Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2133 E. , 2024/1135 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/2133 Karar No:2024/1135 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Teknoloji Bakliyat Nakliye İnşaat Sa…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2133 E. , 2024/1135 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/2133 Karar No:2024/1135 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Teknoloji Bakliyat Nakliye İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'den (... Ltd. Şti.) tahsil edilemeyen amme alacağının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesi uyarınca, davacıdan tahsiline ilişkin olarak düzenlenen ... tarihli, ... sayılı ve 305.111,07-TL tutarlı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararda; Anayasa Mahkemesi'nin 19/03/2015 tarih ve E:2014/144, K:2015/29 sayılı kararıyla, 6183 sayılı Kanun'un ''Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu'' başlıklı Mükerrer 35. maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarındaki kuralların, vergi ve diğer mali ödev ve sorumluluklarını zamanında ve eksiksiz olarak yerine getiren kanuni temsilcilerin, sonradan kendilerinin görevde olmadığı ve müdahale şanslarının bulunmadığı bir dönemde gerçekleşen bir eylemden müteselsilen sorumlu tutulmaları sonucunu doğurduğu; adalet ve hakkaniyet ilkeleri gereği, bireyin bu şekilde belirsiz ve güvencesiz bir biçimde kendi kusurundan kaynaklanmayan bir nedenle, başkalarının eylem veya ihmali sonucu oluşacak sorumluluğa ortak olmasının adalet ve hakkaniyetle bağdaşmayacağı, hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden, kamu alacağının doğumunda ve sorumluluğun tayininde idarî yaptırıma konu fiilin gerçekleştiği tarihin dikkate alınması gerektiği, aksi kabulün, kamu alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlardaki kanuni temsilcilerin farklı kişiler olabileceği gerçeği göz önüne alındığında, şirket yetkililerinin önceki dönemlerde işlediği fiilerden dolayı sonraki dönem kanuni temsilcilerin sorumlu tutulmalarına sebep olacağı; uyuşmazlıkta, davacının kamu borçlusu şirkete idari yaptırıma konu fiilin tespit tarihinden sonraki bir tarihte ortak olduğu ve şirket müdürlüğüne seçildiği, idarî yaptırıma konu fiilin davacının şirkette temsil yetkisinin olmadığı bir dönemde gerçekleştiği, davacının hukuken ve fiilen şirketin yetkili temsilcisi olmadığı dönemde işlenen fiillerden kaynaklanan kamu alacağından sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacı adına 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, asıl borçlu ... Ltd. Şti.'den tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda şirket ortağı olduğu sabit olan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Bayilik lisansı sahibi ... Ltd. Şti.'ye ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararıyla verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 60 günlük süre içerisinde ödenmemesi üzerine 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsili amacıyla şirket adına...tarih ve ... sayılı ödeme emri düzenlenmiştir. Anılan şirket adına yapılan mal varlığı araştırması sonucunda şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan söz konusu borcun 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca davacıdan tahsiline yönelik olarak ... tarih ve ... sayılı ödeme emri düzenlenmiş, bu ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde, "(1) Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. (2) Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur. (3) Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur. ", 54. maddesinin birinci fıkrasında, "Ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. ..."; 55. maddesinin işlem tarihindeki birinci fıkrasında, "Amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir 'ödeme emri' ile tebliğ olunur."; 58. maddesinin işlem tarihindeki birinci fıkrasında, "Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir." kurallarına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Aktarılan kuralların değerlendirilmesinden; limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi hâlinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacakları, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları hâlinde bu şahısların da, amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacakları anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, bayilik lisansı sahibi ... Ltd. Şti.'ye ... tarih ve...sayılı Kurul kararıyla verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 60 günlük süre içerisinde ödenmemesi üzerine 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsili amacıyla şirket adına ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin düzenlendiği, anılan şirket adına yapılan mal varlığı araştırması sonucunda şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan söz konusu borcun 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca davacıdan tahsiline yönelik olarak düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı görülmüştür. Her ne kadar İdare Mahkemesi'nce " ... Davacının kamu borçlusu şirkete idarî yaptırıma konu fiilin tespit tarihinden sonraki bir tarihte ortak olduğu ve şirket müdürlüğüne seçildiği, idarî yaptırıma konu fiilin davacının şirkette temsil yetkisinin olmadığı bir dönemde gerçekleştiği, davacının hukuken ve fiilen şirketin yetkili temsilcisi olmadığı dönemde işlenen fiillerden kaynaklanan kamu alacağından sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacı adına 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ve bu karara yönelik istinaf başvurusu temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla reddedilmiş ise de, dava konusu ödeme emri 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca değil; "Limited şirketlerin amme borçları" başlıklı 35. maddesi uyarınca tesis edilmiştir. Limited şirket ortağının payını devretmesi hâlinde 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca müteselsilen sorumlu tutulabilmesi için, devir öncesine ait bir amme alacağı bulunmalıdır. Bununla birlikte amme alacağının doğduğu veya ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları hâlinde bu şahıslar da amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumludur. Uyuşmazlıkta, dava konusu ödeme emrinin dayanağı idari para cezasına ilişkin ... tarih ve ...sayılı Kurul kararı 24/08/2011 tarihli fiil sebebiyle tesis edilmiş, anılan Kurul kararıyla verilen idari para cezasının 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsili amacıyla asıl borçlu ... Ltd. Şti. adına 07/11/2012 tarihli ödeme emri düzenlenmiştir. ... Ltd. Şti.'ye ait Ticareti Sicil Gazetesi ilanlarına bakıldığında ise; 21/03/2011 tarih ve 7776 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde, "şirketin her biri 25.00-TL değerinde 2.000 hissesinin 1980 paya karşılık olan 49.500,00-TL'nin davacı tarafından taahhüt edildiği" hususunun 08/03/2011 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği; 05/05/2011 tarih ve 7809 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde, "davacının şirkette mevcut 1980 hisse karşılığı 49.500,00-TL kıymetindeki sermayesini M.U.M.'ye devrettiği" hususunun 29/04/2011 tarihinde tescil edildiği ilan edilmiştir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının asıl borçlu şirketteki payını 29/04/2011 tarihinde devretmesinin ardından söz konusu şirkete ait akaryakıt istasyonunda 24/08/2011 tarihinde yapılan denetim nedeniyle verilen idari para cezasının devir öncesine ait bir amme alacağı niteliğinde olmasına olanak bulunmadığı, amme alacağının doğduğu 07/11/2012 tarihinde veya ödenmesi gerektiği tarihlerde de davacının anılan şirkette pay sahibi olmadığı anlaşıldığından, davacı hakkında 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA, 3. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın Mersin .... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 07/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.