Hukuk Genel Kurulu 2015/2872 E. , 2019/545 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bakırköy 14. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 29.11.2013 tarihli ve 2010/363 E., 2013/945 K. sayılı kararın davacı vekilince temyizi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 21.10.2014 tarihli ve 2014/4512 E., 2014/20129 K. sayılı kararı ile; “...Davacı, 15.07.1999-01.01.2009 tarihleri arasında, davalılardan Y.Topraklı'ya a…
**Hukuk Genel Kurulu 2015/2872 E. , 2019/545 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bakırköy 14. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 29.11.2013 tarihli ve 2010/363 E., 2013/945 K. sayılı kararın davacı vekilince temyizi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 21.10.2014 tarihli ve 2014/4512 E., 2014/20129 K. sayılı kararı ile; “...Davacı, 15.07.1999-01.01.2009 tarihleri arasında, davalılardan Y.Topraklı'ya ait ticari takside şoför olarak çalışmalarının tespitini istemiş, Mahkemece; hizmet akdinin unsurlarının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda; davacının davalıya ait ticari takside çalıştığı hususu ihtilaflı olmayıp, taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdi, ya da, hasılat kirası olup olmadığı hususunun çözümlenmesi gerekmektedir. Hasılat kirası; Borçlar Kanununun 270-298 maddelerinde düzenlenmiş olup, hasılat veren bir mal veya hakkın semerelerinden yararlanılmak ve işletmek üzere bir bedel karşılığında kiralayan tarafından kiracıya devredilmesinin taahhüt edilmesidir. Bir başka ifadeyle, hasılat kirasında kiralayan hasılat getiren bir malı, ya da, hakkı, kiracının bu malın semeresinden yararlanmasını da içerecek şekilde kiralamaktadır. Hasılat kirasının konusunu, hasılat getiren bir taşınır veya taşınmaz, yahut bir ticari işletme veya hak oluşturabilir. (Doç. Dr. Hüseyin Altaş, Hasılat ve şirket kirası, Yetkin Yayınları 2009, sayfa:73) Hasılat kirasında kiracı, kiralanan şeyi işletmekle yükümlüdür. Borçlar Kanununda, hasılat kirasının geçerliliği herhangi bir biçim koşuluna bağlanmamış, yine, süresi ile ilgili bir düzenleme yer almamıştır. Ancak, anılan Yasanın 285. maddesine göre, süre konusunda sözleşme veya mahalli adette aksine bir hüküm belirlenmemişse, iki taraftan her biri en aşağı altı aylık bir ihbar sürecine uyarak sözleşmeyi feshedebilir. Bu hükmün mefhumu muhalifinden hasılat kiralarının minimum altı aylık sürelerle yapılabileceğini söylemek yanlış olmaz. Yine, Borçlar Kanununun 287.maddesinde düzenlenen zımni yenilemenin hasılat kirasında bir yıl olması nedeniyle, bu sözleşmelerin bir yıllık sürelere tabi olduğu da söylenebilir. Ancak, günün sosyolojik ve teknolojik gelişimine göre, daha kısa süreli hasılat kiraları da mümkün olabilecektir. Uyuşmazlığın çözümünde, davanın yasal dayanağını oluşturan mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10 ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun Yasa'nın 86/9. maddelerinin irdelenmesinde ve hukuki niteliği ile ispat koşulları üzerinde durulmasında yarar vardır.