(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/12440 E. , 2008/13266 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.05.2006 gününde verilen dilekçe ile eski hale getirme, olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/12440 E. , 2008/13266 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.05.2006 gününde verilen dilekçe ile eski hale getirme, olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, davalı ile komşu binaların maliki olduklarını, davalının binasının çatısını onarmak için indirdiğini, ancak tamirat işini fenne uygun yürütmediğini bu yüzden yağmur ve kar sularının kendi binasına akmasına sebebiyet verdiğini, bu şekilde de binanın 1 ve 2. katlarındaki dairelerde zarar oluştuğunu, ortaya çıkan zararın giderilmesini eski hale getirilmesini istemiş, 21.07.2006 tarihli ıslah dilekçesinde bilirkişinin hesapladığı zarar ve ziyanının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, yaptığı çatı onarım imalatı ile davacının bildirdiği zarar arasında illiyet bağı olmadığını, zarar varsa davacının binasındaki fena şartlardan meydana geldiğini, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalıya davacının binasının zemin ve 1, 2 ile 3. normal katlarında meydana gelen zararları gidermek üzere bir ay süre verilmesine, davalının zarar verici davranışlarının önlenmesine ve eski hale getirilmesine, davalı yüklenilen edimleri ifa etmezse 2500 YTL. imalat bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Kısaca ifade etmek gerekirse, gerek dava dilekçesindeki anlatımlardan gerekse davacının 21.07.2006 tarihli dilekçesinden çıkan sonuca göre istem davalının komşuluk hukukuna aykırı davranışların giderilmesi ve davacıya ait binanın 1. ve 2. katlarındaki dairelerde meydana gelen zarar bedelinin tahsiline ilişkindir. Eldeki davada, sorunun çözümünü Türk Medeni Kanununun 730. maddesinde aramak gerekir. “Taşınmaz malikinin sorumluluğu” başlıklı anılan hüküm şu şekildedir; “Bir taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını bu hakkın yasal kısıtlamalarına aykırı kullanılması sonucunda zarar gören veya zarar tehlikesi ile karşılaşan kimse durumun eski hale getirilmesini, tehlikenin ve uğradığı zararın giderilmesini dava edebilir. Hakim, yerel adete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan zararları uygun bir bedelle denkleştirilmesine karar verebilir”. Türk Medeni Kanununun 730. maddesinin düzenlediği sorumluluk, kanunun emrettiği özen gösterme borcunun ihlaline dayanan bir kusursuz sorumluluktur. Bu hüküm taşınmaz malikini taşkın olarak kullanmaktan ve başkasına zarar vermekten yasaklamıştır. Anılan hükme göre taşınmaz malikinin sorumlu tutulması için; 1-Taşkın kullanım sayılan fiilin hukuka aykırı olması, 2-Bir zararın bulunması, 3-Zararla taşkın kullanma arasında illiyet bağı olup olmadığının duraksamasız açığa kavuşturulması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, 171 kapı numaralı taşınmazın maliki olan davalının çatısında onarım yaptığı, komşusu olan 526 ada 43 parsel maliki olan davacının binasında bu onarımdan sonra su sızıntıları meydana geldiği bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır. Yukarıdan beri yapılan açıklamalara göre davalı onarım sırasında aşırı kullanma ile yasal kısıtlamalara aykırı davranmışsa ve bilirkişilerin varlığını haber verdiği zarar bu kullanma sonucu ortaya çıkmışsa davacı hiç şüphesiz Türk Medeni Kanununun 730. maddesi hükmünden yararlanacak, durumun eski hale getirilmesini sağlayacak onarımların ve uğradığı zararın tahsilini davalıdan isteyebilecektir. Ne var ki, bu konuda yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli olmayıp, özellikle bilirkişi raporlarında ortaya konan bulgular yekdiğerine aykırıdır. Mahkemece yapılması gereken ...; yeniden keşif yapmak, bilirkişilere davalının çatı onarımı sırasında fenne aykırı davranıp davranmadığını, davranmışsa fenne aykırılıkların nasıl giderileceğini, fenne aykırılık sebebiyle bitişikteki davacının bağımsız bölümüne zarar verilip verilmediğini ve bu zararın parasal tutarını hesaplatmak, davacının dava dilekçesindeki istemi ile 21.07.2006 tarihli ıslah dilekçesindeki talebi gözetilerek davalıyı bilirkişilerin saptadıkları biçimde çatı onarımındaki fenne aykırılıkları gidermeye ve davalı zararını ödetmeye mahkum etmek, hüküm kurarken de HUMK.nun 388 ve 389. maddelerini dikkate almak olmalıdır. Bütün bu yönler gözetilmeksizin çelişkili bilirkişi raporları varken infazda tereddüt yaratacak şekilde karar kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.