başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir a satış vaadi sözleşmesi süreci my eskişehirin ilçesi yıldıztepe mahallesinde bulunan metrekare yüz ölçümündeki arsa vasıflı ada parsel sayılı taşınmazın tapuda payının malikidir mynin de aralarında bulunduğu arsa sahipleri ile yapı kooperatifi kooperatif arasında tarihinde arsa payı karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesi düzenlenmiştir sözleşmeye göre yapılacak binada a blok kat numaralı bağımsız bölüm myye ait olaca
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir a satış vaadi sözleşmesi süreci my eskişehirin ilçesi yıldıztepe mahallesinde bulunan metrekare yüz ölçümündeki arsa vasıflı ada parsel sayılı taşınmazın tapuda payının malikidir mynin de aralarında bulunduğu arsa sahipleri ile yapı kooperatifi kooperatif arasında tarihinde arsa payı karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesi düzenlenmiştir sözleşmeye göre yapılacak binada a blok kat numaralı bağımsız bölüm myye ait olacaktır başvuru numarası karar tarihi my ve başvurucu arasında numaralı bağımsız bölüm ile ilgili olarak tarihinde eskişehir noterliğinde satış vaadi sözleşmesi düzenlenmiş ancak tapuda ferağ verilmemiştir sözleşme bedeli tl eski tl olarak belirlenmiştir anılan taşınmazın tapu kaydına tarihinde mynin payı yönünden başvurucu lehine satış vaadi sözleşmesinin mevcut olduğu şerh edilmiştir b tapu ve tescil davası süreci başvurucu ferağ verilmemesi üzerine tarihinde my ve kooperatif aleyhine eskişehir asliye hukuk mahkemesinde tapu iptali ve tescil ile tespit davası açmıştır başvurucu tapu iptali ve tescile karar verilmediği takdirde taşınmazın kendisine ait olacağının tespit edilmesi talebinde bulunmuştur mahkeme tarihinde davalı kooperatif yönünden davanın reddine davalı arsa sahibi yönünden ise davanın kabulüne karar vermiştir mahkeme dava konusu taşınmazda inşa edilen binada arsa sahibine düşen numaralı bağımsız bölümün başvurucuya ait olacağının tespitine karar vermiştir mahkemeye göre henüz kat irtifakı kurulmayıp taşınmaz arsa sahipleri adına kayıtlı olduğuna göre satış vaadi sözleşmesinde arsa sahiplerine düşen yükümlülükler yerine getirilmemiştir başvurucu da arsa sahibi my ile arasındaki satış vaadi sözleşmesine göre şahsi hak talebinde bulunabilir kararda ayrıca bağımsız bölümün başvurucu tarafından tasarruf edildiği tespitine de yer verilmiştir kararın gerekçesinde bu taşınmazda henüz kat irtifakının kurulmadığı ve satış vaadi sözleşmesinde de uyuşmazlık konusu bağımsız bölüme ilişkin arsa payının belirtilmediği vurgulanmış bu sebeple ancak tespite karar verilebileceği açıklanmıştır anılan hüküm tarihinde kesinleşmiştir başvurucunun talebi üzerine odunpazarı tapu müdürlüğünce tarihinde anılan taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde tescile yönelik kesinleşmiş mahkeme kararının bulunduğu belirtilmiştir beyanlar hanesinin ilgili kısmı şu şekildedir eskişehir asliye hukuk mahkemesinin esas ve karar sayılı mahkeme kararı ile tarih yevmiye numaralı satış vaadi neticesinde a blok kat notu bağımsız bölüm aittir c haciz ve satış süreci taşbaşı vergi dairesi müdürlüğünün vergi dairesi yazısı üzerine söz konusu taşınmazın tapu kaydına mynin payı yönünden tarihinde haciz şerhi tescil edilmiştir borç miktarı tl olarak gösterilmiştir yine vergi dairesinin talebiyle tarihinde tl borç üzerinden mynin payı yönünden bir haciz şerhi daha tescil edilmiştir vergi dairesi tarihinde myye ait taşınmazın satışa çıkarıldığını başvurucuya bildirmiştir yazının ekinde yer alan satış şartnamesinde taşınmaz üzerinde başvurucu lehine satış vaadi sözleşmesi bulunduğu açık olarak belirtilmiştir ancak şartnamede taşınmazın satışının tüm haciz ve rehinlerden arınmış olarak yapılacağı ifade edilmiştir şartnameye göre pay ihale alıcısı tarafından tapuya tescil ettirildikten sonra önceki malik ile kooperatif arasında düzenlenen sözleşme şartları aynı kalmak suretiyle yeniden düzenlenecek bu payı alan kişi ve numaralı bağımsız bölümlere sahip olacaktır vergi dairesi satış işleminin açık artırma suretiyle yapılmasına karar vermiştir uyuşmazlık konusu taşınmaz payı satış komisyonunca tarihinde yapılan ihale sonucu tl yeni tl bedelle üçüncü kişilere satılmıştır başvuru numarası karar tarihi d vergi davası süreci başvurucu taşınmazın satış işleminin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle vergi dairesi aleyhine tarihinde eskişehir vergi mahkemesinde mahkeme dava açmıştır başvurucu dava dilekçesinde satış vaadi sözleşmesi kapsamında yargı kararıyla mülkiyetinin kendisine ait olduğu tespit edilen taşınmaza yönelik olarak vergi dairesince yapılan satış ilanı şartname ve öncesindeki işlemlerin hukuka aykırı olduğunu öne sürmüştür mahkeme tarihinde yürütmenin durdurulmasına karar vermiş davalı vergi dairesinin itirazı eskişehir bölge mahkemesince tarihinde reddedilmiştir mahkeme tarihinde dava konusu satış işleminin iptaline karar vermiştir kararın gerekçesinde numaralı bağımsız bölümün başvurucu tarafından satın alındığı ve yargı kararıyla bu dairenin başvurucuya ait olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir ayrıca mahkeme kararlarına uymanın zorunlu olduğu vurgulanarak hükmün başvurucuya ait olduğu saptanan bağımsız bölümün arsa sahibi mynin vergi borçlarından ötürü haczedilemeyeceği kabul edilmiştir danıştay dördüncü dairesi daire tarihinde temyiz edilen hükmün bozulmasına karar vermiştir daire özellikle vergi dairesince haczin yapıldığı tarihte taşınmazın my adına tescilli olduğuna ve bu tarihte tapu kaydında herhangi bir satış vaadi sözleşmesi şerhinin de bulunmadığına vurgu yapmıştır daireye göre hacizli olarak satış vaadi sözleşmesine konu edilen taşınmazın üzerindeki haczin kaldırılmadığı veya yargı kararıyla iptal edilmediği dikkate alındığında kamu alacağının tahsili amacıyla taşınmazın satışı mümkündür daire ayrıca adli yargıda tapu iptali ve tescil istemiyle açılan davanın sonuçlarına da değinmiştir bu bağlamda numaralı bağımsız bölümün başvurucuya ait olacağının tespit edilmiş olmasının sözleşmenin tarafları arasında ileride özel hukuk kapsamında ortaya çıkabilecek ihtilaflar yönünden sonuç doğuracağı kabul edilmiştir daire sonuç olarak dava konusu işlem tarihi itibarıyla mülkiyette bir değişiklik yapmayan söz konusu mahkeme kararının da taşınmaz malikinin vergi borcunun cebren tahsili amacıyla satışına ilişkin işleme hukuken bir engel teşkil etmediğini açıklamıştır daire son olarak satışın yapılabilmesi için gerekli diğer koşulların ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesi lüzumuna değinmiştir başvurucunun karar düzeltme istemi daire tarafından tarihinde reddedilmiştir bozma ilamına uyan mahkeme tarihinde davanın reddine karar vermiştir temyiz edilen hüküm dairenin tarihli kararıyla onanmıştır daire karar düzeltme isteminin de tarihinde reddine karar vermiştir nihai karar başvurucu vekiline tarihinde tebliğ edilmiştir başvurucu tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur iv hukuk a ulusal hukuk mevzuat hükümleri a satış vaadi sözleşmesiyle mevzuat hükümleri başvuruya konu olay tarihi itibarıyla yürürlükte olan tarihli ve sayılı mülga borçlar kanununun maddesi şöyledir bir akdin ilerde inşa edilmesine dair yapılan mukavele muteberdir kanun iki tarafın menfaatleri için bu akdin sıhhatini bir nevi şekle riayet tabi başvuru numarası karar tarihi bu şekil o akdin yapılması taahhüdüne de tatbik olunur sayılı mülga kanunun maddesi şöyledir alacaklı hakkını kısmen veya tamamen istifa edemediği takdirde borçlu kendisine hiç bir kusurun isnat ispat etmedikçe bundan mütevellit zararı tazmine mecburdur tarihli ve sayılı türk borçlar kanununun maddesi şöyledir bir sözleşmenin ileride kurulmasına ilişkin sözleşmeler geçerlidir kanunlarda öngörülen istisnalar dışında önsözleşmenin geçerliliği ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlıdır sayılı kanunun maddesi şöyledir borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür tarihli ve sayılı tapu kanununun maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları şöyledir noterlik kanununun üncü maddesinin b bendi mucibince noterler tarafından tanzim edilen gayrimenkul satış vadi sözleşmeleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri de taraflardan biri isterse gayrimenkul siciline şerh verilir şerhten itibaren beş yıl içinde satış yapılmaz veya irtifak hakkı tesis ve tapuya tescil edilmezse işbu şerh tapu sicil müdürü veya tapu sicil görevlileri tarafından resen terkin olunur b medeni kanun hükümleri tarihli ve sayılı mülga türk kanunu medenisinin maddesi şöyledir gayrimenkul mülkiyetini iktisap için tapu sicilline kayıt şarttır bununla beraber işgal miras istimlak cebri icra veya mahkeme ilamı ile bir gayrimenkulu iktisap eden kimse tescilden evvel dahi ona malik olur fakat tescil merasimi ikmal edilmedikçe temliki tasarrufta bulunamaz sayılı mülga kanunun maddesi şöyledir tapu sicilli alenidir alakası olduğunu ispat eden herkes kendisince ehemmiyeti olan başlıca evrakı birlikte tapu sicili memurlarından biri huzurunda kendisine edilmesini yahut bunların birer suretlerinin verilmesini isteyebilir kimse tapu sicilinde mukayyet olan bir keyfiyetin kendisine meçhul olduğu yolunda bir iddia dermeyan edemez tarihli ve sayılı türk medeni kanununun maddesi şöyledir taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur miras mahkeme kararı cebri icra işgal kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde mülkiyet tescilden önce kazanılır ancak bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır sayılı kanunun maddesi şöyledir tapu sicili herkese açıktır inanılır kılan herkes tapu kütüğündeki ilgili sayfanın ve belgelerin tapu memuru önünde kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini isteyebilir kimse tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez başvuru numarası karar tarihi sayılı kanunun maddesi şöyledir tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynı hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur c vergi borcu sebebiyle haciz ve satışa mevzuat hükümleri tarihli ve sayılı amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunun maddesinin birinci fıkrası şöyledir borçlunun mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince sayılı kanunun maddesinin birinci fıkrası şöyledir her türlü gayrimenkul malların gemilerin haczi sicillerine işlenmek üzere haciz keyfiyetinin tapuya veya gemi sicillerinin tutulduğu daireye tebliğ edilmesi suretiyle yapılır yargı kararları yargıtay hukuk dairesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir kısaca tanımlamak gerekirse haciz kesinleşmiş icra takibinin konusu olan bir alacağın ödenmesini teminen borçluya ait ve haczi kabil bulunan mallara alacaklının icra müdürlüğü aracılığı ile el koymasıdır kanunu maddesi hükmü gereğince gayrimenkulün haczi ile takip konusu borç ve eşya arasında kurulan ilişki türk medeni kanunu maddesi uyarınca tapu kütüğüne şerh verilmekle de sonradan üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hale gelir ne var ki yargılama konusu yapılmış ve sonucunda mülkiyet aktarımına karar verilmesi muhtemel taşınmazlar hakkında verilen ihtiyati tedbir kararları bu kararların tapu siciline işlenildiği tarihten itibaren üçüncü kişiler için de alenilik oluşturur ve artık kayda verilen şerhten itibaren mülkiyet aktarımına engel teşkil ettikleri gibi kayıt malikinin borcundan ötürü ihtiyati haciz ya da icrai haciz alacaklıları için de hüküm ifade ederler gerçekten de tmknın maddesi hükmü gereğince tapu sicilinin açıklığı prensibi uyarınca tapuyla ilgili işlem yapan herkesin kaydı araştırması halin icabı ve hayatın olağan akışı gereği olduğundan hiç kimse tapu sicilindeki bu kaydı bilmediğini ileri süremez hal böyle olunca davacılar yargılama sonuna kadar dava konusu taşınmazlar üzerindeki haklarını tedbir kararı ile geçici koruma altına almışlar taşınmazlar üzerinde malik tarafından yapılan tasarruflarda veya malik aleyhine yapılacak icrai işlemlerde işlemin muhatabı kişilerin tmknın maddesi korumasından yararlanmalarının önüne geçmişlerdir tapudaki tedbir kararları nedeniyle davalı olan haciz alacaklıları karine olarak kabul edilir ve aksini ancak davalılar kanıtlayabilir yukarıda sözü edilen tapu sicilinin açıklığı prensibi de nazara alındığında ihtiyati tedbir şerhlerinden sonra konulan haciz şerhleri nedeniyle anılan madde korumasından yararlanacağından söz etmek mümkün değildir yargıtay hukuk dairesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir kısaca tanımlamak gerekirse haciz kesinleşmiş icra takibinin konusu olan bir alacağın ödenmesini teminen borçluya ait ve haczi kabil bulunan mallara alacaklının icra müdürlüğü aracılığı ile el koymasıdır kanununun hükmü gereğince gayrimenkulün haczi ile takip konusu borç ve eşya arasında kurulan ilişki türk medeni kanununun uyarınca tapu kütüğüne şerh verilmekle de sonradan üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hale gelir başvuru numarası karar tarihi eldeki davada da dava konusu taşınmazın tapu kaydına ve tarihlerinde haciz şerhi işlenmiştir bu durumda davalı alacaklıların bu hakkını taşınmazın mülkiyetini sonradan kazanan kişilere karşı da ileri sürebilme olanağı elde ettiğinden söz edilebilir ancak burada şerhin korumasından davalının yararlanmasını engelleyecek bir durum söz konusudur şöyle ki şerh konulduğu tarihte taşınmazın mülkiyeti davalı olup bu dava nedeniyle de taşınmazın tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi işlenmiştir yargılama konusu yapılmış ve sonucunda mülkiyet aktarımına karar verilmesi muhtemel taşınmazlar hakkında verilen ihtiyati tedbir kararları bu kararların tapu siciline işlenildiği tarihten itibaren üçüncü kişiler için de alenilik oluşturur ve artık kayda verilen şerhten itibaren mülkiyet aktarımına engel teşkil ettikleri gibi kayıt malikinin borcundan ötürü ihtiyati haciz ya da icrai haciz alacaklıları için de hüküm ifade ederler gerçekten de türk medeni kanununun maddesi hükmü gereğince tapu sicilinin açıklığı prensibi uyarınca tapuyla ilgili işlem yapan herkesin kaydı araştırması halin icabı ve hayatın olağan akışı gereği olduğundan hiç kimse tapu sicilindeki bu kaydı bilmediğini ileri süremez davaya konu olayda davacı dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali için haciz şerhine konu alacakların borçlusu cevdet erdem aleyhine tapu iptali ve tescil davası açmış ve mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı taşınmazın tapu kaydına tarihinde yevmiye numarası ile işlenmiştir böylece davacı yargılama sonuna kadar dava konusu taşınmaz üzerindeki haklarını tedbir kararı ile geçici koruma altına almıştır sonuç olarak ihtiyati tedbir şerhinin tapu kaydına işlenmesinden sonra haciz konulduğundan davacı türk medeni kanununun maddesinin koruması altında olup davalılar karim olarak kabul edilir ve bunun aksini ancak davalıların kanıtlaması gerekir b uluslararası hukuk avrupa haklan mahkemesi içtihatlarında vergi yoluyla mülkiyet hakkına yapılan müdahaleler avrupa haklan sözleşmesine sözleşme ek nolu protokolün birinci maddesinin ikinci paragrafında öngörülen mülkiyetin kullanımının kontrolüne ilişkin üçüncü kural kapsamında değerlendirilmektedir mahkemeye göre bu paragrafta yer alan kural taraf devletlere vergi koyma ve vergilerin ödenmesini sağlamak için gerekli gördüğü kanunları çıkarma konusunda açık bir yetki tanımaktadır b no vergi yoluyla mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin öncelikle yeterince ulaşılabilir ve belirli bir hukuka dayalı olması gerektiğini belirtmektedir ve krallık b no o içtihatlarına göre vergilerin konulması ve ödenmesi için gerekli tedbirlerin alınması şeklindeki bir müdahale kamunun yararı ile bireyin temel haklarının korunmasının gereklilikleri arasındaki adil dengeyi sağlamalıdır üçüncü kural için de geçerli olan ve sözleşmeye ek n olu protokolün birinci maddesinin yapısında yer alan bu dengenin sağlanması için müdahalede kullanılan araçlar ile takip edilen meşru amaç arasında makul bir ölçülülük ilişkisi bulunması gerektiğini ifade etmektedir vergilendirme alanında makul bir temelden uzaklaşılmamak kaydıyla taraf devletlerin geniş bir takdir yetkisi olduğunu kabul etmektedir sas ve b no the society the leeds building society ve the yorkshire building krallık b no başvuru numarası karar tarihi ayrıca vergi borcunun ödenmemesi nedeniyle borçlunun mallarının haczedilmesi ve satılması dahil çeşitli tedbirlerin alınması bakımından kamu makamlarının geniş bir takdir yetkisi olduğunu kabul etmektedir kk b no mülkiyeti muhafaza kaydıyla satılan malın vergi borcu nedeniyle haczi şikayeti hakkındaki aynı kararda bkz kararında iç hukukta öngörülen başvurucunun alabileceği tedbirleri de dikkate alarak müdahalenin ölçülü olduğuna karar vermiştir yine kararında da benzer şekilde başvurucunun araçları ile banka hesaplarına vergi borçları nedeniyle haciz konularak mal varlığının satılmasının hukuka dayalı olup içerdiği meşru amaç ile karşılaştırıldığında ölçülü olduğu kabul edilmiştir v