3. Hukuk Dairesi 2017/6302 E. , 2019/2044 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kira bedelinin tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, 01/03/2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesine istinaden k
**3. Hukuk Dairesi 2017/6302 E. , 2019/2044 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kira bedelinin tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, 01/03/2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesine istinaden kiracı olarak bulunan davalının son ödediği 500,00 TL kira bedelinin emsal taşınmazlara göre düşük kaldığını belirterek 01/03/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık kira bedelinin 5.000,00 TL olarak tespitine karar verilmesi istemiştir. Davalı, dava konusu taşınmazda 01/09/2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile...’in kiracı olarak bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının dayandığı kira sözleşmesinde davalının sözleşmeyi imzalamadığı ve davacı yerine de vekili sıfatı ile ...'nin imzaladığı anlaşılmış olup, kaldı ki dava konusu taşınmazın dava dışı... ile davacı arasında imzalanan 01/10/2009 tarihli sözleşme ile... tarafından kullanılmakta olduğu anlaşıldığından, davalının pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, 01.03.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanmış, davalı ise 01.10.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesi sunarak; dava konusu taşınmazda dava dışı...’in kiracı olarak bulunduğunu, kira sözleşmesinin ise, davacının talimatıyla davacının vekili olduğunu söyleyen kardeşi ... ile... arasında imzalandığını iddia etmiştir. Yargılama sürecinde davacı; ne kendisinin, ne de kardeşi ...’nin 01.10.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesini imzaladığını, sözleşmenin davalı tarafından sahte olarak düzenlendiğini belirtmiştir. Davacı tarafından sahte olduğu iddia edilen 01.10.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde, kiraya veren olarak davacı ...’nin isminin yazılı olduğu ve isim altına ıslak imza atılmak suretiyle sözleşmenin tanzim edildiği, sözleşmede herhangi bir vekalet ilişkisinden bahsedilmediği anlaşılmaktadır. O halde Mahkemece; öncelikle davacı iddiası üzerinde durularak, davaya konu 01.10.2009 tarihli sözleşme altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda ...nun 209 ve 211.maddeleri hükümleri uyarınca inceleme yapılarak, buna göre dosya kapsamına göre taraflarca sunulan tüm delillerin, özellikle davacı tarafından temyiz aşamasında sunulan ‘Tahliye Taahhütnamesi’ başlıklı belge ile birlikte değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile vergi levhası, kira ödeme dekontları vs gereği dava konusu taşınmazın dava dışı 3. kişi... tarafından kiracı sıfatıyla kullanıldığı kabul edilerek sözleşme altında yer alan imzaya ilişkin konusunda uzman kişilerce inceleme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'un 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,13.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.