11. Hukuk Dairesi 2009/11774 E. , 2011/4777 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/06/2009 tarih ve 2008/266-2009/420 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş katılma yolu ile de davalı vekili tarafından temyiz talebinde bulunulmuş ve davacının temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor
**11. Hukuk Dairesi 2009/11774 E. , 2011/4777 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/06/2009 tarih ve 2008/266-2009/420 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş katılma yolu ile de davalı vekili tarafından temyiz talebinde bulunulmuş ve davacının temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, noterde düzenlenen 14.01.2008 tarihli taahhütname ile mülkiyeti davalıya ait olan Danika isimli teknenin 1/2 payının 30.000 EURO bedelle müvekkiline satışı konusunda müvekkili ile davalının anlaştığını, müvekkilinin satış bedelini ödemesine rağmen davalının edimini yerine getirmediğini ileri sürerek, Danika isimli teknenin %50 hissesinin müvekkili adına gemi siciline kayıt işlemlerinin yapılmasına, bunun mümkün olmaması halinde ödenen paranın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 843.maddesi uyarınca bir geminin malikinin veya maliklerden birinin talebi üzerine gemi siciline tescil olunacağı, aynı Yasanın 844. maddesine göre 18 gros tonilato ve daha büyük ticaret gemilerinin sicile tescilinin zorunlu olduğu, sicile kayıtlı olmayan gemiler menkul hükümlerine tabi olup dava konusu tekne de bu vasıfta olduğu için davacıya yapılan satışın geçerli olduğu, davacının 1/2 mülkiyetine sahip olduğu teknenin sicile kayıt edilmesinin sicil memurluğuna yapılacak bir taleple mümkün olacağı, taraflar arasındaki satış geçerli olup sözleşme feshedilmediğinden satış bedelinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile çoğun içerisinde azın da bulunduğu kuralı gereğince teknenin 1/2 payının tesciline ilişkin talebin reddine, teknenin 1/2 payının davacıya ait olduğunun tespitine, davacının bedelin iadesi talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Mahkeme ilamı, hükmü temyiz eden davalı vekiline 12.08.2009 günü, davacı tarafın temyiz dilekçesi ise 02.09.2009 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm anılan davalı vekili tarafından HUMK'nun 433 ncü maddesinde öngörülen katılma yoluyla temyiz süresi geçirildikten sonra 18.09.2009 tarihinde temyiz edilmiştir. 01.03.1990 gün ve 3-4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı’nda süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında yerel mahkeme bir karar verilebileceği gibi, Yargıtay'ca da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden HUMK’nun 432/4 nci maddesi uyarınca davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince; Dava, davalıya ait teknenin %50 hissesinin davacı adına gemi siciline kayıt işlemlerinin yapılması, bu mümkün olmadığı taktirde %50 hisse karşılığı ödenen bedelin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Dava terditli olarak açılmış olup mahkemece çoğun içinde az da vardır kuralı gereği davacının dava konusu teknenin %50 hisse sahibi olduğunun tespitine, bedelin iadesi talebinin ise reddine karar verilmiştir. Terditli davada, davacı iki ayrı talepte bulunur; ancak, bu talepleri terditli (kademeli, basamaklı) olarak yapar. Taleplerden biri asıl taleptir; ikincisi yardımcı taleptir. Davacı, ilk önce asıl talep hakkında karar verilmesini ister. Yardımcı talebini ise asıl talebinin reddedilmesi ihtimali için yapar. Terditli davada mahkeme, ilk önce asıl talep hakkında inceleme yapar. Bunu yerinde bulursa, yardımcı talebin incelenmesine gerek kalmaz. Asıl talep yerinde görülmezse, o zaman yardımcı talebin incelenmesine geçilir (Prof. Dr. Baki Kuru, Prof. Dr. Ramazan Arslan, Prof. Dr. Ejder Yılmaz, 19. Baskı, Medeni Usul Hukuk, syf. 298-300). Yapılan açıklamalar doğrultusunda mahkemece, öncelikle davacının asıl talebi incelenip kabul kararı verildiğine göre ikinci talebin incelemesine geçilmeden hüküm kurulması gerekirken terditli olarak yapılan bedelin iadesi talebinin de reddine karar verilip bu meblağ üzerinden davalı yararına 5.942,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 21.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.