11. Ceza Dairesi 2012/20696 E. , 2014/5939 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : TCK.nun 342/1, 504/7, 80, 62, 522, 59/2, 68, 71. maddeleri gereğince; 2 yıl 10 ay 21 gün hapis ve 98 YTL adli para cezası. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca redd…
**11. Ceza Dairesi 2012/20696 E. , 2014/5939 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : TCK.nun 342/1, 504/7, 80, 62, 522, 59/2, 68, 71. maddeleri gereğince; 2 yıl 10 ay 21 gün hapis ve 98 YTL adli para cezası. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra, dosya incelenerek gereği görüşüldü; I-Müdafiinin sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, II-Müdafiinin sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Sanığın savunmalarında, ısrarla suçu kabul etmediğini, eczacı olması nedeniyle diplomasını temyiz dışı sanık ... ve vefat eden kardeşi ...'e kiraya verdiğini, eczaneyi fiilen bu iki şahsın işlettiklerini, kendisinin işletmediğini, bu nedenle atılı suçları işlemediğini beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve suç unsurlarının tespiti bakımından; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu gözönüne alınıp, öncelikle suça konu reçete asılları da gönderilmek suretiyle katılan kuruma müzekkere yazılarak bu reçetelerdeki dozaj ve miktara ilişkin sonradan yapıldığı belirtilen tahrifatların reçeteleri düzenleyen ilgili doktorlar tarafından kaşelenip imzalanmadığı durumlarda reçetelerdeki sonradan yapılan bu düzeltmelere ilişkin olarak ödeme yapılıp yapılmayacağının ve somut olayda kurum yetkilileri tarafından bu reçetelerdeki tahrifatların nasıl anlaşıldığı, reçete bedellerinin hangi tespite istinaden ödenmediğinin sorulması, kurumdan alınacak bu cevabi yazı ve suça konu reçetelerdeki miktar ve dozaja ilişkin tahrifatların ilgili doktorlar tarafından kaşelenip imzalanmadığı hususu da gözönünde bulundurularak, sahte olduğu iddia edilen reçete asıllarının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra, iğfal kabiliyetlerinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılıp iğfal kabiliyetlerinin bulunduğunun anlaşılması halinde, eczanenin, ilaçları hangi ecza depolarından aldığının araştırılması, ecza deposu yetkililerinin tespiti ile, bu kişilerin tanık olarak dinlenip ilaçları söz konusu eczaneye verme konusunda sanıkla muhatap olup olmadıklarının sorulması, bu eczaneye komşu işyeri çalışanlarının tanık sıfatıyla beyanlarına başvurularak eczanenin suç tarihi itibariyle kim tarafından fiilen çalıştırıldığının araştırılması, gerektiğinde bu yönden zabıta araştırması yaptırılması, suça konu reçetelerin katılan kuruma faturalandırma işlemlerinin kim tarafından yapıldığı ve bu doğrultuda ilaç bedellerinin ödenmesi ile ilgili işlemlerin kim tarafından takip edildiğinin tahkiki, sanık ve temyiz dışı diğer sanık hakkında benzer suçlamalarla açılan sonuçlanmış ve derdest diğer tüm dava dosyaları getirtilerek incelenmesi, onaylı örneklerinin dosya arasına alınması ve bu deliller toplandıktan sonra oluşacak kanaate göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 27.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.