas sayılı dosyasında, yüklenicinin, hakedişten kaynaklı bakiye alacağı ve ek iş ve sözleşme dışı yapılan işler nedeniyle oluşan alacağın tahsili için başlattığı icra takibine itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece; asıl davanın; reddine ilişkin kararın kesinleştiği anlaşılmakla, bu hususta yeniden karar tesisine yer olmadığına, birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/981 Esas sayılı dosyasında; davanın kabulü ile; 109.785 TL'nin 22/08/2016 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacı ... .. AŞ'ne verilmesine, birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/321 Esas sayılı dosyasında; davanın kısmen kabulü ile; davalının İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına itirazının 690.172,48 TL yönünden iptaline, takibin alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, hüküm altına alınan alacak üzerinden hesaplanan 138.034,50 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur. Asıl davada davacı iş sahibi vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında 07.01.2013 tarihli sözleşme imzalanarak; Maslak'ta inşa edilecek bir plazanın yapısal çelik konstrüksiyon işlerinin davalı tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, sözleşmenin 10.1.maddesinin "...Yüklenici, sözleşme tarihinden itibaren toplam 200 gün içinde, işi tamamlayarak işverene teslim edecektir..." şeklinde olduğunu, sözleşme tarihi 07.01.2013 olduğundan; 200 günlük sürenin bitimi olan, 26.07.2013 tarihi itibariyle davalının sözleşmeye konu işi teslim etmiş olması gerektiğini ancak davalı sözleşme süresi boyunca mütemadiyen iş programının gerisinde kaldığını, yapılan işin geçici kabulünün ancak kararlaştırılan tarihten 231 gün sonra, 14.03.2014 tarihinde yapıldığını, böylelikle sözleşmedeki borcunu 231 gün geç ifa eden davalının temerrüde düştüğünü, bu hususun tarafların ve kontrolör ...'ün imzalarını taşıyan "Geçici Kabul Tutanağı" ile sabit olduğunu, işin süresinde teslim edilememesinin müeyyidesi, sözleşmenin 19. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddeye göre; sözleşme kapsamında tarifi ve kapsamı belirtilmiş işin, verilecek iş programında belirtilen terminlerde tamamlanamaması durumunda, yüklenicinin, termin sürelerini aşan her gün için 3.000 TL gecikme cezasını ödeyeceğini, bu kapsamda davalı tarafından üstlenilen işin 231 gün süre ile gecikmesi nedeniyle 693.000.00 TL tutarında gecikme cezası ödeme zorunluluğunun doğduğunu ve gecikme cezasının davacı iş sahibinin cari hesaplarına borç kaydı olarak işlendiğini, ayrıca işin tesliminde yaşanan gecikme nedeniyle, yapılan işte kontrolör olarak görev yapan ...'e KDV dahil 75.520 TL fazladan ücret ödenmek zorunda kalındığını, buna ek olarak davalıya yapılan iş için bir kule vinç tahsis edilmiş ve davalının işi süresinde tamamlayamaması nedeniyle 26.07.2013 tarihinden sonraki döneme ilişkin kiralayan şirkete fazladan 181.780,33 TL tutarında ödeme yapılmış olduğunu, davalının borçları için 18.04.2014 tarihinde 028066 seri numaralı fatura düzenlenmiş ve taraflar arasındaki sözleşmenin 19. maddesine göre günlük 3.000 TL'den 231 günlük "gecikme cezası" karşılığı 693.000,00 TL, "3 taraf çelik kontrollük bedeli" karşılığı 64.000 TL ve "kule vinç kira bedeli" karşılığı 154.051,13 TL olmak üzere KDV ile birlikte 950.300,33 TL'nin davalıya fatura edildiğini, ...'e ödenen ve kule vinç için ekstra ödenen tutarların da davalının cari hesabına borç olarak işlendiğini, davalı tarafın, davacıya Üsküdar 11. Noterliği'nin 07.04.2014 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ederek, iş bu ihtarname ile kesin hak ediş faturası hariç diğer hak ediş faturalarının müvekkili şirkete kesildiğini, cari hesap alacaklarının 646.409,98 TL, kesin hak edişe ilişkin henüz faturası kesilmemiş 22.387,26 TL'lik hak ediş ücreti ile ayrıca sözleşme dışırıda yapılan revizyon ve ilave işler kapsamında 348.662,70 TL olmak üzere toplam 1.017.459,94 TL tutarında alacaklı olduklarını belirterek, bu alacaklardan 646.409,98 TL'lik kısmın ödenmesini talep ettiğini, davacı tarafından davalıların bu iddiasına karşılık, Beşiktaş 25. Noterliğinin 22.04.2014 tarih ve 12709 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek, davalının maddi gerçekle örtüşmeyen iddialarına itiraz edildiğini, taraflar arasındaki cari hesap dikkate alındığında, davalı şirketin, davacıya 265.414,00 TL tutarında borçlu olduğunun görülmekte olduğunu, davacının, davalıya tanzim ettiği faturayı tebliğ etmek istemesine karşın; davalının kötü niyetle, bahsi geçen faturayı tebliğden imtina ettiğini, bu sebeple, davalının tebliğden imtina ettiği faturanın, taraflarınca Beşiktaş 25. Noterliğinin 16.05.2014 tarih ve 14827 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile gönderildiğini, davalını Üsküdar 11. Noterliği'nin 19450 yevmiye sayılı ve 21.05.2014 tarihli ihtarı ile haksız ve hukuka aykırı olarak faturaya itiraz ederek, faturayı taraflarına iade ettiğini, ayrıca sözleşmede düzenlenen cezai şart dışında gecikme nedeniyle uğranılan sair zararların da davalı tarafından tazmininin gerektiğini, yapılması gereken işler, davalı tarafından süresinde yapılıp teslim edilse idi, yapılan proje kapsamındaki bağımsız bölümlerin davacı tarafından üçüncü kişilere kiralanarak, projeden oldukça yüksek bir kira geliri elde edilmiş olacağını, davacının kira gelir kaybı ve geç teslim nedeniyle uğradığı kur farkı gibi doğrudan veya dolaylı diğer zararının bulunduğunu beyanla; fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalarının kabulü ile cari hesapta davacıya borçlu olunan 265.414 TL'nin ihtar tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte ödenmesini, HMK'nın 107. maddesi kapsamında, dava tarihinde belirlenemeyen kira gelir ve kur kayıpları tespit edilmek kaydıyla şimdilik 100.000 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahislini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı yüklenici vekili cevap dilekçesi ile; yaşanan gecikmenin, davacı tarafın iddia ettiği gibi 231 gün olmadığını ve dava konusu inşaattaki gecikmenin davalı ile hiçbir ilgisinin de bulunmadığını, bizzat davacının kusurlu bulunduğunu, sözleşme sürecinde davacının, projenin üretime hazır olduğu ve bu işin 6 ay içinde bitirilmesi konusu üzerinde önemle durduğunu, sözleşmenin imzası ile birlikte, davalıya imalat projelerindeki olabilecek ufak tefek sorunları, çizgi hatası, ölçü hatası, detay kusurları varsa bunları düzeltecek (shopdrawing projeleri hazırlayarak) imalatlara başlanılması konusunda ısrarcı davrandığını, bu çelik yapıyı, betonarme yapıya bağlamak için işveren tarafından önceden beton içerisine gömülmüş olan iç dişli özel çelik ankrajlar kullanıldığını, çelik yapı betonarme yapıya bu ankrajlara diş açıldığını, rotlar yardımıyla bağlandığını, davacı taraf kendilerinin özenle betonarme yapı içine koydukları ankrajların sorunsuz olduğunu, bu ankrajların projedeki ölçülerine göre çok dikkat edilerek yerleştirildiğini, içlerine beton girmemesi için gerekli olan bütün önlemlerin kendileri tarafından alındığını beyan ettiğini, davacı projesinden çok emin olarak ve herhangi bir hata ya da ek maliyet veya ek iş çıkmayacağını belirterek; davalı şirketten ciddi fiyat indirimi aldığını, bu konuda doğru bilgi vermeyerek davalıyı yanılttığı ve işinin uzamasına, bu nedenle de genel giderlerin artması yoluyla zarar etmesine neden olduğunu, davalı şirketin 07.01.2013 tarihli sözleşme gereği; çelik konstrüksiyon işlerini üstlenmiş olduğundan; davalının işe başlayabilmesi için betonarme işlerinin tamamlanmış olması gerektiğini, dava konusu inşaatta betonarme işlerini üstlenen taşeron ... İnşaat firmasının şantiyeyi 27.04.2013 tarihinde terk ettiğini, davacı tarafın sözleşme konusu işe 07.01.2013 tarihinde başlanması gerektiğine yönelik iddiasının geçersiz kaldığını, Çelikler İnşaat'ın işini tamamlamasının ardından, davacı tarafın davalıya tahsis ve teslim etmesi gereken kule vincini, 13.05.2013 tarihinde teslim edebildiğini, dolayısıyla bu teslimin 127 gün gecikmeli olduğunu, davalının, sözleşmenin 27. maddesi gereği 30. günde işi tek taraflı feshetme hakkına sahip olmuşsa da işveren tarafından 127 gün bekletilmiş olmasına rağmen işi tek taraflı feshetmediğini ve sıkıntıların çözüleceğini umduğunu, ayrıca kule vinç 13.05.2013 tarihinde mail yolu ile teslim edildiğinden, sözleşme tarihinden 14.03.2014 tarihine kadar toplamda kule vincin (...) 206 gün kullanılamadığını, kule vinçten kesintisiz ve verimli olarak faydalanamayan davalının çareyi mobil vinçlerin sayısını artırmakta bulduğunu, bu nedenle 118.782,15 TL+ KDV ilave vinç gideri olduğunu, davacının sözleşme gereği davalıya vermesi gereken uygulama projelerini vermemiş olmasının da, başka bir gecikme sebebi olduğunu, davalıya dijital ortamda verilen projelerin avan proje olduğunu, uygulanamaz nitelikte olduğunu, 136 gün gecikmeyle proje onayı yapılabildiğini, 22.05.2013 tarihinde proje onayından sonra sıralanan proje süreçlerinin devam ettiğini, projenin belirtilen tarihler itibarıyla zorlu ve uzun bir süreçten geçtiğini, belirtilen hususlar büyük bir ek maliyete sebep olduğu gibi, önemli bir zaman kaybı da yarattığını, davacıdan henüz talep edilmemiş olan maddi kayıpların toplamının 209.641,65 TL+ KDV olduğunu, önceden talep edilmiş bulunan maddi kayıpların toplamının 348.662,70 TL + KDV olduğunu, dolayısıyla; davalı şirketin ek maliyetler ve davacının eksik ve hatalı bilgilendirmesi sebebiyle uğradığı toplam maddi zararın 558.304,35 TL+KDV olduğunu, kesin hakkedişteki faturalandırılmamış durumdaki 646.409,98 TL+ KDV ve hakedişe sonradan eklenen işlerden faturalandırılmamış olan 38.053,91 TL+KDV ile birlikte müvekkili şirketin toplam alacağının 1.242.768,24 TL + KDV olduğunu, üstelik projenin öngörülenden daha uzun sürmesi ve işin çok daha detaylı olması nedeniyle; davalı şirketin talep edebileceği fiyat farkının buna dahil olmadığını, davalı şirketin, davacıdan aldığı ve yapmayı taahhüt ettiği iş ile yapılmak zorunda kalınan işin kapsamı arasında olağanüstü bir fark bulunduğunu, işverenin müvekkili şirkete 27.12.2013 tarihinde gönderdiği mailde "Son montaj parçası 18.11.2013 tarihinde yerine konmuştur" ifadesinin, davalının geçici kabul tarihini doğrular nitelikte olduğunu, davalının, geçici kabul talebinin, 20.12.2013 tarihinde yapıldığını, 2014 Ocak ayının ilk haftasından itibaren ...'le beraber geçici kabul eksikleri heyet halinde gezilerek 15.01.2014 tarihinde tamamlanarak bir rapor olarak yayınlandığını, 22.01.2014 tarihinde de 5.668.217,26 TL olacak şekilde onaylanan, 7. hakedişte de görüleceği üzere; davalı şirketin işinin %99'unu tamamladığını, davalının kesin hakedişini 10.03.2014 tarihinde idareye sunduğunu, kesin hakedişin kabulünün 22.04.2014 tarihinde yapıldığını, 20.12.2013 tarihinde geçici kabul talebinin yapıldığını,15.01.2014 tarihine kadar bir heyetle gezilerek geçici kabul eksiklerinin çıkarıldığını, ... tarafından bir rapor olarak yayınlandığını, bu geçici kabul eksikleri 14.03.2014 tarihine kadar tamamlanarak işverene teslim edildiğini, dolayısıyla geçici kabul tarihinin 14.03.2014 değil, 15.01.2014 tarihi olduğunu, davalının 14.03.2014 tarihli geçici kabul yazısını baskı altında, ekonomik sıkıntılardan dolayı imzalamak zorunda kaldığını, buna rağmen davalının; işini tamamlayıp hakkını bu şekilde arama yolunu seçtiğini, davalının, defalarca bu işte zarar ettiğini işverene bildirmesine, davalının iş bu işte zarar ettiğinin işveren tarafından çok iyi bilinmesine rağmen, davacı tarafından panik halinde 18.04.2014 tarihinde kesilerek gönderilmiş olan 911.051 TL + KDV bedelli fatura ile birlikte işyerlerinin kirasının davalıdan istenmesinin haksız, kasıtlı ve kötü niyetli bir yaklaşım olduğunu, iş bu davanın davalı şirketçe davacıya ihtarname çekilmesinden ve ardından da icra takibi açılmasının ardından açılmış olduğunu, davacı tarafın davalı şirketçe açılacak itirazın iptali davasının sonuçlarından kaçınabilmek adına iş bu haksız ve dayanaksız davayı açmış bulunduğunu belirterek; davanın reddini talep etmiştir.Birleşen İstanbul 4 ATM'nin 2016/891 Esas sayılı dosyasında davacı iş sahibi vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında 07.01.2013 tarihli “Maslak ...” isimli Ofis Binası İnşaat Projesi kapsamındaki; çelik konstrüksiyon işlerinin davalı tarafından yapılmasına dair alt yüklenici sözleşmesinin imzalandığını, diğer yandan davalı ile kurulan taşeronluk ilişkisi kapsamında, SGK İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Şişli Sosyal Güvenlik Merkezi nezdinde davalının 008 kodlu taşeron olarak davacı şirketin ...sicil numarası altına kayıt yaptırarak işyeri açılışı yaptığını, sözleşmenin “Vergiler ve Sosyal Sigortalar Yükümlülükleri” başlıklı 18’inci maddesine göre davalının, sözleşme kapsamında çalıştıracağı personelin sigorta primlerinin ödenmesi dâhil tüm işçilik alacaklarından bizzat sorumlu olduğunu, projede çalıştıracağı personeline ödediği ücretler bakımından SGK’ya karşı yükümlülüklerini ilgili mevzuata uygun şekilde tam ve eksiksiz olarak yerine getirireceğini, buna ilişkin tüm dokümantasyonunu eksiksiz şekilde sağlayıp davacı şirkete muteber bildirimlerde bulunacağını, iş bitiminde taşeron kapanışına ilişkin SGK’ya gerekli tüm bildirimlerde bulunacağını ve SGK’dan kapanış sonrası “borcu yoktur” yazısı temin edeceğini, proje bitmesine rağmen; davacı şirket tarafından, işyeri numarasının kapatılması esnasında, davalı ya da davalının altyüklenicilerine ilişkin ceza, borç ya da sair herhangi bir meblağı defaten ödemekle münhasıran sorumlu olduğunu, böyle bir durumda davacı şirketin, davalının teminatını iade etmemek ve/veya hakedişinden kesinti yapmak gibi haklara sahip olacağını ancak açık sözleşme hükmüne rağmen davalı yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı tarafından ödenen SGK prim borçlarının rücuen tahsilinin gerektiğini belirterek; 109.785 TL faiz ve cezalar dahil davacı tarafından ödenen bedelden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL'sinin en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, dava değerini 05/06/2017 tarihli ıslah dilekçesi ile 109.785,00 TL yi 29/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 4 ATM'nin 2016/891 Esas sayılı dosyasında davalı yüklenici vekili cevap dilekçesi ile; davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın, davalının SGK prim borçlarını ödememiş olması nedeniyle, SGK'nın kendilerinden bu bedeli talep ettiğini ifade ettiğini, davacının iddialarını hiçbir şekilde kabul anlamına gelmeksizin; talep ettiği miktarın gerçeği yansıtmadığını, bu bedelleri talep etmeye de hakkı olmadığını, davacı tarafın davalı şirketin işi ifada geciktiğini iddia ederek, yüklü miktarda hak edişlerini ödemediğini ve davalıyı adeta iflasın eşiğine sürüklediğini, dava konusu işle ilgili SGK borcunun davacının iddia ettiği miktarda olmasına olanak olmadığını, davalı şirketin şantiye sürecinde, SGK'ya yüklü ödemeler yaptığını ve hatta davacının, davalı şirketi soktuğu mali sıkıntı sebebiyle oldukça fazla miktarda faiz de ödediğini, bu nedenle davacının SGK'ya ödediği bedel fahiş olduğunu, belirterek; davanın reddini talep etmiştir. Birşelen İstanbul 5. ATM'nin 2015/321 Esas sayılı dosyasında davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan; 07.01.2013 tarihli sözleşme gereği, ofis binası inşaatı yapısal çelik konstrüksiyon işlerinin davacı şirketçe üstlenildiğini, davalı tarafın inşaatı üstelenen asıl firma olup, inşaattaki çelik konstrüksiyon işlerinin davalı şirketçe ifa edildiğini, işin büyük bir kısmını yaptığını ancak sözleşme gereği kendisine ödenmesi gereken hak edişi bir türlü alamayınca; davalı tarafa Üsküdar 11. Noterliğinin 07.04.2014 tarih ve ... y. numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini, davalı taraf söz konusu faturalara hiçbir şekilde itiraz etmediğini, davalı tarafın 16.05.2014 tarihinde gönderdiği 950.300,33 TL'lik faturanın, davacının kendisine gönderdiği ihtarname üzerine düzenlediğini, davalıdan alacağını tahsil edemeyen davacının İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak toplam 691.313,59 TL'lik icra takibi başlatıldığını ancak takibin davalının haksız itirazı ile durduğunu, davacının itirazın iptali amaçlı iş bu davanın hazırlığındayken, davalı tarafça İstanbul 16. ATM'nin 2014/1062 Esas sayılı dosya ile davacı aleyhine alacak davası açıldığını, iki davada da 07.01.2013 tarihli sözleşme gereği kararlaştırılan ve davacı şirketçe yapılan işin; uyuşmazlığın ana konusunu oluşturduğunu, dava konusu işte inşaat işini bütünüyle üstlenen firmanın davalı olup, davalı şirketin ise, yalnızca çelik konstrüksiyon işini üstlendiğini, davacının işine başlayabilmesi için betonarme işlerinin tamamlanmış olması gerektiğini, zira davacının imal etmesi gereken çelik yapının, başka bir firma tarafından imal edilen betonarme yapının üzerine inşaa edileceğini ancak dava konusu inşaatta betonarme işlerini üstlenen taşeron firmanın şantiyeyi 27.04.2013 tarihinde terk ettiğini, bu hususun davalı tarafça bu firmaya keşide edilen ve ekte bir örneğini sundukları Beşiktaş 25. Noterliğinin 03.04.2014 tarih ve ... y. numaralı ihtarnamesinde de ikrar edildiğini, gerek geç teslim, gerekse kule vincin davacının kullanımına sunulamadığı günler toplandığında, davacı şirketin 206 gün boyunca kule vinçten yararlanamadığını gördüklerini, 22.05.2013 tarihindeki gecikmiş proje onayından sonra belirtilen proje süreçlerinin devam ettiğini, davacının işbu davada talep ettiği 691.313,59 TL'nin haricinde toplam 1.222.661,27 TL + KDV daha alacağının bulunduğunu belirterek; davalının İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptalini, 691.313,59 TL'nin takip tarihi olan 08.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini, davalı aleyhine takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece 2014/1062 E. - 2017/702 K. Sayılı ve 14/09/2017 tarihli karar ile; Asıl davanın; reddine, birleşen İstanbul 4. ATM'nin 2016/891 esas sayılı dosyasında, davanın kabulü ile 109.785,00TL'nin, 22.08.2016 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... Mühendislik ...Şti'nden tahsiline, birleşen İstanbul 5 ATM'nin 2015/321 esas sayılı dosyasında, davanın kısmen kabulü ile İstanbul 35.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yüklenici ... Mühendislik ve Mimarlık Tic. AŞ'nin, iş sahibi ... Gayrimenkul İnşaat San ve Tic AŞ'den 646.410,48TL alacaklı olduğu belirlenmiş ise de; asıl dosya davacısı birleşen dosya davalısı ... Gayrimenkul İnşaat San ve TİC AŞ'nin tespit edilen 285.000,00TL cezai şart alacağının takas mahsup kapsamında mahsubu ile birleşen dosya davacısı ... Mühendislik ve Mimarlık Tic. AŞ'nin 361.410,48TL neticeten alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın iptaline, Asıl alacak 361.410,48TL'ye takipten itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin diğer kayıt ve şartlarda aynen devamına, davalının %20 icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce 2018/322-2019/1432 sayılı ve 26/11/2019 tarihli karar ile; mahkemece işin geç teslim edildiği kabul edildiği halde; davacı yüklenici (iş sahibi) şirketin kira gelir kaybı ile kur farkı talebi; davalı taşeronun ise ek işler ve sözleşme dışı ilave işlere yönelik iddiası ve taleplerinin incelenip değerlendirilmediğini, ek ve sözleşme dışı işlerin saptanması halinde bunun gecikme süresine de etki edeceği düşünülerek; davalının bu iddiasının usulünce araştırılarak; miktar ve bedelleri ile gecikmeye etki edecek imalat sürelerinin de tesbit edilip belirlenmesi gerektiği, bunlar yönünden belirlenecek sürenin sözleşme süresine eklenerek gecikilen sürenin saptanması ve sonucuna göre diğer kalem talepler ile birlikte davacının kira gelir kaybı talebi ile kur farkı talebinin de diğer şartları ile birlikte incelenip değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca asıl davada belirlenen alacağın, birleşen (2015/321) davada mahsup edilerek hüküm oluşturulması da hatalı olduğu, davalar birleştirilseler dahi müstakiliyetlerini koruduklarından her davadaki talebin kendi dava dosyasında karara bağlanmasında hükmün fer'ileri açısından (harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, faiz, icra inkar/kötüniyet tazminatı...) tarafların hukuki yararı bulunduğu, gerekçesi ile tarafların sair istinaf talepleri incelenmeksizin yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararı sonrası yeniden yapılan yargılama neticesinde; Mahkemece 2020/1 Esas 2022/442 Karar sayılı 16/06/2022 tarihli karar ile; taraflar arasında imzalanan 07/01/2013 tarihli eser sözleşmesinde, işin teslim süresinin 10.1. maddesinde sözleşme tarihinden itibaren 200 gün olarak kabul edildiği, asıl davada davalı yüklenici tarafından davacı iş sahibine 20/12/2013 tarihi itibariyle geçici kabul başvurusu yapıldığı, taraflar arasında 14/03/2014 tarihli geçici kabul tutanağının düzenlendiği ve işin tesliminin yapıldığı, asıl davada davacı iş sahibi tarafından işin süresinden sonra teslim edilmiş olduğundan bahisle sözleşmenin 19. maddesi uyarınca faturalandırdığı cezai şart, fazladan ödediği kule vinç kira bedeli ve kontrolör ücretinden sonra cari hesapta halen alacaklı olduğu iddiası ile bu alacağın ve gecikme nedeniyle kira ve kur kaybı nedeniyle tazminat talep edildiği, iş süresince taraflar arasındaki görüşmelerin mailler ile yürütüldüğü, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere asıl davada davalı yüklenicinin işe başlaması için öncelikle binadaki betonarme işlerin bitirilmesi gerektiği ve bu işleri yapan dava dışı diğer taşeronun işi geç teslim etmesi nedeniyle, davalı yüklenicinin de işe başlamakta geciktiği, yine kule vincin davalı yükleniciye geç teslim edildiği, proje değişiklikleri ile proje onayının gecikmesi nedeniyle işin süresinin uzadığı, ayrıca davalı yükleniciden maillerde de görüleceği üzere, işin teslim tarihi olan 26/07/2013 tarihinden sonra ek işler talep edildiği, davacı iş sahibi tarafından ek işlerin teslim süresinin 09/11/2013 tarihi olarak belirlendiği, sözleşmede temerrüt ile ilgili genel hükümlere atıf yapıldığı, TBK'nın eser sözleşmesinde yüklenicinin temerrüdü ile ilgili 473. maddesinde, yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceğinin anlaşılması halinde iş sahibine sözleşmeden dönme hakkının tanındığı, davacı iş sahibinin ise sözleşmeden dönmediği, gecikme nedeniyle cezai şart ve çeşitli kalemlerde tazminat talep ettiği, dolasıyla talebin TBK'nın genel hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, TBK'nın 117. maddesinde yer alan "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır." düzenlemesi ve TBK'nın 118. maddesinde yer alan "Temerrüde düşen borçlu temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat etmedikçe, borcun geç ifasından dolayı alacaklının uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesinin somut olaya uygulanması ile, davacı iş sahibinin talep ettiği ek işler için tek taraflı olarak bir teslim tarihi - vade- belirlediği, ki bu işin onayını da teslim tarihinden bir ay önce verdiği, dolayısıyla davalı yüklenicinin teslim tarihinin artık sözleşmenin imza tarihinden itibaren 200 gün sonrası olarak kabul edilemeyeceği ancak her iki teslim tarihinin kabulü halinde de teslimin geciktiği ancak davalı yüklenicinin gecikmenin kendi kusurundan kaynaklanmadığını ispat ettiği ve davacı iş sahibi tarafından davalı yükleniciden gecikme nedeniyle kira, kur kaybı, ek kule vinç kira bedeli ve kontrolör ücreti talep edilemeyeceği, talep edilen cezai şartın ise TBK'nın 179/2. maddesinde düzenlenen ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğu, buu nedenle en geç teslim sırasında cezai şartın talep edileceğine ilişkin ihtirazi kayıt konulmaması halinde cezai şart talep etme hakkının ortadan kalkacağı, taraflar arasında imzalanan geçici teslim tutanağında davacı iş sahibinin ihtirazi kaydının olmadığı, dolayısıyla gecikme nedeniyle cezai şart da talep edemeyeceği kanaatine varılmakla asıl davanın reddine karar verildiği, Birleşen İstanbul 4. ATM'nin 2016/981 Esas sayılı dosyasında; davalı yüklenicinin sözleşmenin 18. maddesine göre, sözleşme kapsamında çalıştıracağı personelin sigorta primlerinin ödenmesi dâhil tüm işçilik alacaklarından bizzat sorumlu olduğu, davacı iş sahibi tarafından davalı yüklenicinin işçileri nedeniyle SGK'ya 109.785 TL ödeme yapıldığı ve davalıdan rücuan talep edilebileceği anlaşılmakla davanın kabulü ile 109.785 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, birleşen İstanbul 5. ATM'nin 2015/232 Esas sayılı dosyasında; davacı yüklenicinin ödenmeyen hakediş (cari hesap) alacağı için icra takibi başlattığı, davalı iş sahibinin ticari defterlerinde kayıtlı davacı yüklenici alacağının 646.410,48 TL olduğu, davacı yüklenicinin defterlerinde ise alacağın daha fazla olduğu, aradaki farkın davacı yüklenicinin düzenlediği ancak davalı iş sahibi tarafından kabul edilmeyen kesin hak ediş faturasından kaynaklandığı, taraflar arasında imzalanmış kesin hakediş olmadığı, davacı yüklenici tarafından düzenlenen fatura içeriğinin de bilirkişi raporu ve Mahkemece denetlenemediği, bu nedenle aradaki farkın talep edilemeyeceği, gerekçesi ile, asıl davanın reddine, birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/981 Esas sayılı dosyasında; davanın Kabulü ile 109.785 TL'nin 22/08/2016 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, Birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/321 Esas sayılı dosyasında; davanın Kısmen Kabulü ile davalının İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına itirazının 646.410,48 TL yönünden iptaline, takibin alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, hüküm altına alınan alacak üzerinden hesaplanan 129.282,09 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Dairemizin 14.12.2022 tarihli, 2022/2664 Esas 2022/2040 Karar sayılı ilamı ile; Asıl davada davacının, geç teslim nedeniyle gecikme cezası, fazladan ödenen kontolörlük bedeli ve gecikmeden dolayı fazladan ödenen kule vinç kira bedelinin tahsilini; birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/891 esas sayılı dosyasında ise yüklenicinin işçileri için SGK'ya ödediği prim borcunun rücuen tahsilini talep ettiği; davalı yüklenicinin İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/321 esas sayılı dosyasında hakedişten kaynaklı bakiye alacağı için başlattığı icra takibine itirazın iptali ile %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiği; mahkemece, Dairenin 2018/322 esas 2019/1432 karar sayılı kaldırma kararı doğrultusunda; bilirkişi heyetinden ek rapor alarak, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre asıl davanın reddine, davacı iş sahibinin SGK alacağının rücuen tahsiline ilişkin birleşen davanın kabulüne, davalı yüklenicinin hakediş alacağı için açtığı itirazın iptali davasının kısmen kabulüne karar verdiği, dosya kapsamına göre, mahkemece alınan 18/01/2022 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak, taraflar arasındaki sözleşme konusu işte iş sahibi ... Gayrimenkul İnş. San. Ve Tic. A.Ş'nin neden olduğu gecikmeler sebebiyle yüklenici ... Mühendislik ve Mimarlık Tic. A.Ş. tarafından işe geç başlandığı anlaşıldığından; asıl davada yüklenicinin bu gecikmeye bağlı olarak talep ettiği gecikme cezası, fazla ödenen kontrolör ücreti, kule vinç kirası ve kira kur farkı zararları yönünden davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, sözleşme gereği, yüklenici şirketin çalıştırdığı işçilerin SGK primlerinin yüklenici şirket tarafından yatırılması gerektiği, somut olayda, yüklenici işçilerinin SGK ödemelerinin; davacı iş sahibi tarafından yapıldığının anlaşıldığı, bu durumda, birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkamesi'nin 2019/891 Esas sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verilmesininde doğru olduğu, birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkamesi'nin 2015/321 Esas Sayılı dosya yönünden taşeron ... Mühendislik ve Mimarlık Tic. A.Ş tarafından 691.313,59 TL hakediş alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptalinin talep edildiği; mahkemece 646.410,48 TL yönünden itirazın iptaline karar verildiği, talep edilen miktar ile mahkemece karar verilen miktar arasındaki farkın, taşeronun düzenlediği ancak yüklenici tarafından kabul edilmeyen kesin hakediş faturası olarak adlandırılan 43.762,00 TL bedelli 03/05/2014 tarihli "Maslak... projesi çelik konstrüksiyon işleri kesin hakediş bedeli" açıklamalı faturadan kaynaklandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun 12. sayfasında yüklenici tarafından taşeron şirket yetkilisine gönderilen 27/09/2013 tarihli e- postada belirtilen işlerin; ilave iş niteliğinde olduğu, sözleşme kapsamında bulunmadığı belirtilmiş olup, birleşen davada talep edilebilecek alacak miktarının 646.410,48 TL olduğu, huzurdaki davanın konusu olmayan ek işlerle ilgili maliyetlerin finansal ve teknik yönden tespitine olanak bulunmadığı belirtilmiş olup, mahkemece ek iş olarak belirtilen bu işlerin mahallinde yapılıp yapılmadığı hususunda keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın bilirkişi raporuna göre karar verildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, 27/09/2013 tarihli e-postada belirtilen işler ve birim fiyatlar esas alınmak suretiyle mahallinde söz konusu işlerin yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa bedelinin tespit ettirilmesi, öte yandan ... Mühendislik ve Mimarlık Tic. A.Ş'nin istinaf dilekçesinde belirttiği 3.298,81 TL tutarlı 23/05/2014 tarihli boya bedeli faturası sebebiyle yüklenicinin sorumlu olup olmayacağı hususu değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği şeklindeki gerekçe ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı sonrası yeniden yapılan yargılama neticesinde; Mahkemece 30/11/2023 tarihli karar ile; taraflar arasında 07/01/2013 tarihli eser sözleşmesi ile yüklenicinin; sözleşmenin 2. ve 37. maddesinde sayılan ve sözleşmenin eki belgelerdeki proje ve şartnamelere göre ve birim fiyatları üzerinden işi yapmayı taahhüt ettiği, sözleşmenin 10. maddesinde işin süresinin sözleşme tarihinden itibaren 200 gün olarak kararlaştırıldığı, sözleşmenin 18. maddesinde; yüklenicinin iş ile ilgili çalıştırdığı işçilerin SGK borcu dahil tüm işçilik alacaklarından sorumlu olduğunun düzenlendiği, sözleşmenin 19. maddesinde; cezai şart; 20. maddesinde de süre uzatımı ve mücbir sebeplerin düzenlendiği, İstanbul BAM 15 HD nin 2022/2664-2040 sayılı ve 14/12/2022 günlü kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda; Asıl davada davacı, geç teslim nedeniyle gecikme cezası, fazladan ödenen kontolörlük bedeli ve gecikmeden dolayı fazladan ödenen kule vinç kira bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, BAM ın 14/12/2022 günlü kararında ; İşbu asıl dava yönünden mahkememizin davanın reddine dair 2021/1-2022/442 sayılı kararının yerinde olduğu belirtilmiş olup, BAM kararının kesin olarak karar verilmiş olması dikkate alınarak; işbu asıl dava yönünden mahkememizce yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/891 E, -642 K. sayılı dosyasında ise yüklenicinin işçileri için SGK'ya ödediği prim borcunun rücuen tahsilini talep edilmiş olup, mahkememizin kaldırılan kararında , davacının açtığı davanın kabulü ile 109.785,00TL nin davalı ... Müh. .. AŞ den rücuen tahsiline karar verilmesine ilişkin kararın, BAM kararında haklı olduğu belirtilmiş ise de mahkememizce; ... Müh. .. AŞ nin istinaf talepleri kabul edilmiş olmakla, infazda tereddüt yaşanmaması bakımından yeniden sözleşme koşullarına göre dava konusu işle ilgili SGK ye ödenecek iş akdinden kaynaklanan primlerin ve SGK tarafından herhangi bir sebeple tahakkuk ettirilen ceza ve ferilerin davalı taşeron ... Müh. .. AŞ tarafından ödeneceği, kabul ve taahhüt edilmiş olduğu tespit edilmekle, davacı ... .. AŞ nin bu nedenle yaptığı 109.785,00 TL lık SGK borcunun rucüen davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ilişkin talebin, kabulüne karar verildiği, yüklenici ... Müh. .. AŞ'nin , davalı ... .. AŞ aleyhine açtığı İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/321 esas- 2015/256 karar sayılı dosyasında davacının; hakedişten kaynaklı bakiye alacağı ve ek iş ve sözleşme dışı yapılan işler nedeniyle oluşan alacağın tahsili için başlattığı icra takibine itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep edilmiş olup, İstanbul BAM 15 HDnin 14/12/2022 tarihli ve 2022/2040 sayılı kararı gereği, davacı taşeronun , davalı yüklenici ile aralarındaki sözleşme gereğince yapılan inşaatta ek işlerin yapılıp yapılmadığı ve yapılmışsa yapıldığı tarih itibariyle iş bedelinin tespiti için keşfen inceleme sonucunda tanzim edilen 11/09/2023 günlü ek raporda, " kapsamı ve teknik özellikleri davalı yüklenici tarafından davacıya 27/09/2013 tarihli e postada belirtilen ilave işlerin , davacı tarafından imal edilip yerine montajının yapıldığı, bu işin davalının bizzat talebi üzerine fiilen yapılmış bulunduğu mahallen yapılan keşif sırasında tespit edildiği ve 03/05/2014 günlü ve 6892 sayılı fatura kapsamında işbu iş için KDV dahil toplam 43.761,99TL talebin hak ve nefasete uygun bulunduğu tespit edilmiş olup, ayrıca mahallen yapılan boya uygulaması için KDV dahil 3.928,81 TL talep edilmiş olup, işbu boyanın yapılan uygulama ile kullanıldığı yerinde tespit edilmiş olduğu, ancak işbu faturanın icra takibi sonrasında 23/05/2014 de düzenlenmiş olup davamızın konusu icra takibine konu edilmediği, davacının 08/05/2014 itibariyle davalı yükleniciden 690.171,87TL talep edebileceği tespit edilmişse de, mahkemenin kaldırılan kararında hakediş bedelinden kalan cari hesap alacağı olarak 646.410,48 TL olduğu kabul edilerek karar verildiği, işbu miktar yönünden istinaf kararı, davalı ... .. AŞ nin istinaf talepleri reddedilerek, davacı lehine usulü kazanılmış hak doğduğu, davacının talep edebileceği ek iş bedelinin 27/09/2013 tarihli e postada belirtilen ilave işler yönünden (43.761,99TL) 43.762TL olup; işbu miktarın daha önce kesinleşen hakediş alacağına ilave edilmesi ile davacının talep edebileceği alacak , 646.410,48 TL + 43.762,00TL = 690.172,48 TL olduğu ve davanın işbu miktar üzerinden kısmen kabulü gerektiği, ayrıca icra takibinden sonra kesilen 23/05/2014 tarihli 3.298,81TL tutarlı faturanin , icra takibinden sonra tarihli olup dava konusu icra takibine konu edilmediği anlaşılmakla; bilirkişi kurulu tarafından talep edebileceği belirtilmiş ise de, işbu talep konusunda hüküm tesis edilemeyeceği kabul edilerek; takip dışı olan istem konusunda herhangi bir karar oluşturulmadığı, gerekçesi ile; asıl davanın; reddine ilişkin kararın kesinleştiği anlaşılmakla, bu hususta yeniden karar tesisine yer olmadığına, birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/981 Esas sayılı dosyasında; davanın KABULÜ İLE; 109.785 TL'nin 22/08/2016 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacı ... .. AŞ'ne verilmesine, birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/321 Esas sayılı dosyasında; davanın kısmen kabulü ile; davalının İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına itirazının 690.172,48 TL yönünden iptaline, takibin alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, hüküm altına alınan alacak üzerinden hesaplanan 138.034,50 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Yüklenici vekili istinaf dilekçesi ile; davacı tarafın istinaf talebini kabul etmediklerini, davacı iş sahibinin istinaf talebinin ve haksız davalarının tümüyle reddini, yüklenici şirket tarafından açılan birleşen davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, asıl davadaki ret kararının kesinleştiğini, davacının "tek sayıda bilirkişi görevlendirilmesi" konusundaki gerekçesinin de samimi olmadığı gibi yasal dayanağı olmadığını, davacı tarafın, bilirkişi heyetinin oluşturulması konusundaki ara karara ilgili tarihte itiraz etmediği gibi aynı zamanda rapora itirazında da bu husustan bahsetmediğini, kanun hükmünün lafzına değil, ruhuna bakmak gerektiğini, davacının sözleşme maddesine dayanarak; yüklenicinin "işin yapılacağı yeri görüp incelemiş sayılacağını" iddia etmesinin hukuki bir dayanağı olmadığını, bilirkişi raporlarında da bununla ilgili olarak; "Avan proje ile uygulama projesi arasında önemli değişiklikler tespit edilmiştir çelik yapı imalat ve montajında projeler tamamen uygulama projesi olmak zorundadır ve talep edilen bu revizyonlar çelik konstrüksiyon imalat ve montajında ek sürelere ve emek maliyetlerine neden olmaktadır. Çelik firmasına betonarme yapının düzgün ve zamanında teslim edilmesi büyük önem taşımaktadır buradaki herhangi bir gecikmenin sorumluluğu çelik firmasına yüklenemez." şeklinde tespitte bulunulduğunu, yüklenicinin yaptığı ek işler nedeni ile süre kayıpları, ilave personel, malzeme, makine-ekipman, hizmet maliyetleri gibi ek maliyetleri olduğunu, yüklenicinin kesmiş olduğu son faturasında toplam alacak tutarı 694.100,68 TL olup, o güne ait TCMB USD kuru üzerinden (2,0845 TL/USD) karşılığı olan 332.981,86 USD alacağının, bugünün TCMB USD kuru itibarı ile10.397.614 TL olduğu dikkate alınırsa, zamanında tahsil edilemeyen alacak nedeni ile yüklenicinin kaybının ne düzeyde olduğunun görüneceğini,belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İş sahibi vekili istinaf dilekçesi ile; asıl dava hakkında hüküm kurulmamasının ve kesinleşmiş olduğunun belirtilmesinin, kanun yoluna başvurma haklarını ihlaline sebep olduğunu, gecikme cezası taleplerinin teslim sırasında ihtirazi kayıt konulmaması sebebi ile reddedildiğini, ancak sözleşmenin 29. 4 maddesinde geçici kabul yapılmamasının sözleşme konusu işin geçici kabul sırasında ortaya çıkacak hususlarda yüklenicinin sorumluluğunu bertaraf etmeyeceğinin düzenlendiğini, iş programına uygun davranılmasının, yüklenicinin sorumluluğunda bulunduğunu, yüklenicinin imalat programının geç teslim edildiğine dair iş sahibine herhangi bildirim yapmadığını, ihtar göndermediğini, kule vinci çalışma alanında mevcut olduğu halde yüklenicinin şantiyeye 16.04.2013 tarihinden önce giriş yapmadığını, yüklenici tarafından hazırlanan 15.04.2013 tarihli günlük şantiye raporunda; yüklenicinin şantiyeye girdiği esnada, kule vincinin şantiyede ve çalışır durumda olduğunun görüldüğünü, ayrıca sözleşmenin 4.15. Maddesine göre mobil vincin kiralanması sorumluluğunun yükleniciye ait olduğunu, yine ... Şti'nin şantiyeyi terk ettiği tarih ile yüklenicinin yaptığı işlerin birbiriyle bağlantılı olmadığını, ... şirketinin şantiyedeki işleri 2013 yılı şubat ayında bitirdiğini ve her iki şirketin çalışma alanlarının farklı cephelerde olduğunu, bilirkişi heyetinin tek sayıda olması gerekirken çift sayıdaki kişilerden oluştuğunu, iş sahibi tarafından kabul edilmeyen ve taraflarca mutabakata varılmayan hak edişin hüküm kurmada dikkate alınmayacağını, yüklenicinin işi yeterli inceleme ve tetkik yapmadan aldığına dair ikrarının es geçildiğini, yüklenicinin basiretli tacir gibi davranmadığını, sözleşme gereği yapılması gereken işlerin ekstra işler gibi lanse edildiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. ...... Şti iş sahibi, ....... Şti yüklenicidir. Taraflar arasında; 07.01.2013 tarihli çelik konstrüksiyon işine ilişkin eser sözleşmesi akdedilmiştir.Somut olayda, asıl davada iş sahibi ... Şti, yüklenici ... Mühendisliğe karşı açtığı davada; taraflar arasında 07/01/2013 tarihli Maslakta yapılacak plazanın çelik konstrüksiyon yapım işinin için sözleşme imzalandığını, ancak davalı yüklenicinin işi süresinde tamamlamadığı iddiası ile gecikme tazminatı, fazla ödenen kontrolörlük ve vinç bedeli ve kira kur farkını talep ve dava etmiş, birleşen İstanbul 4. ATM'nin 2016/891 Esas sayılı dosyasında iş sahibi ... Şti, yüklenici davalı ... Mühendislikten; yüklenicinin işçileri için SGK'ya ödediği SGK pirimlerinin rücuen davalıdan tahsilini talep etmiş, birleşen İstanbul 5. ATM'nin 2015/231 Esas sayılı dosyanında; bu kez yüklenici ... Mühendislik, iş sahibi ... Şirketinden; bakiye hak ediş alacağı ile ek olarak yaptığı, sözleşme dışı iş bedelini talep ve dava etmiş, yerel mahkemenin daha önce verdiği kararların 2 kez dairemizde istinaf incelemesinin yapılması neticesinde; asıl davada, işin gecikmesine davalı yüklenicinin kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından; davanın reddine dair karar ile birleşen İstanbul 4 Asliye Ticaret Mahkemesinde davacı iş sahibinin davalı yükleniciye karşı, davalı işçileri için ödediği SGK prim bedellerinin rücuen tahsiline ilişkin davanın; kabulüne dair kararın da, yüklenicinin ödememesi gereken işçi primlerinin davacı iş sahibi tarafından ödenmiş olduğu anlaşıldığından; miktar itibari ile kesinleştikleri görüldüğünden, iş bu kez Dairemizce sadece birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret mahkemesinde davacı yüklenicinin davalı iş sahibine karşı bakiye kak ediş bedeli ile ek olarak sözleşme dışı yaptığı iş bedelinin tahsiline ilişkin dava yönünden istinaf incelemesi yapılacaktır.Birleşen İstanbul 5. ATM'nin 2015/231 Esas sayılı dosyasında; davacı ... Mühendislik sözleşme kapsamında yapılan işler ve ilave işlerden dolayı alacaklı olduğunu, bakiye hakediş bedeli için İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile 691.313,59 TL'nin takip tarihi olan 08/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir, dava konusu İstanbul 35 İcra Müd . ... E. Sayılı ve 07/05/2014 tarihli takip talebinde 691.313,59 TL kesin hakediş bedeli talep edilmiş, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde borca itiraz edilmiş ve takip durdurulmuştur. Mahkemece; İstanbul BAM 15 HDnin 14/12/2022 tarihli ve 2022/2040 sayılı kararı gereği, davacı yüklenicinin, davalı iş sahibi ile aralarındaki sözleşme gereğince; yapılan inşaatta ek işlerin yapılıp yapılmadığı ve yapılmışsa yapıldığı tarih itibariyle iş bedelinin tespiti için keşfen inceleme sonucunda tanzim edilen 11/09/2023 günlü ek raporda, " kapsamı ve teknik özellikleri davalı yüklenici tarafından davacıya 27/09/2013 tarihli e postada belirtilen ilave işlerin , davacı tarafından imal edilip yerine montajının yapıldığı, bu işin davalının bizzat talebi üzerine fiilen yapılmış bulunduğu mahallen yapılan keşif sırasında tespit edildiği ve 03/05/2014 günlü ve 6892 sayılı fatura kapsamında işbu iş için KDV dahil toplam 43.761,99TL talebin hak ve nefasete uygun bulunduğu tespit edildiği, ayrıca mahallen yapılan boya uygulaması için KDV dahil 3.928,81 TL talep edildiği, işbu boyanın yapılan uygulama ile kullanıldığı yerinde tespit edildiği, ancak işbu faturanın icra takibi sonrasında 23/05/2014 de düzenlendiği, dava konusu icra takibine konu edilmediği, davacı yüklenici 08/05/2014 itibariyle, davalı yükleniciden 690.171,87TL talep edebileceği tespit edilmişse de, mahkemenin kaldırılan kararında, hakediş bedelinden kalan cari hesap alacağı olarak 646.410,48 TL olduğu kabul edilerek karar verildiği, işbu miktar yönünden istinaf kararı, davalı ... .. AŞ nin istinaf talepleri reddedilerek, davacı lehine usulü kazanılmış hak doğduğu, davacının talep edebileceği ek iş bedelinin 27/09/2013 tarihli e postada belirtilen ilave işler yönünden (43.761,99TL) 43.762TL olup; işbu miktarın daha önce kesinleşen hakediş alacağına ilave edilmesi ile davacının talep edebileceği alacak , 646.410,48 TL + 43.762,00TL = 690.172,48 TL olduğu ve davanın işbu miktar üzerinden kısmen kabulü gerektiği, gerekçesi ile; asıl davanın; reddine ilişkin kararın kesinleştiği anlaşılmakla, bu hususta yeniden karar tesisine yer olmadığına, birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/981 Esas sayılı dosyasında; davanın KABULÜ İLE; 109.785 TL'nin 22/08/2016 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacı ... .. AŞ'ne verilmesine, birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/321 Esas sayılı dosyasında; davanın kısmen kabulü ile; davalının İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına itirazının 690.172,48 TL yönünden iptaline, takibin alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, hüküm altına alınan alacak üzerinden hesaplanan 138.034,50 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verildiği, kararın alınan son bilirkişi raporuna dayalı olarak verildiği, son bilirkişi raporunun dairemiz kaldırma kararına ve dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla doğru olduğu ancak mahkemece asıl ve birleşen 4 Asliye Ticaret Mahkemesi dosyaları için verdiği karar da, her iki dosya için kararlar kesinleşmiş olduğu halde birleşen 4 AST Mahkemesi dosyası için hüküm kurarken asıl dosya için hüküm kurulmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmesi doğru olmamıştır, ayrıca bilirkişi heyetinin çift sayıda olması istinaf sebebi yapılmış ise de davanın esasını etkilemediğinden, usul ekonomisi gereği bu istinaf sebebi kabul görmemiştir. Mahkemece alacak yargılamayı gerektirdiği halde icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması yasaya aykırı olmuş ise de bu konu istinaf sebebi yapılmadığından, inceleme konusu yapılmıştır.Açıklanan nedenlerle, birleşen ( 5 AST) davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl davada davacı vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Birleşen 5.Asliye Ticaret Mahkemesindeki davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl davada davada davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE 3-İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 30/11/2023 tarih ve 2023/60 Esas, 2023/689 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 4- Asıl davanın REDDİNE, 5- Birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/981 Esas sayılı dosyasında davanın KABULÜ İLE; 109.785 TL'nin 22/08/2016 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacı ... .. AŞ'ne verilmesine, 6-Birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/321 Esas sayılı dosyasında davanın KISMEN KABULÜ İLE ; davalının İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına itirazının 690.172,48 TL yönünden İPTALİNE, takibin alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile DEVAMINA, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, hüküm altına alınan alacak üzerinden hesaplanan 138.034,50 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- Asıl dosyada; peşin alınan 6.240,40 TL harçtan, alınması gerekenalınması gereken 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.625,00TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, -Asıl davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, -Asıl davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/981 Esas sayılı dosyasında; karar ve ilam harcı 7.500,00 TL'den peşin alınan 1.887,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.612,80 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, (mahkemece 22.09.2022 tarihinde 2022/445 harç no, ... referans numaralı harç tahsil müzekkeresi ile 5.612,80 TL'lik bakiye karar harcının tahsiline ilişkin müzekkere yazılmış olmakla, işbu harç tahsil edilmiş ise yeniden alınmasına yer olmadığına ) - Davacı tarafından yapılan 3.554,50 TL yargılama gideri ile toplam 1.916,40 TL ilk harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, - Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/321 Esas sayılı dosyasında; karar ve ilam harcı 44.156,30 TL'den peşin alınan 11.805,91 TL harcın mahsubu ile kalan 32.350,38 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, - Davacı tarafından toplam 5.845,20 TL yargılama gideri ile ilk harç 11.833,61 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ( davanın ilk açılışında harca esas değer 691.313,509 TL, kabul edilen 690.172,48 TL, reddedilen kısım 1.141,02 TL olmakla, red oranının çok düşük olması sebebi ile) - Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kabul edilen kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan109.525,87 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, - Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın reddolunan kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.141,02 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, B) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Asıl davada için davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE, 2- Asıl dava davacısı ...... Şti tarafından yapılan 1169,40 TL istinaf başvuru harcının davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, 3-Birleşen (5 AST) davada alınması gereken harçlar peşin olarak alındığından; davacı taraftan yeniden harç tahsiline yer olmadığına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince; asıl ve birleşen İstanbul 4 Asliye Ticaret Mahkemesi kararı için KESİN, birleşen İstanbul 5 Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası kararı için 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere olmak üzere 24/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.