8. Ceza Dairesi 2022/5794 E. , 2024/8589 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/327 E., 2022/841 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Şikayetçi ...'in davaya katılma talebinde bulunmadığı ve bu nedenle katılan sıfatını almadığı bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşı
**8. Ceza Dairesi 2022/5794 E. , 2024/8589 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/327 E., 2022/841 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Şikayetçi ...'in davaya katılma talebinde bulunmadığı ve bu nedenle katılan sıfatını almadığı bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı ön incelemede tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Hükmolunan cezaların miktarı itibarıyla kabulünde yasal olanak bulunmayan sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2021 tarihli iddianamesiyle sanıklar İ. ..., ... ..., ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 110 uncu maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 01.11.2021 tarihli kararıyla sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 14.04.2022 tarih ve 2022/327 Esas, 2022/841 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri; maddi vakıa ortaya çıkartılmadan suçun vasfında yanılgıya düşülerek, eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiğine, lehe olan delillerin gözönünde bulundurulmadığına, olayın yeterince aydınlatılmadığına, üst hadden ceza tayin edildiğine, gerekçesiz olarak takdiri indirim uygulanmadığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, re'sen takdir edilecek nedenlerle kararın bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Şikayetçi ...'in temyiz sebepleri; şikayetten vazgeçtiğine, kararın bozularak sanıklar lehine beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Dava konusu olay, kız kaçırma meselesi nedeniyle mağdurun ailesi ile husumeti bulunan sanıkların fikir ve ... birliği içerisinde hareket ederek olay günü mağduru zorla araca bindirip ormanlık bir alana götürüp alıkoymak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesince; sanıkların, cebir ve tehdit yoluyla mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri sabit kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiş ve istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Şikayetçi ...'ın temyiz isteminin incelenmesinde; Sanıklar hakkında açılan kamu davasında, yargılama sırasında şikayetçi olmayan ve katılma talebi bulunmayan ...'ın 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanıklar müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; 1. Dava dosyası içeriği, mağdur beyanları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanak, tanık beyanları, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanıkların davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmediğinden, sanıkların müdafiinin, maddi vakıa ortaya çıkartılmadan suçun vasfında yanılgıya düşülerek, eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiğine, lehe olan delillerin gözönünde bulundurulmadığına, olayın yeterince aydınlatılmadığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Mahkemesince gerekçesi gösterilmek suretiyle ... hapis cezasında teşdit uygulandığı ve 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri uyarınca birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği durumlarda ... hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle tayin edilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Mahkemesince gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanmadığı ve lehe hükümlerin uygulanmama nedenlerinin tartışıldığı anlaşılmakla, hükümde bu hususta hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR A. Şikayetçi ...' ın temyiz istemi yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle şikayetçi ...'in temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar müdafiinin temyiz istemi yönünden, Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 14.04.2022 tarih ve 2022/327 Esas, 2022/841 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.11.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Olay tarihinde mağdur çocuk ... ...'in fırında çalıştığı sırada bir akrabasının kız kaçırması nedeniyle husumetli bulunduğu sanık ...'in fırına geldiği, fırının hemen yakınında bulunan galeride araba bakacağını söylemesi üzerine, mağdur çocuk ile birlikte fırından dışarıya çıktıkları, bu sırada sanığın mağdur çocuğu iş yeri önünde beklemekte olan arabaya zorla bindirmeye çalıştığı, mağdur çocuğun ellerinden kurtularak yakında bulunan tüpçü dükkanına girdiği, sanık ... ile oğlu ...'in tüpçü dükkanına girerek mağdur çocuğu zorlayarak arabaya bindirdiği, diğer sanık ...'ın da arabada bulunduğu, üç sanığın mağdur çocuğu alarak Çatalca tarafına gittikleri, gece boyunca araç içerisinde bekledikleri, sabah olunca mağdur çocuğu evin yakınlarında bıraktıkları şeklinde gelişen olayda her üç sanığa ayrı ayrı cebir ve tehdit yoluyla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK. 109/2. maddesi gereğince birden fazla nitelikli hal, saik ve kastın yoğunluğu gerekçe gösterilerek takdiren ve teşdiden ayrı ayrı dörder yıl hapis cezası ile cezalandırıldıkları, eylemin birden fazla sanık tarafından mağdur çocuğa karşı işlenmesi gerekçe gösterilerek bir kat artırılarak sanıkların ayrı ayrı sekizer yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanıklar hakkında herhangi bir indirim uygulanmadığı, gerek mağdur çocuk kaçırılırken gerekse kaçırıldıktan sonra, sanıkların çocuğa darp ve cebir uygulamadıkları ve daha sonra sanıkların mağduru evinin yakınlarına bıraktıkları hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanıklara ceza verilirken alt sınırdan çok fazla uzaklaşıldığı, hakkaniyet kuralları ölçüsünde makul oranda artırım yapılması gerektiği düşüncesinde olduğumdan çoğunluğun görüşlerine iştirak etmemekteyim. 12.11.2024